• BIST 107.700
  • Altın 143,961
  • Dolar 3,5286
  • Euro 4,1426
  • Bolu 18 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 22 °C

Irak’taki iç savaş ve Türkiye’ye yansımaları

Mustafa Öz

Ülkemizin bulunduğu coğrafya jeopolitik ve stratejik açıdan değerlendirildiğinde, çok zor bir yerdedir. Asya ile Avrupa'nın orta doğunun ve medeniyetlerin hem buluştuğu, hem de ayrıştığı bir yerde bulunmaktadır. Osmanlı imparatorluğunu yıkıp masa başında cetvelle çizilen sınırlar üzerinde kurulan devletlerden hiçbirisi vesayet altından kurtulamamış, iç karışıklıklarını bitirememiştir. Özellikle iç karışıklıkların son bulması için diktatörlüğü çözüm yolu seçenler yani DEMOKRASİ dışı yönetilenler çoğunluktadır. Baskıcı yönetimlerde fikir ve vicdan hürriyeti gelişemediği için bu tür toplumlar kolay yönlendirilebilmekte, kolay provoke edilebilmektedirler. Irak halkı Saddam’ın zulmüne karşı tabandan gelen bir tepki yerine dış güçlerin yardımını ve ülkeyi işgalini kurtuluş yolu olarak seçmiş veya seçtirilmiştir.

    Emperyalist güçler ülkelerin kaynaklarını sömürmek için o ülkenin yumuşak karnını bulurlar. IRAK'ın yumuşak karnı mezhep çatışmasıdır. Şii de araptır Sunni de araptır. Ama burada kullanılan husus mezhep çatışmasıdır. Kutsal mekânlara kadar saldırı yapılarak Sunni-Şiiye, Şii-Sünni ye düşman yapılmaktadır. Binlerce ıraklı hiç yok yere ölmekte ve yaralanmaktadır. Kaynaklar heba olmaktadır. ABD’leri IRAK işgaliyle umduğunu bulamamış İsrail, Suriye ve İran’dan dolayı rahat edememiştir. Öyleyse kendilerinin rahatlaması için “İTE İTE BOĞDURMA METODU” kullanılmaktadır. Ülkede çıkacak iç savaşla İsrail rahatlayacak, Şiiler ABD’lerinin İran husumeti nedeniyle Sünnilere karşı kullanılacak, Sünniler ise ABD'lerine karşı olan mücadelelerini bırakıp Şiilere karşı kullanılacak. Kuzeydeki Barzani ve Talabani güçleri ise hem devlet olma, hem de İsrail’in rahatlatılmasında kullanılacaktır. Ülkede iç savaşın geriye dönüşü olmayan bir yola girmesinin perde arkasında bu hususlar vardır.

IRAKTAKİ İÇ SAVAŞTAN ÜLKEMİZ CİDDİ YARA ALIR.

    Türkiye de yıllardır mezhep çatışması çıkarmak için gayret eden iç ve dış güçler var. Türkiye’yi Kürt-Türk, Laik-Anti laik, Alevi-Sünni v.b. fikir ve ideolojik kamplaşmalarla güçsüz bırakmaya sömürü alan haline getirmeye çalışan , bölmek küçültmek isteyenler var.ülkemizin kaynaklarını 20 yılı aşkın bir dönemde PKK ve onun uzantılarına yok ettirdiler. Kuzey Irak’ta işgali alkışlayan Talabani ve özellikle de Barzani benim ülkemde parti kurduruyor. Kürt politikasına yön veriyor. Şiiler sokağa dökülüyor. Yine Kuzey Irak’ta Türkmenler Şii, Sünni ayrımı yapılmadan öldürüyor ve yok sayıyor. Türkiye, İRAN ve SURİYE’YE karşı ABD ve İSRAİL ile birlikte hareket etmeye zorlanıyor. Öte yandan da PKK çeteleri ülke içine salınarak halk üzerinde baskı ve yılgınlık oluşturuluyor. Biz istersek ordunuzu yurdunuzu dinlemeyiz, sizi de parçalarız demeye çalışıyorlar.Evet Irak’ta (komşuda) ki yangın bize de sıçrar zaten Mart ayından itibaren AB uyum yasaları ve Avrupa parlamentosu ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemelerinin kararlarının da yardımıyla: Doğu ve Güneydoğu Anadolu da bölücüler fiili olarak kontrolü ele aldıklarını sürekli propaganda ediyorlar. Yandaş TV ve gazetelerde gösteriyorlar. Özellikle 21 MART nevruz kutlamalarında sivil İTAATSİZLİK yolu (kadın ve çocuklara toplu PKK gösteri ve eylemlerinde kullanılması) ile ülkeyi içerde ve dışarda küçük düşürme, aciz gösterme için çalışacakları yönünde İSTİHBARAT raporlarının varlığından bahsediliyor.

    Irak’taki iç savaş sonucunda TÜRKİYE'NİN IRAK'A müdahale edebileceği ABD'leri gazetelerinde yazılıyor. Türkiye sistemli bir şekilde Amerika’nın Büyük Ortadoğu projesinde atlama taşı olarak kullanılmak isteniyor. Ülkeyi yönetenler Amerikanın, İngilizin, Fransızın öngörülerine göre değil, milli çıkarlarımıza göre hareket etmeli. Olaylar ve sonuçları iyi izlenmeli, istihbarat kaynakları iyi değerlendirilmelidir. Elimizden geliyorsa kardeş kanının durdurulmasına yardımcı olunmalı. Masum insanların yok yere ölmesi, eziyet çekmesi önlenmelidir. Büyük olmak, büyük düşünmek bunu gerektirir.

03.03.2006

Bu yazı toplam 327 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim