• BIST 100.618
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5120
  • Euro 3,9960
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 13 °C

İNSAN HAKLARI

Mustafa Namdar

Adem oğlu bir garip. Öz benliğinde var bencillik. Öyle olmasaydı koparır mıydı elmayı dalından. Yaradanın verdiği aklı ben duysunu yenmekte kullanabilse, olur muydu savaşlar, sürer miydi düşmanlıklar. Rağbet bulur muydu dedikodu.
Dünyanın gizeminde saklı güzellikleri görüp düşünebilsek… Gecenin karanlığını aydınlatan ayın güzelliğini, ay koynunda sıralanmış yıldızların güzelliğini görebilsek, gösterebilsek olur muydu dargınlıklar. Gündüzün aydınlığını, sıcaklığını, yansıtan güneş ışınları zengin fakir, güzel çirkin ayırt etmeksizin görevini yaparken, adem oğlunun bu ayrımcılığı neden?
Herkes benim gibi düşünmeli derken, düşünebilsek elma ile armudun farklılığını, düşünebilsek ekşi ile tatlının damak tadındaki ayrıcalığını, insanlar arasındaki fiziksel yapıyı… Dökme demir gibi ne doğa, ne doğa içindeki varlıklar, ne de insanlar bir kalıptan çıkmış değil. Bir düşünüp görebilsek bu farklılığı gene de, yaşanır mıydı yaşadığımız karmaşalar.
“Ben güçlüyüm ne dersem o olmalı. Benim hakkım herkesten üstün öyleyse benim gibi düşünmeli. Benim yaptıklarım doğrudur herkes bana biat etmeli” diyorsak başkalarının aklını ipotek altına alıyorsunuz demektir. O zaman da, yaradana karşı suç işliyor, günahkar oluyorsunuzdur. Ortak akıl türküsü söyleyip farklı düşüncelere tahammül edemiyorsanız, adalet kantarının topunu kaçırıyorsunuz demektir. Mozaik tablonun güzelliği; farklı renklerden oluşan taşlarla birbirine uyumlu görüntüler elde edebilme becerisinde, ustalığındadır. Hem sanatçı, hem lider olmak isteniyorsa, kuralları içindeki farklılıklara tahammül becerisini göstermek gerek. Aksi düşünülmüş olsa da ormanlarda Aslandan başka canlı yaşamazdı.
İnsan haklarını korumanın tek ustalığı bencil düşüncelerden soyutlanmış dil, din, cins, renk farklılıklarını değer farklılıklarını değerlendirmeden, düşünceleri bir potada eriterek süzgeçten geçirebilme becerisini gösterebilmektedir. İlahi adaletin yanında getirilen beşeri yaptırımların amacı da budur. İnsanları diğer canlılardan ayıran tek özellik de bu olmalıdır. “İnsanları severiz yaradandan ötürü” diyorsak, yaradanın kurallarına göre hareket etmesini de bilmeliyiz. O; insanların güzel ve çirkin oluşlarına göre değil, haramı helalı ayırt edebilen, günahı sevabı tartabilen durumlarına göre cennet ve cehennemini işaret ediyor. “Birbirinizi sevin. Cennet birbirini sevenler içindir” diyor.
Birbirlerini seven toplumlarda güven duygusu zirve yapıyor. Dostluklarla pekişen birliktelikte insan haklarından pek söz edilmiyor olmalı.

Bu yazı toplam 547 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim