eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, eskişehir escort - ankara escort
  • BIST 105.026
  • Altın 163,361
  • Dolar 3,9326
  • Euro 4,6599
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 4 °C

İNSAN VE ÇEVRE

Mustafa Öz

ALLAH Âlemi ve onun içindeki dünyayı yaratırken her şeyi bir ölçü ve hikmet içinde yaratmıştır.
Yaratılmış olan canlı, cansız tüm varlıkların bir hikmeti ve sebebi vardır. İnsan dünyadaki yaratılmış olan canlılardan aklı, idraki ve ona göre yapma kabiliyeti ile diğer canlılardan ayrılmaktadır. O nedenle dünyaya hükmetmekte, dünyayı değişime, dönüşüme tabi tutmaktadır. İnsanoğlunun bilgi birikimi ile keşfettiği yeni teknolojiler bir yandan yaşamı kolaylaştırırken öbür yardanda yaşadığı dünyayı tahrip etmekte dengeleri bozmaktadır.
Kullanılan kimyasal maddeler,fosil yakıtlar,savaşlarda kullanılan silahlar,ormanlar dan düzensiz faydalanma:suların ,havanın ,toprağın kirlenmesini sağlamaktadır.
Çevrenin kirlenmesi sonucu hastalıklar artmakta, canlı türleri yok olmakta, iklimlerde değişiklik olmakta ve doğal afetler artmaktadır.
İnsanoğlu kendi elleri ile tahrip ettiği çevrenin önemini kaybettiklerini gördükçe anlamaya başlamıştır.
Çevre bilinci kirletilen doğal ortamların yaşamı tehdit etmesiyle gündeme girmiştir.

Birleşmiş milletler 1972 yılında düzenlediği ÇEVRE KONFERANSINDA aldığı bir kararla 5 HAZİRAN GÜNÜNÜ <dünya çevre günü> olarak kutlama kararı aldı.
Çevre bilinci çoğu ülkede ve dünyada yeni gündeme oturdu. Ülkemizde çevre ile ilgili çalışmaların geçmişi 1978 yılına gitmektedir.1978yılında Türkiye çevre vakfı kurulmuş daha sonra çevre müsteşarlığı kurulmuştur. Çevrenin önemi anlaşıldıkça müsteşarlık yerine çevre bakanlığı kurulmuş çevre ile ilgili yasalar çıkarılmıştır. Dünyadaki uluslar arası standartlar belirlenmiş ve uygulamaya konmuştur.
Her insanın sağlıklı bir çevrede yaşaması ve çevrenin korunması gerektiği anayasamızda yer almıştır.
Eğitim sitemimizde çevre ve çevre bilincini arttırmaya yönelik düzenlemeler yapıldı. İnancımızın çevreye verdiği önem gündeme taşındı. Çevreyle ilgili epeyce mesafe alındı ama yeterli değil.
İnsanlarımız hala yaşadıkları çevreyi hoyratça kullanmaya devam ediyor. Nerede bir subaşı, piknik alanı, park vb yer varsa kirletip bırakıyor. Yeşil örtü ve canlılar bilinçsizce tahrip ediliyor. Sular kirletiliyor ve havamıza kanserojen maddeler salınıyor.
Çevre kirliliği ve küresel ısınma sonucu kuraklık artıyor canlılar yok oluyor hastalıklar artıyor, tabi afetler ve çölleşme artıyor. Yaşanabilir çevre kalmayınca doğal olanın yerini yapay olan alıyor.
İnsanoğlunun bundan sonra gözü gibi bakması gereken en önemli varlığı çevredir. Henüz dünyadan başka yaşanacak alanlar keşfedilememiştir. Dünya yaşanılmaz olursa kıyamette kopmuş olacaktır. Bu nedenle herkese çevre konusunda görev düşmektedir. Yaşamak istiyorsak yaşatmasını da bilmeliyiz!

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ

-Ülkemizde yaşayan hayvan türü sayısı tüm Avrupa kıtasının 1,5 katı kadardır.
-Dünyanın büyük kuş göç yolları Türkiye'den geçer.
-Türkiye’de her yıl 1 milyon kâğıt gereksiz yazışmada kullanılmaktadır. Ülkemizde 9000 bin doğal bitki çeşidinden 3000 bini yaşamaktadır.
- Küresel ısınma nedeniyle 2080 yılına kadar 200–600 milyon insanın açlıkla karşılaşacağını,1–3 milyar insanın susuz kalacağını
- Bir cam şişenin geri dönüşü sağlanırsa kazanılan enerji ile bir ampulun 4 saat aydınlanmada harcadığı enerjinin tasarruf edileceğini biliyor musunuz?

08.06.2012

Bu yazı toplam 933 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim