• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 5 °C

İSTANBUL’UN 552. FETİH YILI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Mustafa Öz

            28.05.2005

İstanbul, Asya ile Avrupa kıtasını birbirine bağlayan önemli bir yerde kurulmuş olması nedeniyle; Tarihin her döneminde stratejik öneme sahip olmuştur. Günümüzde de; Marmara Denizi’nden Karadeniz'e deniz trafiği her geçen gün artmakta, bu yönüyle önemini muhafaza etmektedir. Türkiye'nin ekonomik faaliyetlerinin % 65'i İstanbul'da toplanmıştır. Nüfusumuzun %1/7’si yani 12 milyon insanımız bu metropolde yaşamaktadır.

İstanbul'u almak için; Emeviler, Abbasiler kuşatma yapmışlar fakat başarılı olamamışlardır. Hz. Eyüp bu kuşatma sırasında vefat etmiş, bugünkü EYÜP semti Fatih Sultan Mehmet tarafından onun adına yaptırılmış Camii ve türbe etrafında gelişmiştir.

Eski Yunanlılar bu şehre; İSTİNBOLİN (Şehre gidiyorum ) diyorlardı.

Romalılar döneminde ise; KOSTANTİNAPOLİS diye isimlendirilmişti. Şehir o dönemde bu ismi ile ünlenmiş bir ticaret ve sanayi, kültür merkezi olmuştu. Ancak 1. Haçlı seferleri sırasında 1204’te Katolik Latinlerin istilasına uğramış bu güzel şehir yağmalanarak yakılıp yıkılmıştı. Romalılar’ın Ortodoks olması, Katoliklerin gazabına uğramak için yeterli olmuştu..!

Osmanlı Devleti Anadolu'da kabına sığmamaya başlamıştı: Anadolu yakası fethedilmiş, Çanakkale boğazından Trakya’ya geçilmişti. Fatih’in babası Sultan 2.Murat Han İstanbul'un fethini planlamışsa da, muvaffak olamamıştı. Onun yerine genç yaşta tahta geçen Fatih Sultan Mehmet Molla Gürani, Ak Şeyh (Şemsettin ) gibi değerli hocaların elinde ufku geniş bir devlet adamı olarak yetiştirilmişti!

ONUN EN ÖNEMLİ İDEALİ KONSTANTİNAPOLİS'İ FETHETMEKTİ

İstanbul'un fethini tahta geçer geçmez Divan'ı Hümayunda tartışmaya açtığında heyecanla onu destekleyenler olduğu gibi; Bu fikrin gerçekleşmesi zor bir hayal olduğunu düşünenler de vardı. Çandarlı Halil Paşa gibi "Haksız da sayılmazlardı. İstanbul boğazlardan geçerek denizden fethedilmesi güç bir şehirdi. Karadan ise uzun ve yüksek sağlam surlarla kaplıydı!Genç ve tecrübesiz bir padişahın asırlara hükmetmiş Roma’nın başkentini fethetmesi hiç de akla uygun gelmiyordu. Sultan Fatih kararlı idi; Önce Anadolu Hisarının karşısına 1451 tarihinde başlayıp 1452'de 4 ayda bitirilen RUMELİ HİSARINI yaptırdı. Daha sonra surları aşmak için dünyada eşi benzeri olmayan mühendislik harikası TOPLAR döktürdü. Haliç’teki gemileri denizde batırmak üzere bizzat kendisinin tasarladığı bugünkü adı ile HAVAN TOPLARI döktürdü. Bizans'ın Haliç’e çekmiş olduğu zinciri karadan gemilerini halice indirerek işlevsiz bıraktı.

6 NİSAN 1453 Cuma günü Edirne Kapı sırtlarında karargah kurularak kuşatma başlar. Bizans son gücünü kullanarak karşı koymaktadır. Bizans’ın içinde karışıklık ve yönetime karşı hoşnutsuzluk vardır. Katoliklerden yardım istenmiştir!" Ancak Grandük NOTAROS "KOSTATİNAPOLİS’de kardinal şapkası görmektense Türk Sarığı görmeyi tercih ederim" diyordu. Haksız da sayılmazdı. Osmanlı’nın adaleti her tarafa yayılmıştı.

Tüm direnişe rağmen Fatih’in dehası azim ve kararı karşılığında şehir 52 gün dayanabilmiş 29 MAYIS 1453 Salı günü İstanbul fethedildi.

Bu fetih ortaçağın kapanışı, yeniçağın başlangıcını muştuluyordu.. Bu yeniçağa peygamberin övgüsünü alan "İSTANBUL bir gün mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ve ordusu ne güzeldir" eşsiz deha, rakipsiz gücüyle Fatih Sultan Mehmet damgasını vuruyordu.

Avrupa'nın ortaçağ barbarları ve bütün dünya fethin Salı sabahına küçük dillerini yutmuş olarak uyanmışlardı!

FETHİ TARİH ŞUURU İÇİNDE DEĞERLENDİRMEK GEREKİYOR

Günümüzde fetih ruhunu taşıyan kalmadı! Kimseye durup dururken savaş açalım diyen yok. Ama asırlarca adil ve insancıl bir yönetim kuran ecdadımızın kurduğu bu NİZAM-I ALEM ülküsünü anlayamasak, anlatamazsak Tarih şuuruna (Bilincine) ulaşmış olamayız. Bazıları 552. yılını kutladığımız fethin anlamını unuttuğu gibi, bir kısım insanlarımız da fetih kutlamasının gereksizliğinden dem vuruyor. Onlara göre herşey günü yaşamak, mideyi doldurmak, maddeci düşünmekten ibaret" Ecdada saygı, vatan , millet, bayrak, din bunlar üzerinde durulmaya değmez kavramlar olarak niteleniyor. Kahramanlık ise gereksiz güç gösterisi olarak algılanıyor.

Emperyalistler dün kuvvetle karşımıza dikiliyordu. Bugün kültür kuşatması ile; Dilimizi, Dinimizi, Tarihimizi bizi biz yapan değerlerimizi yok ediyor. O nedenle de 21 yaşında fetih yapabilen güçte, yetenekte devlet adamı ve genç yetiştiremiyoruz. Analar aynı; Ancak ne Fatih var. Ne de fetih!" Selam olsun Fatih’e ve fatihin aslanlarına! 552. Fetih kutlu olsun, mübarek olsun!"

Bu yazı toplam 332 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim