• BIST 90.383
  • Altın 145,017
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 14 °C

İstediğim gözyaşı değil

Mustafa Namdar

            05.03.2005

İnsanlar vardır, doğa kanunu diyerek öldü dersiniz ama öldüremezsiniz. Onlar gönüllerde hep yaşar. Onlar, her ölüm yıldönümlerinde yeniden doğarlar. Gözyaşlarına tahammülleri yoktur onların. Onlar, yaşam mücadelesinden güç alırlar. Onlar çalışmaktan, üretmekten, onlar paylaşmaktan mutlu olurlar. Onlar, gözlerdeki yaşlardan değil, ışıltıdan hoşnutturlar. Tıpkı hayırların efsane ismi İzzet Baysal gibi.

Soruyorlar, "Sizi en çok mutlu eden şey nedir?" Cevap çok kısa ve net; "Halkımın ve gençlerin gözlerinde gördüğüm ışıltı" diyor.

Doğumundan ölümüne yaşamının her anını halkın ve gençlerin mutluluğu için mücadeleyle geçirmiş, büyük hayırseverin öncelikli isteği, bu toplumun huzuru olmuş.

Yaşamının en zor dönemlerinde pes edip, teslim olma kolaycılığını kabullenmeyen bu büyük insan, gücünü ilkelerinden taviz vermeyen çalışkanlığında, inancında bulmuş. O, yaşlıları, düşkünleri, garipleri düşünmüş, sof ralarının aşı, gönüllerinin yoldaşı olmak için mücadele etmiş. O, hastaları düşünmüş, derman olabilmek için savaşmış. O, gençleri, o ülkenin geleceğini düşünmüş. Eğitim yuvaları ile ışık olup, yollarını aydınlatmak, bilgilendirmek için ömür tüketmiş.

İşte 5 Mart. Sarıyer’de, Marmara’nın karanlıklarında oluşan kara haberin, yürekleri yaktığı gün. İzzet Baba’yı kaybettik! Dalga dalga yayılan acı haberin, Bolu üzerine kara bulut gibi çöktüğü bu günde oluşan mahşeri kalabalığın gözyaşları ıslattı, dudaklardan dökülen duaları. Kadınıyla, kızıyla, babasıyla, oğluyla son yolculuğuna uğurladığı babasının manevi huzurunda, son görevi, huşu içinde yerine getirenler, beş yıl sonra, aynı duygularla yine huzurda Allah’ın rahmetini diledi.

Yüreğimizden dalga dalga Gölköy sırtlarından semaya yayılan duaları yaparken takıldı aklıma. İzzet Baba’nın istediği gözyaşı ağıt mıydı? O, yaşadığı tüm zorluklar karşısında ağlamamıştı. O, sıkıntılarını mücadele ile aşmasını bilmişti. Peki kalkıp mezarından, "Ben mutluluğumu gözlerinizdeki parıltıda buldum. Ya sizler ne yapıyor sunuz, bu ülke ve ülke insanları için? Kurduğum eğitim yuvalarının hakkını nasıl veriyor sunuz? Başarınızın sınırı nedir? Sıralamada nerelerde siniz? İlimde, bilimde ne yapıyor sunuz? Dünya gençleri arasındaki yeriniz nedir? Hangi araştırmalar, hangi eserlerinizle, kürsülerde sesinizi duyurdunuz? Hallettiniz mi işsizliği? Yok ettiniz mi fakirliği? Öğütlerimin ne kadarını yapabiliyor sunuz? Ben sizlerin gözünde yaş değil, parıltı görmek istiyorum. Ben sizleri zor günlerinizde, birarada görmek istiyorum. Ben sizlerin başarılarınızı duymak istiyorum" derse ne diyeceğiz?

Bu sorularla sınıfımızı geçebileceğimizi sanmıyorum. Ya sizler!!!

Allah’ın rahmeti üzerine olsun. Mekanın cennet, ruhun şad olsun İzzet Baba.

Bu yazı toplam 263 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim