• BIST 84.023
  • Altın 146,903
  • Dolar 3,7616
  • Euro 4,0431
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -2 °C

İnsan hakları

Mustafa Namdar

Nasıl ki dünyanın oluşumunda bir nizam var, hiç bir hareket bir diğerini etkilemeden işlevini sürdürüyorsa, dünya üzerinde yerini alan insanoğlu da, yaşadığı ilkellikten kurtulmak adına davranışları kontrol altına alan düzenlemeler getirmiş. Adına kanun demiş, kanunname demiş, nizam demiş, nizamname demiş. Hak demiş, hukuk demiş, Anayasa denen bir bütünde toplamış. Burada insanlar arası davranışları düzenleyen esaslar. Burada iş ahlakına ait kurallar, burada çevreye ait sorumluluklar, burada yasaklar, yasaklara karşı uygulanacak hükümler, burada doğa üzerinde yaşamını sürdüren canlılar vardır. Toplum düzeni bu kurallara göre sağlanır. İlişkiler bu sistem içinde değerlendirilir.

Toplumu bilgilendirmek için Bolu İnsan Hakları Kurulu’nun düzenlediği “İnsan Hakları ve Yaşam” konulu bir sempozyum düzenlendi. Konusu; “Kadın-Çocuk-Engelli ve Hasta Hakları."

1. Oturumda Başkan Prof.Dr. Mustafa Kara

Panelistler: Yrd.Doç.Dr. Fethi Kılıç (İnsan Haklarının Başlangıcı ve Gelişimi) Yrd. Doç.Dr. Dolunay Akgül Barış. (Kadın Hakları)

2.Oturumda Başkan Yrd.Doç.Dr. Fethi Kılıç

Panelistler: Avukat A. Özlem Özdemirel (Çocuk Hakları)
Dr. Sedef Çevik Akdoğan (Engelli ve Hasta Hakları).

Bu tür panellerin dolgu malzemesi genelde öğrenciler oluyor. Bu panelde 3-4 sırayı dolduran yetişkinler de vardı. Öğrenci ve yetişkinler grubunun ilgisini uzun tutulan akademik konuşmalarla sağlanamadığını bir kez daha gördük bu sempozyumda. Hele de sayfalar dolusu notların okunmasıyla bilgilendirme yapılıyorsa...

Hak dendiğinde güçlüsünün, güçsüzünün, zenginin, fakirinin, işçisinin, patronunun, memurunun, müdürünün, yöneteninin, yönetilenin-kadının erkeğin, çocuğun engellinin etik davranışlar içinde yasaların öngördüğü kuralların aynı ölçülerde kullanılması, kullandırılması akla geliyor. Hak değerlendirmesi kara kaplı kitaplarda bir başka, uygulamada bir başka oluyorsa, haksızlıkların önünü almak mümkün olmuyor. İnsan haklarının önüne nüfusu kullanmak, ekonomik güç geliyorsa haktan hukuktan bahsetmek olası değil.

Kadın haklarından bahsederken, onlara kendi ayakları üzerinde duracak sosyal yaşamı sağlayamıyorsak, ekonomik bağımsızlığına kavuşturamıyorsak, erinden evinden ayrıldığında yaşam güvencesini veremiyorsak, kadın haklarından bahsetmek sorunları çözmeye yetmiyor.

Haklar birbirine bağlı halkalar gibi. Zincirin sağlamlığı halkaların gücüne bağlı. Hak ve hakları sosyal devletin şemsiyesi altına alıp kantarın topunu ortada tutabiliyorsak, ne kadın kocasından, ne çocuk anasından, ne öğrenci öğretmeninden, ne işçi patronundan, ne memur amirinden, ne asker kumandanından şikayetçi olmaz.

Hak kavramında ekonomik ve sosyal bağımsızlığın önemi çok fazla. Ahlaki kurallar, sevgi, saygı çok önemli. Daha da önemlisi insanların birbirine güven duyması. Sağlıklı insanlar bedensel ve zihinsel engellilerin durumlarını düşünmeden yaşam düzenini kendilerine göre düzenliyorlarsa, engellilerin hakları nasıl sağlanır?

Ülkemizde “ağlamayan çocuğa meme verilmez” düşüncesinin yerini, insanlar arası sosyal haklarda eşitlik ilkesi aldığında, sosyal adaletin yerini bulacağına inanıyorum. Hasta hakkından bahsederken, doktor hakkını, konuşma hakkından bahsederken, dinleyici haklarını da unutmamak gerekiyor. Bu panelde olduğu gibi birinci oturumda kullanılan zaman, ikinci oturumdaki konuşmacıların konuşma haklarını engellediği gibi.

04.06.2008

Bu yazı toplam 321 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim