• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 6 °C

“İNCELDİĞİ YERDEN KOPSUN”

Mustafa Nuri Gürsoy

Öğle saatlerinde bir kahvehaneye girdiğimde, bütün masaların dolu olduğu bir ortamda müşterilerin kimi oyun, kimi gazete okumakla meşguldüler.

Bir iki masa müşterisi köşede çayları eşliğinde sohbete durmuşlar..

İçerisi gayet güzel; hem atmosfer olarak hem de ortam ısısı bakımından ideal sayılabilecek normlarda.

Çalışan personel önlüklü, hijyen kuralları nerede ise mükemmel, işletme on numaralık kriterleri taşıyor bana göre.

İçeride sigara içilmediği için berrak bir görüntü hakim. İnsanlar güler yüzlü, samimi, kendi hallerinde..

Açık TV'de nostalji görüntülü müzik klipleri var. Bir iki yol müşterisi yorgun gözleri ile izlemeye durmuşlar sıcak çaylarını yudumlarken.

Böylesi zihin algılamalarıma, gözlerim yeni güzel görüntüler gönderirken;

Ansızın bir sigara kokusu duyar ve bunun keyfini çıkarır hallerinde alaylı bir gülümseyiş ve umursamaz edalarında, sadece yürüdüğü koridora odaklı bir zatın girişine şahit oldum.

Muhteremin iplemez tavırlarında avucunun arasında saklı sigarasından, bir nefes çekip ortama aleniyetle üflediğini gördüm.

İhtimal, yandaki ofisine..! dışarıdan misafirler geldi (ayıp olur, bir şeyler söylerler, bir daha gelmezler) diye sigarasını orada içmeyip, üstelik dışarıda içmek gibi bir seçeneği olmasına rağmen, kahveye kadar gelip sigarayı burada tüttürmesine anlam veremedim.

Sordum kendimi tutamadan; sigara yasağına inat bunu yapıyorsun ama, aslında bu bir saygısızlık ve nezaketsizliği burada bulunan insanlara yapmaktasınız dediğimde;

“İnceldiği yerden kopsun” yanıtı ile karşılaştım.

Kendi ofisinde dışarıdan gelenlere ayıp olur diye içme; Mengen'de yaşa ve Mengen'de yaşayana orada oturana, yasağa uyana, sağlığını koruyana müşteriye dumanını salıver.

Temiz, naif, berrak bir kahvehaneye dışarıdan gelerek dumanını üfle ve avucuna sakladığın zehir marifetiyle toplumu tütsüle,

Ankara'da Kızılay meydanına sigara izmariti atan bir kul göremezsiniz.

O caddenin ortasına güpe gündüz tükürene de rastlamak mümkün olamaz.

Ama gelin görün ki bir takım insanlar küçük şehir ve kasabalarının sokak ve caddelerine her gün tükürür, her gün içine ederler.

Kendi yaşadığına, yaşayanına aldırmadan höykürürler.

İlk önce kendi insanına, akrabana, arkadaşına, yandaşına, çocuğuna saygı duyacak, ona değer verecek, onun nefes aldığı nefesi alacaksın ki…

O her ne ise…. “İnceldiği yerden kopmayacak.”

Yoksa sigara yasağını bir demokrasi meselesi, bir muhalefet vakıası olarak algılamak yakışıksız ve sığ bir davranış biçimi olarak üzerinize yapışır, kalır..

Kişiye göre demokrasi daha icat edilmedi.

Oradan hemen ayrılmak için kalktığımda, sigarasının kalan kısmına ve duman kültürüne eşlik etmek üzere önemli bir şahsiyet söze karışmıştı bile…

Tam o ara TV'de sanatçı “Dumanlı dumanlı oy bizim eller” şarkısını söylüyordu.

Ben o dumandan rahatsız oldum.

İster kafama balyoz'la vurun… ister çekiçle.

Durum budur.

25.01.2010


Bu yazı toplam 715 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim