• BIST 98.314
  • Altın 143,598
  • Dolar 3,5661
  • Euro 3,9852
  • Bolu 20 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 19 °C

İmamların emrini tanrı emri gibi kabul ediyorlar

İmamların emrini tanrı emri gibi kabul ediyorlar
Bolu Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Yurtseven tarafından hazırlanan 68 sayfalık iddianamenin en çarpıcı bölümlerinden biri 24’üncü sayfasında yer aldı.

 Yapılan araştırmada FETÖ/PDY yapılanmasında imamların imrenin tanrı emri gibi kabul edildiği, gözler önüne serildi. Yazı dizimizin 11’ncisini ve çarpıcı noktaları yayınlıyoruz.

Örgütün Yaptığı Eylemler

Örgüt amaçlanın gerçekleştirmeye yönelik suçları kamu kurumlarında ve idarelerde kadrolaştırdığı mensuplarını kullanarak "kamu görevini ifa görünümünde" gizleyerek işletmiştir. Fetullah Gülen'in bir konuda iması bile örgütün suç işlemesine yetmiştir. Şüpheli Fetullah Gülen ve örgütü yöneten diğer imamlar bütün kadrolar üzerinde organize bir hakimiyet sahibidir. İmamlardan birinin emrini, tanrının emri gibi kabul eden örgüt kadroları hemen o işin gereğini yapmak üzere organize olmaktadır. Örgüt üzerinde fonksiyonel hakimiyet ve üyelerinin itaati her suçun işlenmesini mümkün kılmaktadır.

Siyasi ve Askeri Casusluk Yapmak

Fetullahçı Terör Örgütlenmesinin işlediği suçlardan ve en önemli faaliyetlerinden birini de siyasî ve askerî casusluk oluşturmaktadır. Bu örgütlenme, dış ülkelere yaranmak, yabancı ülkelerden destek sağlamak, onların nezdinde vazgeçilmez bir güç ve yer edinebilmek için Türkiye Devletine ve devleti yöneten siyasal iktidara karşı casusluk suçlarını örgütlü şekilde birden çok kez işlemiştir.

Örgüt devletin gizli kayıtlarına ulaştığı, gizli toplantıları dinleme cihazları ile dinlediği, devleti gizli görüşmelerinin yapıldığı kriptolu cep telefonlarını usulsüz şekilde dinleyerek elde ettiği bilgileri devleti ve hükümeti zor durumda bırakmak için itibarsızlaştırmak amacıyla sosyal paylaşım sitelerinde medya organlarında yayınladığı, örgütün çıkarma aykırı hareket edilmesini engellemek için hükümete ve kamu görevlilerine nasıl davranmaları gerektiğini öğretmeye çalıştığı, 17 Aralık 2013 sonrası şok ses kayıtları denilerek bir plan dahilinde örgütün emniyet ve diğer kamu idarelerindeki kadroları üzerinden temin ettiği ses kayıtlarını değiştirip yayınlatarak toplumun değişik ve geniş kitlelerini ikna etmeye çalıştığı, basın kuruluşları aracılığı ile haber yaptırılıp ülke genelinde hükümet ve kamu görevlilerinin tartışılır hale gelmesini sağladığı, kitleleri ajite eden ses kayıtlarını yayınlatarak hükümet aleyhine toplumun tepkisini arttırmayı, harekete geçilmesini sağlamaya çalıştığı, devlet kurumlan ve bürokrasiyi yıpratma amaçlı hükümeti iş yapamaz hale getirip bunlarla uğraşarak mesai sarf etmesini ve başarısız olmasını sağlamaya çalıştığı, örgütün belli bir program ve sistem içerisinde bu ses kayıtlanın hükümet ve devlet aleyhine yayarak yıpratma amaçlı faaliyet yürüttüğü, Ankara İI Jandarma Komutanlığı istihbarat Şube Müdürlüğünde çalışan örgüt mensubu kamu görevlilerinin yedi MİT görevlisini uyuşturucu madde ticareti önleme dinlemesi adı altında dinledikleri ve fizikî takip yaptıkları tespit edilmiştir.  

Başbakanın Ev ve Çalışma Odalarının Dinlenmesi: Örgüt Başbakan'ın ev ve çalışma ofisinin Başbakanlık Koruma Dairesinde görevli örgüt mensubu polislerce priz içerisine yerleştirilen dinleme cihazı ile dinlendiği, aynı şekilde cihazın ne zamandan itibaren yerleştirildiğinin tespiti açısından TÜBİTAK'tan alman bilirkişi raporlarında olayı açığa çıkmasını engellemek için örgüt mensuplarının devreye girdiği, bu konularda yargılamaların devam ettiği anlaşılmıştır.

Kriptolu Telefonları Dinlemek: Örgüt, TÜBİTAK tarafından yazılımı yapılan Başbakan, Bakanlar ve üst düzey bürokratların kullandığı 76 adet kriptolu telefonu dinleyerek devletin gizli kalması gereken bilgileri elde ettikleri, 31 kriptolu telefon hakkında 363 ses kaydı oluşturulduğu anlaşılmıştır.

Kudüs-Selam Tevhit Soruşturması: Örgüt Selam Tevhit adlı terör örgütünün varlığı iddiasıyla devlet adamları, gazeteci, bilim adamı ve örgütün kendilerine tehlikeli olarak gördüğü toplumun her kesiminden binlerce insanı 3 yıl 7 ay süre ile dinlediği tespit edilmiştir. Bu kişiler gerçekte suç işlemedikleri halde sahte isimlerle dinlenmiştir. MİT Müsteşarı da soruşturmada sahte isimle dinlenmiştir. Devleti yöneten ve kamuoyunda göz

önünde bulunan hemen herkesin olmayan bir örgütle ilişkili gibi gösterilip sahte isimlerle dinlenilmiştir.

Millî İstihbarat Teşkilatının İnsani Yardım Tırlarını Arama;

Millî İstihbarat Teşkilatının, Suriye'de iç savaşta zor durumda kalan Türkmen ve diğer muhalif gruplara insanî yardım ulaştırma amaçlı yapmış olduğu bir sevkiyatı, MİT'in bu faaliyetini bir terör faaliyeti gibi göstermek ve hükümeti zor duruma düşürüp yıkmak için, Jandarma ve yargı içindeki gücüne iki kez başvurmuştur. Suriye'ye insanî yardım götüren tırlar, 01/01/2014 günü Hatay Kırıkhan'da ve 19/01/2014 günü de Adana Ceyhan gişelerinde pusu kurularak silâhlı askerî personel tarafından durdurulup aranmıştır. Bundan amaç Urlarda silâh taşındığı izlenimi vererek Suriye iç savaşında taraf durumuna sokulan Hükümetin devrilmesi ve uluslararası savaş suçları mahkemesinde yargılanmasını sağlamaktır. Bu eylemde bulunan örgüt üyesi asker ve savcılar amaçlarının suçu önlemek olduğunu söylemelerine rağmen tırların Ankara'dan itibaren takip edilmesine ve urların birçok şehirden geçmesine rağmen neden durdurulmadığını, MİT görevlilerinin tırların MİT'e ait olduğunu belirtmelerine rağmen neden terörist muamelesi yaptıklarını açıklayamamaları eylemlerin hukuk düzeni içerisinde yapılmadığını göstermektedir.

17-25 Aralık Soruşturmaları: Kamuoyunda 17-25 Aralık soruşturması olarak bilinen süreçte örgüt, bir işadamının altın ihracatı yapmasını, bir Belediye ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hakkındaki ayrı ayrı soruşturmadaki iddiaları tek bir soruşturma içerisinde gösterir tarzda eş zamanlı gözaltı işlemi yaparak hükümeti yolsuzluk yapıyor gibi göstermiş; üç soruşturma dosyasında olmayan Başbakan ile oğlu arasındaki görüşmeye ilişkin montajlanmış ses kaydını ise sosyal medyada yayma sokarak ve dokunulmazlık kapsamında olan Bakanları dinleyerek kendi varlıklarına tehlike olarak gördüğü Hükümeti zor durumda bırakmayı amaçlamıştır.

Yurt Çapında Yapılan Usulsüz Dinlemeler: Örgüt kendi varlık alanlarını genişletmek veya kendisine tehdit olabilecek tüm kişi ve kurumları etkisiz hale getirmek için istihbarata önem vermiş, bu kapsamda gerek adlî gerekse istihbarı dinlemelerde usulsüzlük yapmaktan çekinmemiştir. Yapılan dinlemelerin geneline bakıldığında belli bir amaç doğrultusunda ve planlı yapıldığı her dinlemenin birbirinden bağımsız yapılmamış olduğu dolayısıyla bir örgüt hiyerarşisi ve talimatı çerçevesinde yapıldığı, örgüt liderinin de yaşanan süreçte dinlemeleri yapan ve adli soruşturma geçiren şüphelileri savunan yaklaşımı dinlemelerin örgüt mensuplarınca yapıldığını göstermektedir. Örgüt Ankara, İstanbul, İzmir, Erzurum, Adana olmak üzere 40?a yakın ilde usulsüz dinleme yapmıştır.Usulsüz dinlenen mağdur kişilerin genel itibari ile toplumda sosyal, bürokratik, siyasal ve iş dünyası bakımından önem arz eden konuma sahip kimseler oldukları, mağdurların büyük kısmının devlet ve toplum yapısı içerisinde doğrudan ve dolaylı olarak karar alma yetkisine haiz fikir ve düşünceleri ile toplumu yönlendirme kapasitesine sahip oldukları görülmektedir.

Mağdurların uyuşturucu madde ticareti yapma, terör örgütüne üye olan kişi olarak ve kaçakçılık suçlarından dolayı teknik takibe alındıkları halde aylarca dinlenilmelerine rağmen isnat edilen suçlara ilişkin delil elde edilmemesine rağmen dinleme işlemine son verilmediği gibi haklarında adli işlem tesis edilmemiştir. Bu da göstermektedir ki; dinlemelerdeki amaç suç aydınlatılması değil hedef kişinin bütün hayatının sıkı bir takip altına alınmak istenmesidir.

Ayrıca dinlenen kişiler genelde İMEI numarası üzerinden farklı isimlerle dinlenilmiş olup, telefon numarasına göre tespiti daha zor olan IMEI numarasına ulaşılması mağdur kişilerin aslında kim olduklarının bilindiğini, numara üzerinden dinleme yapılmayarak amacın gizlenmeye çalışıldığını göstermektedir. Dinlemeye esas teşkil edecek makul şüphe açıklanmadan soyut bilgiler üzerinden dinleme yapılmıştır. Örgüt mensuplarının dinleme işleminin usulsüz olduğunu bilecek eğitim ve donanıma sahip oldukları buna rağmen usulsüz işlemine devam etmelerinin normal devlet mekanizması içinde-açıklanamayacağı, dinleme yapanların örgüte aidiyet saikiyle dinlemeleri., yaptıklarını göstermektedir.  Usulsüz dinlemelerin genel amacı olarak; dinlenen kişilerin toplumda önemli rolleri haiz oldukları, bu kişilerin özel hayatlarına ilişkin bir kısım verilerin de o kişiler üzerinde tehdit unsuru olarak kullanılması suretiyle, o kişilerin sahip oldukları yetkilerin örgüt lehine kullanılmasının amaçlandığı anlaşılmıştır.

Örgütün bu usulsüz faaliyetler ile toplumun nabzını tutmak, ekonomik ve siyasî gelişmelerden haberdar olmak ve kendi politikalarını oluşturmak amacını güderek devlete rağmen kendi kararlarını uygulayarak örgütlü yapı oluşturma çabası içerisine girdiği izlenmektedir.

Usulsüz dinlemenin amaçlan ile örgütün kamuya sızma yöntemleri arasında da bir ilişki olduğu, usulsüz dinlemeye konu edilen şahısların özel hayatlarına ilişkin verilerin, adlî veya idarî soruşturmalara konu edilerek toplum nezdinde itibarsızlaştırıldıkları ve bulundukları görevlerden alındıkları, görevlerinden alman bu kişilerin yerlerine örgütün kendi mensuplarını getirdiği görülmüştür.,

Örgüte finansal destek sağlamayan (himmet) iş çevrelerinin, usulsüz dinlemelerle elde edilen bilgilerle tehdit edilerek, örgüte finansal destek sağlamaya zorlandıkları, yasadışı yollar ile kişilerin telefonlarının dinlenerek bu kişiler üzerinden çıkar sağlama faaliyeti ile haksız kazançlar elde edilmesi amaçlanmıştır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Ev, Arsa, Arazi himmetine karşılık tespih hediye21 Şubat 2017 Salı 13:47
  • Bağış yapanlara Cennet vaadi19 Şubat 2017 Pazar 10:55
  • Sınav sorularını çaldılar17 Şubat 2017 Cuma 12:05
  • İmamların emrini tanrı emri gibi kabul ediyorlar16 Şubat 2017 Perşembe 11:30
  • Abi ve ablaların emri hukuk kurallarının üzerinde kabul ediliyor15 Şubat 2017 Çarşamba 13:31
  • Kamu Personelinin Örgüte Kazandırılması14 Şubat 2017 Salı 14:35
  • Örgüt, zeki öğrencilere gözü dikmiş13 Şubat 2017 Pazartesi 10:49
  • ÖRGÜTE KAZANDIRMA12 Şubat 2017 Pazar 12:05
  • IŞIK EVLERİ10 Şubat 2017 Cuma 13:50
  • FETULLAH GÜLEN’İ KAİNAT İMAMI YAPMIŞLAR09 Şubat 2017 Perşembe 14:57
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim