• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 20 °C

İNSAN YAŞAMINDA DÖRT MEVSİM

Mustafa Namdar

İnsan yaşamı geleceği belli olmayan bir kırık çizgi üzerinde devam ediyor. Tabiatın döngüsü dört mevsim gibi. Bir farkla: doğanın döngüsü arada bir bozulsa da aynı sıralamada giderken insan yaşamında yeri ve zamanı belli olmayan kırık çizgilerle oluşan engeller var yolunuzu kesen…

Doğada sıralı giden İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış mevsimleri, insan yaşamında  günlük hayatın getirdiği sitres; baharın güzelliğini örten bir kar yağışı durgun bir denizin, çıkan bir rüzgarla köpük köpük dalgalanması gibi. Kışın ortasında baharın yaşaması gibi…

Başarı ve başarısızlıklara neden olan olayları hesapta olmayan gelişmelerin neden olduğu sitresler! İş yeri ve aile içi huzursuzluklar politikada bitmeyen kavgalar! Önü alınamayan bencillik! Ben duygularının neden olduğu hoşgörüsüzlük! Zaman zaman düzgün çalışan yaşam çarkının dişlerini kırabiliyor! Bozulan fizik ve ruhsal davranışlar yaşamın dengelerini bozup, vücudun fonksiyonlarını alt üst edip sağlıgınızı etkileyen bir dizi arızalara neden olabiliyor. Sonuç; Doktorun hastası, hastanenin konuğu oluyorsunuz.

Ozaman akla gelir sultan süleymanın sözü ‘’ olmaya cihanda devlet bir nefes suhhat gibi’’

Ateş bacayı sardığında yangının farkına varılır. Bir şey olmaz felsefesi alınması gerekli önlemlerin hep önünde gider. ‘’Acı patlıcanı kırağı çalmaz’’ sözü çoktan iflas etmiştir. Patlıcan çoktan donmuştur.

Olmadık yerlerde: ya bir toplantıda, ya iş yerinde çalışırken, ya yolda sokakta ya araç kullanırken hatır sorar ağrılar…

Hastalıkların en tehlikelisi zaman fukarası olan vücudun motoru kalp ve kırizilerdir.

Teşhis tedavi, hastalık atlatılır ama izi kalır.

Yıl 1990. Hayatın kırık çizgisine basmıştım bilmeden. Kıriz geçiriyorsun dedi doktor. Sn. Halil Uğur Öney inanmadım itiraz ediyordum durmadan. Böyle kıriz mi olur cümlesini papağan gibi tekrarlarken. Endişeli bir ses konuyla sesleniyordu hemşireye! ‘’ Kızım bir bant getir de hocanın ağzını bantlayalım!’’

İş gerçekten ciddi olmalıydı. Çöküyordu düşüncelerimdeki ‘’bana bir şey olmaz duvarı !’’

15 gün kalmıştım monitöre bağlı. Hala direniyordum böyle kırizmi olur inadına. Belki de bu kör inadın sonucu yaklaşık sekiz ay sonra tekrar hatırımı sordu. Sonra yüksek ihtisas da anjiyo! Sonuç üç damar tıkalı acil ameliyat jeton düşmüş kör inadım kırılmıştı. İtiraz etmekten teslim ettim yüreğimi uzamnların eline. Sıcak yürek sıcak yuvasından alınarak tanıştı neşterin soğuk yüzüyle…

Önlemler, tavsiyeler rutin kontrollar devam ediyor. Hayatta aynı tempoda yürüyor duk dikenli yollarda ayağımız altından. Kimileri enayi gibi ne kpşturuyorsun ? dediklerinde için için kızıyor, sağlıgımı koruyorum diyordum. Koruduğunu da görüyordum. Aradan 22 yıl geçmişti.

Birkez bir düşman edinmişseniz onu boş bıraktığınızda sizinle beraber adeta gölgeniz olup dolaştığını ögreniyorsunuz. Aradan yıllar geçmiş olsada eski dostlar unutmuyordu, unutulmuyordu

28.06.2014 yılıydı yaşamın kırık çizgilerinden birine daha basmış olmalıyım ki yeniden çıkmıştı eski dost karşıma.oturmuştu göğsüme. Rahatı iyi olmalı ki inmiyordu çıktığı sinenin sıcaklığına alışan kene gibi. Sanki göğüs içini boşaltıyor, yerine derinden gelen bir sıcaklıkla yükseklerden boşluğa düşer gibi oluyorsunuz.

Deneyimliydim, önünden geçmekte olduğum özel Fatma Hatuna götürdü ayaklarım…

Bu yazı toplam 550 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim