• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Bolu -5 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -9 °C

İNSANLIĞIN SON SIĞINAĞI AİLE

Mustafa Namdar

Son günlerdeki aile bütünlüğünün bozulması, boşanmaların artmasını dikkate alan “Bolu Eğitim Sevenler Derneği” ve Bolu Belediyesi işbirliğinde Prof.Dr.Adem Güneş ile ilahiyatçı yazar Selman Kuzu'yu konuşmacı olarak getirdikleri panele katıldık.

Konuşmacılar, aile içi huzursuzluklara neden olan en büyük etmenin iletişimsizlik, dinleme sabrının gösterilmemesi olarak gösterdiler. İletişimin ; konuşmak , konuşabilmek ve konuşulanları dinlemek olduğunu vurgularken , konuşmayı ses olarak değil, yürekte vicdan denilen ilgide hissedebilmenin önemine işaret ettiler. Eşler arasındaki konuşmanın duygusal hale getirilmediğinde , sözlerin içtenliği hissedilemediğinde duygusal iletişim kopukluğunun olduğuna işaret ettiler. Aile birliğinin, duyma yeteneğinin incitilmiş, örselenmiş hallerinde kaybolacağını hatırlattılar…

Aile yaşamında çocukluk döneminin çok önemli olduğunu vurgulayarak, sevgi ve şefkatten yoksun olarak yetişen, çocukların kurdukları yuvalarda, sorunların olacağını söylediler. Sonuçta eşlerin empati yapmasının önemini vurgulayarak öfkeyi, af duygusu ile azaltmanın yolunu bulmak için. Çaba sarf etmenin önemine işaret ettiler. Öfkeli kişiyi Allah için affetmenin erdemlik olduğunun altını çizdiler.

Konferansa gelirken , aile geçimsizliklerinin, boşanmaların olmaması için evlilik öncesi nelere dikkat edilmesi konusunun işleneceğini düşünmüştüm. Meşhur bir deyim vardır. “Kenarına bak bezini,anasına bak kızını al” denir. Sanki evlilik öncesi eş adaylarının öncelikli olarak, birbirlerinin çocukluk dönemini iyi araştırması gerek. Öfkeli kişinin öfkeli halini Allah'a havale etmeden, Allah'ın verdiği aklı kullanılması ya da nasıl kullanılması hiç gündeme gelmedi. Aile içi huzursuzluğa etki eden ekonomik sıkıntılardan aile bireylerinin bir tanesinin egemen oluşundan , ben duygusunun yenilememiş olmasından söz edilmedi. Böylesi konularla nasıl bahsedileceği dile getirilmedi.

Bilgi işlem ağının çok hızlı gelişmesi sonucu insanların karşı karşıya gelip konuşmalarının yerini, mesajlara bırakması, internet sayfalarında iletişim kurmalarından, sanal alemde duyguları gözlemlemekten uzaklaşıldığından , mutlu ve mutsuz olma halinin anlaşılamamasından, bir tatlı tebessümün insan yüreğinde meydana getirdiği sevgi halkaları, nedeniyle nasıl yumuşadığını görmekten insanlar uzaklaştı, konuşmalarda tasarruf dönemi başladı. Kelime haznemiz evet, hayırla sınırlı hale geldi.

Ben duygusu önde her şeyi ben bilirim anlayışı beklide huzursuzlukların temelini oluşturuyor.Boşanmalar çoğalıyormuş. Bunlar resmi kayıtlarda ortaya çıkan gerçekler. Ya nikahsız evlilikler!!! Öfkeyle kalkma zarar veriyorsa, öfkeli zamanda sorunu ertelemeyi bilmemiz gerekir.

13.01.2011


Bu yazı toplam 799 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim