• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -1 °C

İnsanlar ve mevsimler değişiyor

Mustafa Öz

Aklınız ve bilinciniz birlikte size yol gösteriyorsa, çevrenizdeki değişimleri algılamada sıkıntınız olmaz.

Aslında insan ömrü milyonlarca yıl öncesinde yaratılan dünyamızın ömrü ile karşılaştırılamayacak kadar kısa. Bu kısa ömürde bile Dünyada meydana gelen değişimleri hissediyoruz ve yaşıyoruz.

Mevsimler değişiyor. Bilim adamları bu değişimi küresel kirlenmeye bağlıyor. Gerçekten de yaratıcının (Allah'ın) bize bahşettiği güzel gezegeni mahvediyoruz, çok hoyratça kullanıyoruz. Bu miras yedi davranışa karşı mevsimler değişiyor. Kar yerine yağmur veya dolu yağıyor. Yağmur yerine kar yağıyor. Tabii afetler artıyor. İnsanlar bu afetlerde malını canını kaybediyor. Tedbir almak yerine olayları abartıyoruz. Başımız sıkıştığında kendimizi hiç eleştirmeden sorunun çözümünü başkasında arıyoruz. Çabuk unutup yeniden aynı hatayı yapıyoruz.

İNSANLAR DA DEĞİŞİYOR

İnsan tek başına yaşamak üzere yaratılmamış. ALLAH “Ben Sizi Bir Erkek ve Bir de Dişi Olarak Yarattım” diyor. Bu yönüyle insanlar sosyal ilişki halinde olmak zorunda. Sosyal ilişki KABİLE, BOY, KÖY, MAHALLE, BELDE, ŞEHİR yaşamını doğurdu.

Toplu yaşamın kuralları var. Bu kurallara uymadığınızda toplumun dengeleri bozuluyor.

Sevgi, saygı ve birlikte yaşama arzusu kayboluyor. İnsanlar arasında sevgiyi, barışı, kardeşliği bozan en önemli şey şahsi çıkar, ikbal, mal edinme hırsı, bencilliktir.

Bencillik adaletli olmayı, sevgiyi, saygıyı yok eder. Adaletin olmadığı yerde vicdanlar kararır, sevgisizlik doğar. Sevgisizliğin ürünü kin, garez ve düşmanlıktır. İnsanın en büyük düşmanı NEFSİ'DİR. (istek ve arzularının esri olması)

Türk milletinin tarihin derinliklerinden beri edindiği çok güzel kültürel özellikleri var.

Müslümanlığı kabul edip; İslamiyet'le şereflendikten sonra bu özellikleri daha da güç kazanmıştır. Ne zaman inançlarını yaşamış, ne zaman kültürüne sahip çıkmış hem maddi, hem de manevi anlamda yükselmiştir.

Çağımız İLETİŞİMİN sınır tanımadığı bir çağdır. Dünya küçülmüş avucumuzun içine gelmiştir. Her şeye ulaşmak bir parmak dokunuşuyla gerçekleşmektedir.

Para; mal edinmeye, hizmet almaya yarayan milletlerarası bir araçtır. Paranın gücünün bu kadar yükselmiş olması insanları bencilleştirmiş, hırslarını, tatminsizliklerini artırmıştır.

Meşru olanların dışında, meşru olmayan talepleri karşılamak için her şeyi feda edebilir hale gelen insan sayısı giderek artmaktadır.

İnsanların içi başka dışı başkalaşmıştır. Toplumda öyle insanlar türemiş ki yaptıkları karşısında insanlığınızdan utanıyorsunuz.

İnsanımızdaki bu değişim (başkalaşma) şahsen beni korkutuyor. Toplumun dengesindeki bu bozulmanın nedenlerini bulmak için aydınlarımız din adamlarımız, siyasetçilerimiz, aklı eren söz söylemek isteyen herkes seferber olmalıdır.

Değişim olumlu yönde olursa insanı ve içinde yaşadığı toplumu yükseltir. Mutlu kılar. Ancak ülkemizdeki değişimler hiç olumlu görünmüyor. Kan, gözyaşı, kırgınlık, dargınlık, huzursuzlukların çoğalmasına neden oluyor. Güvensizlik artıyor. Dayanışma yok oluyor. Çare insanlarımızı hatalarıyla baş başa bırakmadan toplumu yüceltmek nerede hata yaptığımızı iyi tespit edip doğru olanı örnek göstermektir.

12.02.2010

Bu yazı toplam 677 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim