• BIST 83.243
  • Altın 149,216
  • Dolar 3,8261
  • Euro 4,1052
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -6 °C

İSLAM VE İLERLEME

Mustafa Namdar

Eski defterleri karıştırdığınızda günümüzde uygulanması gereken bilgi notları buluyorsunuz. Bu sayede dünü bugünü karşılaştırıp, geleceğe ait projelerinizi daha sağlıklı yapma şansınız oluyor.

   Yakın tarihte ilimizde görev yapan müftümüzün verdiği konferanslara ait notlarımı buldum.

   “Çevremize baktığımızda aynı dini paylaştığımız devletlerin hiç birinde, son dönemlerin gelişmiş teknoloji izlerine ait çalışmaları göremiyoruz. Onlar bulundukları coğrafyada ya doğanın nimetlerinden yararlanıyorlar ya da kültür ve sanat gelişmişliğinden nasiplerini alamadan perişanları oynuyorlar.

   Gerçek İslam bu mu? İnandıkları din mi onları bu durağanlığın içine soktu? Ve akıllarda soru, “İslam Dini insanların ilerlemesine mani mi oluydu?” diye başladığı konferansında sorduğu soruyu gene kendisi şöyle cevapladı.

    “Ülkemizde halen akıllın vahiyden, yani dinin tesirinden kurtarmadıkça yenileşmenin olamayacağını öne sürenler var. İnsan bilmediğinin düşmanıdır. Sözü dinimiz içinde geçerlidir. İlerlemek, değişmek, gelişmek İslam’ın bizzat kendi bünyesinde ilke olan bir husustur.

   Peygamberimiz; toplumun huzuru ve emniyeti, idarecilerin adaletine, âlimlerin ilmine, zenginlerin cömertliğine, fakirlerinde sabrı ve sebatına bağlıdır. Derken topluma, yapmaları gerekenleri işaret ediyor. Her olumsuzluğu, bilgisizliği cahilliğe yoruyor. Geri kalmışlığa sebep olarak bilgisizliği gösteriyorsak ilim ve öğrenmenin önemi kendiliğinden ortaya çıkar. Yüce Yaradan’ın ilk emri “OKU” olduğunu Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu? İfadesini iyi değerlendirmek gerekir.”

   İslam da Hak ve görev anlayışı da çok önemlidir. Haksızlığın olmadığı yerde medeniyet vardır. Haksızlığın olduğu yerde de vahşet ve karmaşa vardır.

   İş ve görev anlayışı da İslam da mukaddestir. Sorumluluk duygusunu bunlardan ayırmak mümkün değildir. İnsanın diğer canlılardan üstün oluşunun en önemli sebebi onun sorumlu bir varlık olarak yaratılmasıdır. Onun içindir ki, İnsan kader mahkûmu değildir. Müslüman toplumların kader ve tevekkülü yanlış algılanması bozulma sebeplerindendir.

   Sosyal dayanışma önemlidir. İnsanlar kötülük yapanların, tembellerin destekçisi olmazlarsa doğruyu bulur. Müslümanlık da; tembellik, asalaklık ve dilenmek yoktur ve yasaktır. Peygamberimizin ifadesiyle “İnsan elinin emeğinden daha hayırlı bir lokma asla yememelidir. Bir lokma bir hırka anlayışı İslam’da yoktur.” İki günün birbirine denk olmaması hatırlatması bunun en güzel örneğidir.

   Dinimiz doğru anlatıp anlaşılır ve yorumlanırsa yeniliğe, değişime açık olduğu görülür. Önemli olan bilinmeyeni doğru adreste aramasını bilmektir. Gelişmiş ülkeler ne yapıyor da kulvarda bizim önümüzde koşuyor. Bu sorunun cevabı için toplumun uyarılmasının en güzel günlerini yaşıyoruz.

05.08.2011


Bu yazı toplam 769 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim