• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 19 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 23 °C

İsraf-Tasarruf ve Verimlilik-2

Mustafa Namdar

            19.05.2004

Bir düşünür “Hiç kimse başarı merdivenini elleri cebinde çıkmamıştır” demiş. Sn. Ahmet Baysal’ın anlattıklarını dinledikçe sanki o günleri yaşıyormuşçasına duygulanıyordu. Çok zor koşullarda tırnaklarıyla kazandıklarını bu gençlere, onların geleceklerine gözünü kırpmadan harcamıştı.

Sn. Ahmet Baysal Amcayı iki kelimede tarif ediyordu: “Çalışmak ve tasarruf etmek.” Kurduğu Vakıfla Bolu’ya kazandırılan 116 eser planlı ve verimli çalışmasının ve tasarruf bilincinin eseridir diyordu.

Bolu’da aranızda bulunduğu zamanlarda sizlerin de şahit olduğunuz gibi tabağında yemek, bardağında su bırakmadığını, az fakat öz konuştuğunu, zamanı israf etmediğini hep gördünüz. Bu davranışları onun günlük yaşamından kesitler olduğunu hep gördünüz. Ben size bunların dışında iş ve çalışma hayatından örnekler vereceğim diyordu.

Yıl 1953. Dört yıl önce kurduğu İZSAL Döküm Fabrikası Avrupa’da kartel oluşturan 6 büyük fabrikanın fiyat ucuzlatması karşısında kapanma noktasına getirildi. Böylesi haksız rekabet karşısında daha da kamçılanmış, daha hesaplı, daha verimli, daha tasarruflu üretim arayışları içinde müteahhitlik ve ticari hayatında yirmi yılda edindiği tüm varlığını son kuruşuna kadar üretime harcamıştır. O da yetmemiş, fabrikasını ipotek ederek Sanayi Kalkınma Bankası’ndan kredi alarak borçlanmıştır.

Verimlilik, eldeki aynı imkanlarla, aynı zaman diliminde daha fazla hizmet üretebilmektir. Bu esasa göre “Nasıl daha verimli hale gelinebilinir” araştırması içine girilmiştir. O dönemde Fransa’da uygulanan “Teşvik Primi” modeli uygulanmaya başlanmıştır. Bu uygulama sonucunda üretim bir yılda %60 artmıştır. Ülkede ilk defa uygulanan bu sistemi diğer işletmelerde de uygulanması yönünde çok ciddi çalışmalar yapılmıştır. Ne var ki 1955’den 1980’li yıllara kadar süren “KOTALAR” dönemi denen ticari hayatın çöküşünün yaşandığı rekabetsiz bir dönemde işveren kesimi bu sisteme pek rağbet etmedi.

1979 yılında Ecevit hükümeti Teşvik Primi uygulanmasına yönelik bir Bakanlar Kurulu kararı çıkardı ama, o da uygulanabilir olmaktan çok uzaktı. Bu konuda Tercüman Gazetesi’nde yayınlanan şu eleştirimiz olmuştur;

“...Hükümetin konuya eğilmesi çok sevindiricidir. Ancak ne yazık ki bu mühim konuda kitler için uygulanmaya konulmuş bulunan üretimi Teşvik Primi Kararnamesi, teşhisi doğru konulmuş bulunan bir hastalığın tedavisi için alınmış tedbirler daha başlangıçta reçete üstünde kalmaya mahkum bırakılmıştır.” (16 Mayıs 1979)

Bu yazı toplam 297 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim