• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -4 °C

İslamda akıl-vahiy ilişkisi

Mustafa Namdar

Müftümüz Sn. Ahmet Okutan’ın bundan önceki iki konferansında bulunamadım. Devamsızlıktan sınıfta kalmamak için Belediye Yeni Nikah Salonu’nda yerimi aldın.

Günümüz insanının aklı ve vahiyi kendi düşüncesine göre değerlendirdiğinde bu iki olgunun birbiriyle çatışma halinde olmadığını anlatmanın ve açıklamanın toplumsal barışımız için çok büyük önem taşıdığına inanıyorum diyerek başladı sözlerine.

“Önce din nedir?” Din, ilk insanla başlayan ve insanlıkla devam edecek bir olgudur. Din ilahi-semavi inanışlarda aynı olmakla beraber insanlığın gelişimiyle ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara paralel olarak gelişmiş ve Hz.Muhammet’le olgunlaşmıştır. Peygamberimizin ölümünden sonra vahiy son bulmuş olmasına karşın, ortaya çıkacak bütün sorunlara akılla çözüm bulunmuş, vahiy akıla ışık tutmuştur.

İlahi dinlerin şablonu vahiydir. Dindeki ibadet şekilleri, iman esasları, ahlak kuralları, haramlar, helaller bu şablonun içindedir.

Vahyi anlayan, yorumlayan, vahiyden boş kalan yerleri, iman esasları, ahlak kuralları, akıl yoluyla konur. Hiçbir şeyin hatırına akıldan vazgeçmek mümkün olmadığı gibi, aklın hatırı için de dinden vazgeçmek mümkün değildir.

Hz.Peygambere indirilen vahiyler İslam dinini oluşturan temel kaynaktır. Buna göre vahiyi açıklama ve uygulama olarak karşımıza çıkan bu kaynaklar inanç, ibadet, ahlak ile ferdi ve toplumsal hayata ilişkin konularda İslamın temel amaç ve ilkelerini belirlemiş ve onun çerçevesini oluşturmuştur. Bu oluşumda ilke ve esasların anlaşılması, yorumlanması ve uygulanabilecek yeni değer hükümlerin ortaya çıkarılması düşünme ve akıl yürütme ile mümkün olmaktadır.

Öyleyse akıl nedir? Akılın sözlük anlamı “Anlama ve kavrama gücü, hafıza, bellek, engelleme, bağlama gibi anlamdır. Dünya ve ahiret hayatıyla ilgili çeşitli konularda insanın kendisi, ailesi ve diğer insanların iyilik ve mutluluğu için aklını kullanmasının ve doğru düşünmesinin önemi büyüktür.

Kur-an’ın muhatabı akıllı insandır. Akıl insanı evrendeki bütün canlılardan ayıran ve farklı kılan yetenektir.

Ragıp El İsfehani: Aklın bilgi edinmeye yarayan güç ve bu güç vasıtasıyla öğrenilen bilgi anlamlarına geldiğini söyler.

Büyük İslam bilgini İmam Gazzali de akıl kelimesinin birçok anlamı içeren bir sözcük olduğundan bahisle akıl için; insanın teorik bilgiler edinmesini ve çeşitli sanatları icra etmesini sağlayan bir niteliktir" der.

Peki İslami Akılcılık nasıldır? İslama göre akıl, asla ihmal edilmemesi gereken bir bilgi kaynağıdır. Akıl, dini bilginin de zaruri ve yeterli faktörüdür. İslam dininde teklifin yani, yükümlülüğün ilk şartı akıldır. İnsan aklını kullanarak dine giren Peygamberi tasdik eder. İslam dininde akla verilen önemin göstergesi Allah’ın varlığına vahiy yoluyla değil, akıl yoluyla ulaşmanın öngörülmesidir. Allah başlangıçta insanları, ilahi bir dinle değil, aklın verdiği hükümlerle sorumlu tutmuştur. Şunu da belirtelim ki, akıl Allah tarafından insanlara verilen fıtri bir yetenektir. Onun İslami, Hıristiyanı olanı asla düşünülemez. Onun için de ülkemizde okuyan, anlayan, algılayan, dini, dünyayı birbiriyle uyumlu hale getiren insanların yetişmesine ihtiyaç vardır diyerek konuşmasına son verdi.

Sonuçta akılsızlığın sonucunu kadere bağlama düşüncesinden vazgeçerek yaşamı sürdürmenin hem bu dünya hem de ahiret için yararlı olacağını anlatan Sn. Müftümüz Ahmet Okutan’a teşekkürler.

Bu yazı toplam 416 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim