• BIST 90.182
  • Altın 147,082
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 7 °C

 İŞ BAŞA DÜŞÜNCE!

N. Gürkan Yetkin

 Özellikle kış aylarında Bolu sokaklarında yaya yolculuk yaptığımda kendimi hep şanslı saymışımdır.
Neden mi?
Engelli olmadığım için!
Bir engelli olsaydım ve tekerlekli sandalyeye mahkum kalsaydım bu şehirde yaşamak gerçektende çok zor olurdu!
Bu şehrin yönetici konumundaki aklı başındaki insanların ,özellikle bir tekerlekli sandalye ile bir günlerini geçirmeleri lazım!Hani her engelliler haftasında diyorlar ya “hepimiz birer engelli adayıyız” diye işte özellikle engelliler haftasında her yönetici bir günlüğüne bir tekerlikli sandalyede yaşamalıdırlar.23 nisanlarda yaptığımıza benzer!Hani her 23 nisanda makamları ilköğretim öğrencilerine teslim ediyoruz ya bir saatliğine,işte engelliler haftasında da bir günlüğüne engellilerimizin sorunlarını daha iyi anlamak adına böyle yapsak!
Belki bu sayede bir yönetmelik çıkarır ,bundan sonra her üretilecek konutta engelli rampasının yapımını zorunluluk haline getiririz.Hatta özellikle asansörlü binalarda özürlü rampasından binaya girdikten sonra asansöre kadar bir engellinin kolayca ulaşmasını da sağlamayı zorunluluk haline getirtebiliriz.

Toplu taşıma araçlarında engellilerimizin rahat inip binmeleri için düzenleme yapılmasını isteyebiliriz.
Düşündükçe daha da geliştirebiliriz!
Çok faydalı işlerle uğraşan Kent Konseyi Üyesi engellilerimiz bu konuda oldukça zengin fikri katkı sağlayabilirler!!!
İlimizin en sıkıntılı bir diğer konusu da çöplerin toplanması işi!
Ben keşfedilmiş Amerika'nın tekrar tekrar keşfedilmeye çalışılmasına bir anlam veremiyorum. Özellikle yıllardan beri Avrupa Birliği üyesi olmak için uğraşan bir ülkenin hala bu sorunla uğraşması bir garip durum gibi geliyor.
Sayın Başkan ve muhteşem mutfağı gittikleri yurt dışı gezilerinde gerçektende bir araştırma zahmetine girişmişlerse görmüşlerdir.Klasik olarak kardeş şehrimizin de bulunduğu Almanya'dan örnek verirsek belki bir fikirde vermiş oluruz.
Almanya'da ,yapıların yol cephelerinde ,ana giriş kapısının hemen yakınında yeşil renkli metal kapılı çöp depoları bulunmakta.Bu yapı eğer bir apartman ise ,her mesken sahibinin aynı bizde olduğu gibi çöp konteynırı bulunmakta.Eğer mesken sahibinin birden fazla çöp konteynır talebi olursa ikincisi için ayrı ücret ödemekte.Her neyse ,her bağımsız meskenin çöp konteynırları gayet temiz olan bu çöp toplama odalarında durmakta.Öyle sokağa,kapının önüne naylon torbalar içinde çöp bırakmak ne mümkün!Çöp toplama aracı gelir .Apartmanın veya yapının yakınında durur. Rengini bildiği çöp toplama odasının kapısını açar ve çöplerle dolu konteynırları alır,çöp toplama aracına boşaltır.Boşalan konteynırları tekrar yerine bırakır ve kapısını kapatır.
Mevcut binalarda dahil olmak üzere ,tüm yeni yapılacak yapılarda ,yol cephesine yakın bir noktada,konteynırların kolayca hareket ettirilebileceği bir şekilde çöp odaları yapımı ,bir düzenleme ile zorunluluk haline getirilirse sanırım elin gavur memleketleri gibi temiz bir şehirde yaşamak birazda olsa mümkün olabilir.

Gelelim bir diğer konuya!
Yangın muslukları!
Her yapı sahibi , yöneticisi hatta her vatandaş ,herhangi bir yangın durumunda hangi noktada yangın musluğu bulunduğunu bilme hakkına sahiptir.Eğer yeterli mesafede musluk bulunmuyorsa ,bu durum belediyemizin itfaiye müdürlüğüne bildirilmelidir.İnsanların yoğun yaşadığı site tipi yapılarda,yurtlarda ,özel dershanelerde yangın tesisatı yapımı zorlanmalıdır.Her katta yangın dolapları ,kaçış hattında,tavanda, ısıya duyarlı yangın springleri olmalıdır.
Paratonerin olması gerektiğini hatırlatmaya bile gerek yok sanırım!
Birileri İzzet Baysal Caddesi'nin üstünü camla kapatmayı düşünecek kadar uzay çağını yaşıyor olabilir!Aynı kişinin belediye önünden Pazaryerine yürüyen merdivenle ulaşma projesinin de var olduğunu düşünürsek ,kızmamız ve her söylediğini normal karşılamamız gerekir!
Başka birileri “Soytarılık” üzerine tartışıp durabilir!
Ancak bu şehrin aklı başındaki yaşayanları ,olmazsa olmazları ortaya koymaları ve bu olmazsa olmazları tartışmaları gerekir!
Mesela Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu ile bu kadar işi gücü olan bir şehirde ,bir üniversite ve bir Mimarlık Fakültesi olduğu halde neden bir kurulda Bolumuzda açılamaz merak ettiğim ama bilmediğim bir konudur!
Önümüzde sadece bir Safranbolu olduğu için Karabük'te Koruma Kurulu olduğu gerçeği varken ,Mudurnu ,Göynük ve Merkez envanteri düşünüldüğünde Bolumuzda kurul olmaması sanki bir ayıp değil mi?
İktidar Partisi Milletvekilleri bu tür basit işlerle bu güne kadar ilgilenmediler.Belki Muhalefet Milletvekili,TBMM kürsüsünden bu komik durumu haykırabilir!
Durumun muhatabı Kültür Bakanı,bu sayede bu sorundan haberdar olabilir!
Biz ,düşündüklerimizi yazalım!Elimizdeki sembolik ucu açık sivri kalemle gerekli mercileri dürtelim!
Belki bir faydamız olur!Kim bilir?

15.12.2011

Bu yazı toplam 2890 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim