• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -5 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -4 °C

İSLÂMI MÜSLÜMANLARA BIRAKIN

Hasan Dinç

Bu haftaki yazımın konusu doğal olarak Genel Kurmay Başkanıyla birlikte kuvvet komutanlarının emekliliklerini isteyerek emekliye ayrılmaları olması beklenirdi. Ancak konu çok taze, su bulanık ve hava dumanlı. Bırakınız işin perde gerisini, perde önünde olanları bile sağlıklı değerlendirme imkânına  sahip değiliz. Fakat CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçtaroğlu’nun tatilini yarıda keserek Ankara’ya dönmesi, partisinin yetkili kurullarını konuyla ilgili olarak toplantıya çağırması; MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli’nin bir bildiri yayınlayarak konuyu devletin zirvesinde önemli bir kriz olarak kamuoyuyla paylaşması, işin ciddiyetini göstermektedir. Hele de AKP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Hüseyin Çelik’in konuya ilgili olarak verdiği beyanatta “Nezaket içinde işleyen bir süreç yaşandı. Muhalefetin Ankara’da deprem varmış gibi bir ruh hali içine girmesine gerek yok. Onlar da ülkemiz de rahat olsun, bir problem söz konusu değildir.” demesi, biliniz ki Ankara’da çok önemli gelişmelerin olduğuna işarettir. Bu konuda söyleyeceklerim şimdilik saklı kalmak kaydıyla bir başka önemli konuda düşüncelerimi sevgili okuyucularımla paylaşmak istiyorum.

24.07.2011 Pazar günü MAZLUM – DER ve ÖZGÜR – DER üyelerinden oluşan 300 kişilik bir gurup İstanbul Fatih Postanesi önünde toplanarak Milli Eğitim Bakanlığına iki mektup gönderip isteklerini iletmişlerdir. “Irkçı Kemalist müfredat istemiyoruz” “ Irkçı andı reddediyoruz” şeklinde sloganlar atarak Saraçhane Parkına doğru yürüyüşe geçmişlerdir. Yürüyüş sırasında sloganlarına “Kışla düzenine son”        “Kesintisiz eğitim kesintisiz zorbalık” “Okullarda başörtüsüne özgürlük” sloganlarını da ilave etmişlerdir. Daha sonra topluluk adına konuşan Zehra Türkmen adında bir kadın: “Andımız adlı İslâm akidesine aykırı öğeler içeren, kişi putlaştırmasına ve kişilik tahribine yönelik ırkçı metnin her sabah çocuklarımıza zorla söylettirilmesi ayıbına, ilkelliğine ve zulmüne son verilmelidir. İsteyen vatandaşa anadilde eğitim alma hakkı tanınmalıdır. Okullarda askeri denetim ve vesayet aracı olan kışla tipi eğitim simgesi MİLLİ GÜVENLİK DERSLERİ kaldırılmalıdır” diye konuşmuş ve protesto yürüyüşlerinin sebebini açıklamıştır.

Yukarıdaki konuşmanın görünen temelini okullarda çocuklara söyletilen öğrenci andının “İslâm akidesine aykırı olduğu ve kişilik tahribine yönelik ırkçı bir metin” olduğu fikri oluşturmaktadır. “Irkçı Kemalist müfredat istemiyoruz” dileklerini de buna ilave edebiliriz. Şimdi adı geçen öğrenci andını da aşağıya tam metin olarak alalım “Türküm, doğruyum, Çalışkanım, ilkem;  küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun.”

Bu arada mukaddes dinimizin bu konuda akidesini oluşturan ayet ve hadislerinin de meallerin buraya kaydedelim. “Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O’ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır. (Hucurât suresi Ayet 13)” “Ey iman edenler! İçinizden kim dininden dönerse, duysun. Allah onların yerine, kendisinin sevdiği, onların da kendisini seveceği, mü’minlere karşı mütevazi, kafirlere karşı heybetli, Allah yolunda savaşan, dil uzatanların kınamalarından yılmayan bir millet getirir. İşte o Allah’ın bir lûtfudur ki, onu dilediğine verir. Allah ihsanı bol olan, her şeyi bilendir. (Maide suresi Ayet 54)” “Yine göklerin ve yerin yaratılışı ile dillerinizin ve renklerinizin farklı oluşu da O’nun ayetlerindendir. Şüphe yok ki, bunda ilim sahipleri için ayetler vardır.( Rum suresi Ayet 22)” “Allah dileseydi hepinizi bir tek millet yapardı, fakat sizi, her birinize verdiği şeylerde imtihan edecek. O halde durmayın. Hayırlı işlerde yarışın. Nihayet dönüşünüz hep Allah’adır. O zaman O hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir. (Maide suresi ayet 48)”  “Kostantiniye (İstanbul) muhakkak fetih olunacaktır. Onu alan komutan ne iyi komutan, onu alan asker ne güzel askerdir.( Hadis-i şerif)” “Kişi kavmini sevmekten dolayı kınanamaz.(Hadis-i şerif)”

Irkçılık Musevilik hariç bütün dinlerin ve felsefi ekollerin lanetlediği bir akidedir. Musevilik Yahudi’leri   dünyanın efendisi, diğer bütün milletleri GOYİM yani hayvan tohumundan oluşmuş insan görünümlü hayvanlar olarak kabul eder. Bu nedenle goyimlerin malı, canı ve namusları Yahudilere helâldir. Müslümanlık kendinden önce gelen dinlerin bozulmuş akidelerini düzeltmeyi amaç edindiği için Museviliğin bu korkunç inancını da reddetmiştir. İnsanlığı ana ve baba bir(Adem ve Havva) aynı soydan gelen birer kardeş kabul etmiş, ancak  beşeriyetin  hayrına olduğu için onları dilleri ve renkleri birbirinden ayrı kavim ve milletlere ayırmıştır. Allah bütün insanları aynı dili konuşan, aynı rengi taşıyan tek millet yapma gücüne sahiptir. Ancak böyle yaratılmanın insanlığın hayrına olmadığını bilmek için ilim sahibi olmak gerekir.

Allah yanında hiçbir insanın veya kavmin bir diğerine üstünlüğü yoktur. İslâm’ da üstünlük Allah’ın emirlerine ve yasaklarına uymakla sağlanır. O nedenle bazı insanlar ve milletler diğerlerine göre Allah tarafından sevilirler, onlar da Allah’ı severler. Yukarıdaki ayette anlamını bulan ve Allah’ın sevgisine mazhar olan milletin hangi milletler olduğu Kur’an müfessirleri tarafından isimleri zikredilmiştir. Bin yıldan beri İlay-i kelimetullah (Allah rızası) için kanını sebil etmiş Türk Milleti bu sevilen milletlerin başında zikredilmişse, özünde Türklüğe gönlü ısınmayanların kıskançlığı, bizi doğru bildiğimiz yoldan elbette çeviremez. Çünkü Allah’ın dedi gibi biz “dil uzatanların kınamalarından yılgınlığa düşmeyecek”  moral gücüyle teçhiz edilmişiz. Ayrıca Peygamberimizin mübarek sözlerinde kayda geçmiş olan Güzel asker ve güzel komutanın hangi milletin askeri ve komutanı olduğunu da İslâmi akideyle yeniden tefekkür edilmesinde gerçeğin anlaşılması bakımından fayda bulunmaktadır. Elbette  güzel komutan Fatih Sultan Mehmet’tir. İyi asker de Türk askeridir. Ancak İstanbul’un ikinci kez düşman işgalinden kurtulmasını sağlayan Büyük komutan Mustafa Kemal ATATÜRK’ün, Peygamber dilinde “güzel komutan”  övgüsünün muhatabı olduğu da tarihi bir gerçektir. Ayrıca kişilerin mensup olduğu millete sevgi ve bağlılık duyması da bir fıtrat duygusu olup İslâmi akideyle tam bir uyum göstermektedir. Öğrenci andının bu açıdan incelendiğinde ne bir ırkçı temayülü vardır ne de onların söylediklerine haklılık kazandıracak bir yönü bulunmaktadır. Onlar bütünüyle KEMALİZM olarak niteledikleri ATATÜRKÇÜLÜĞÜ hedef almakta, onu çökerterek sonunda ifade ettikleri “Anadilde eğitim hakkı” talep etmektedirler. Bütün eveleyip gevelemelerin ardında bu vardır. Mevcut sistemi “Irkçılık” gibi lanetlenmiş bir kavramla karalayarak, isteklerini “İslâmi bir akide” ambalajıyla sunmanın başka bir makul yolu yoktur.

Her ferdin ve toplumun bir ana dili olduğu gibi her devletin de bir ana dili vardır. Türkiye Cumhuriyetinin ana dili (resmi dili) Türkçedir. Türk milleti bir etnik gurubun adı değil, Türkiye Cumhuriyetini kuran halkın adıdır. Türk milletinin temeli yüksek TÜRK KÜLTÜRÜNE dayanır. Türk Kültürünün taşıyıcısı ana direk de TÜRKÇE’DİR. Elbette içimizde dili ve rengi yani etnik aidiyeti farklı olanlar da vardır. Bunların kendi dillerini konuşup yaşatma hakları da vardır. Ancak bu haklarını bireysel kültürel hakların üzerine çıkartarak millet yapısını bölmeye ve devlet yapısını çökertmeye kimsenin hakkı olmadığını da onların bilmesi gerekmektedir. Dünyada konuşulan irili ufaklı altı bin üzerinde dil bulunmaktadır. Bu sayı Birleşmiş Milletler belgelerinden alınmıştır. Ama devlet dili sayısı Birleşmiş Milletlere üye devlet sayısı kadardır. Her dilin devlet dili hüviyeti kazanması ancak o dili konuşan toplumun devlet kurmasıyla mümkündür. Ana dilde eğitim hakkı talep edenlerin gerçekte ayrı devlet, ayrı bayrak talep ettiklerinin bizler farkındayız. İsteklerini daha dürüstçe dillendirmelerinde büyük faydalar vardır. Bilinmelidir ki “İslâm akidesi” arkasına sığınmak kocaman bir sahtekârlıktır. Çünkü atalarımız “ZEHİR ALTIN KADEHTE SUNULUR” diye bizi uyarmışlardır.

Dürüst olun İSLÂMI MÜSLÜMANLARA BIRAKIN.

02.08.2011

 

Bu yazı toplam 1256 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim