• BIST 94.282
  • Altın 144,948
  • Dolar 3,5605
  • Euro 3,8714
  • Bolu 22 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 22 °C

İnek sağmak

Mustafa Namdar

04.06.2006 Tarihli Sabah gazetesinin 21. Sayfasındaki “İnek Sağacak adam yok” başlığındaki yazıdan esinlenerek düşüncelerimi paylaşmak istedim.

Kuşun aklı darıda olurmuş. Bizim aklımız da yaklaşan şu ÖSS sınavlarında. Mesleki teknik öğretime bağlı okullarımızdaki öğrencilerimizin önündeki katsayı barajında.

Gazete haberi ilginç. Olayın tanımlanması daha da ilginç. Milli Eğitim Bakanımız Sn. Hüseyin ÇELİK’in Giresun’da Bahçeşehir-Uğur Eğitim kurumlarınca bin bilgisayar bağışlama töreninde şöyle diyor.

“Bakanımız sn. Çelik Üniversiteye giren meslek lisesi oranının %2 olduğunu hatırlatarak, meslek liselerinin önünde hiçbir katsayı sorunu olmasa bile, üniversiteye giriş oranının %2’de kaldığını söyleyerek, memleketi Van’da söylenen “Ben ağa, Sen ağa. Peki bu ineği kim sağa” sözüyle sorunu özetleyiveriyor. Birinin ineği sağması lazım. Herimiz süt içmeye talibiz ama, kimse ineği sağmaya talip değil. Birileri ineği sağacak ki hepimiz süt içelim. Herkes kalem efendisi olma, beyaz yakalıklı olma derdinde diyor.”

Yaşamın yaklaşık yarım asırlık bir bölümünü Mesleki Teknik Eğitimde alınteri dökerek geçiren bir kişi olarak ben de diyorum ki “Yoktan yonga kapar mı? Sn. Bakanım ortada inek yok ki sağıla!”

Yazılı ve görsel basında her gün çıkan boy boy olumsuzlukların temelinde yatan işsizlik sorunu olduğunu istemeseniz de sizler de söylüyorsunuz. Sanki iş bulamayanlar yalnızca üniversite mezunları. Sanki her gün boy boy ilanlarla ara eleman arayan ve gerekli teknik elemanı bulamayıp kapanma noktasına gelen işyerleri ve işletmeler...

Bize bu okulları önerenler “memurun ekmeği dizinde olur, ayağa kalktığında düşer” düşüncesiyle sanatın altın bilezik olduğunu söyleyenlerdir. Ülke kalkınmasının Teknik ve Teknolojik Eğitim sayesinde olacağına inananlardır.

Biz beyaz önlük sevdası, biz kalem efendisi olması düşüncesinde olmadık, böyle bir düşünceyi de öğrencilerimize asla aşılamaya çalışmadık. Biz aklını alın teriyle ıslatarak beceri sahibi olan hünerli elleri umuduyla ömrümüzü erozyona uğrattık. Biz sanatkarın kirli eli medeniyetin aynasıdır sözüne inandık. Biz beyaz önlük kolalı gömleğin nerede giyilmesi gerektiğini, yağlı tulumların onların en güzel parfümleri olduğunu körpe beyinlere kazımaya çalıştık. Emekli olduk halen de çalışıyoruz.

Teknik öğretim tezgahından gençler inek sağmak için değil, inek sağacak makinaları üretmek için vardır. Böyle de olmalıdır. Teknolojinin böylesine hızla değiştiği dünyada teknolojileri kullananlara değil, yeni teknolojileri üreteceklere ihtiyacımız var. Allah’ın verdiği aklı dualarla birlikte otomatik tezgahlar da kullanabilirsek sanırım sağılacak inekler de çoğalacaktır.

Basın organları zaman zaman yüksekokul mezunları ile vasıflı vasıfsız kişilerin işsizlik oranlarını yazıyorlar. Burada teknik öğretim kurumlarından mezun olup da işletmelerin taleplerine yüksekokula gitmek düşüncesiyle olumsuz cevap veriliyormuş gibi algılanması gerçekten üzücü oluyor. Ülke kalkınmasında hem proje yapan hem de yaptığı projeyi makina başına geçerek uygulayabilen teknik elemanlara ihtiyacımız var. Onun için yağlı tuluma yabancı olmayanların önlerinin kesilmesini istemiyoruz.

14.06.2006

Bu yazı toplam 257 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim