eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, eskişehir escort - ankara escort
  • BIST 105.042
  • Altın 163,210
  • Dolar 3,9375
  • Euro 4,6731
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 7 °C

İYİ PARTİ HAKKINDA

Hasan Dinç

Çok uzun zamandır politika yazmıyorum. Bu durum dostlarımın da dikkatini çekmiş olmalı ki gördüklerinde bunu soruyorlar. Ben sebeplerini anlatıyorum ve sonunda ilerleyen yaşımı da ileri sürerek artık bu tür uğraşıları gençlere bırakmak gerektiğini söyleyerek siyaset sahnesinden çekilmek gerektiğini dostlarıma anlatıyorum.  Söylediklerimin ve gerekçelerimin pek de inandırıcı olmadığını dostlarımın bakışlarından ve bana söylediklerinden anlıyorum. Ancak duruma saygı duyduklarını sözlerinin arasını sıkıştırmayı da ihmal etmiyorlar. Hepsine teşekkür ediyorum.

1 Kasım 2015 tarihinde yapılan erken genel seçimler sonucunda MHP’de yaşanan gelişmeler siyaseten Türkiye’nin birinci ve öncelikli gündemini oluşturmuştur. 7 Haziran 2015 seçimlerinin sonucu hiçbir partinin tek başına hükümet kurma çoğunluğunu elde edememesiyle yaşanan siyasi gelişmeleri burada tekrar etmeye gerek yok. Bir koalisyon kurulamamsı sonucu Anayasamızın Cumhurbaşkanına verdiği yetkiyle yeniden genel seçimler yapılmış, gelişmeleri seçmene iyi anlatamayan MHP seçmen tarafından durumun suçlusu görülmüştür. Yapılan seçimde hem seçmen desteğinden hem de  %50 oranında milletvekili kaybederek sandıktan çıkınca parti tabanında genel başkan ve genel merkez yönetimi sorgulanmaya başlanmıştır. Partide şimdiye kadar egemen olan lider sorgulanamaz anlayışı yıkılmış, her mahfilde sandıktan çıkan sonuç partililerin içine sinmediği için genel başkan ve yönetim seçim sonuçlarından birinci derecede sorumlu tutulmuş ve bu durumun değerlendirilmesi için toplantılar yapılması istenilmiştir. Bu istek dikkate alınmayınca da her muhitte muhalif unsurlar kendi aralarında toplantılar yapmaya başlamış, bu toplantılar yaygınlık kazanınca başta Sinan Ogan, Ümit Özdağ, Koray Aydın ve Meral Akşener birbirlerinden kopuk fakat aynı amaca yönelik çalışmalara başladılar. Amaçları partiyi seçim sonuçlarını değerlendirmek için gerekirse olağanüstü kongreye kadar götürmekti. Bu faaliyet tabanda büyü ilgi uyandırdı. Ancak genel başkan bu istekleri pek dikkate almadı. Parti tüzüğünün gerekleri yerine getirilerek toplanan imzalar da mahkemeye taşınınca işler iyice karıştı. Sonuçta anlaşıldı ki meşruiyet ve demokrasi içinde olağanüstü kongre yapmak mümkün değildir. Bu işe öncülük yapanların partiden ihraçları da gündeme gelince yeni bir parti kurma çalışmaları kaçınılmaz olmuştur.

 Kısaca İYİ PARTİ’nin hamilelik ve doğum süreci böyledir. Partinin adı ve logosu üzerinde yapılan lüzumsuz tartışmaları bir yana bırakırsak İYİ PARTİ’nin halkımız tarafından ilgi ve heyecanla karşılandığını söyleyebiliriz. Siyaset sosyolojisi ve siyaset mühendisliği yapanları okuyup dinliyoruz. Önyargılı olanların dışındaki hemen bütün değerlendirmeler İYİ PARTİ için olumlu görünmektedir. Önyargılı ve genelde yandaş yazar ve yorumcular ise Türk siyaset yelpazesinde bu parti için bir boşluk bulunmadığı gerekçesiyle başarılı olamayacağını iddia etmektedirler. AKP’nin çok rahatsız olduğu her haliyle görülmektedir. Bu bile İYİ PARTİ’nin Türk siyasetinde önemli bir boşluğu doldurduğunu göstermektedir.

Bütün kesimleri kucaklamak ve Türk siyaseti için bir zaruret haline gelmiş toplumsal barışın temini konusunda kararlı görünen İYİ PARTİ siyaset yelpazesinde kendisine beklenenden daha çok yer bulacağı şimdiden görülmektedir. Parti tabanlarının birbirlerine karşı aşırı derecede kinleşmiş ve kamplaşmış yapısı, partiler arası oy geçişgenliğinin zayıfladığı bu dönemde bu durumdan rahatsız olan ve bunalmış bulunan seçmenlerin İYİ PARTİ’de toplanması, özlenen toplumsal birlikteliğin inşa edilmesi gibi büyük bir toplumsal projeyi programına alması partiye iktidar kapısını aralayacak gibi görünmektedir.

Türk siyasetinde geçmişte büyük hizmetler vermiş olup günümüzde siyaset sahnesinden uzaklaşmış bulunan partilerin hala diri ve heyecanlı tabanlarının siyaset yapabileceği bir parti gibi görünmesi bu partiyi iktidar yapacak en büyük avantajıdır, DYP, ANAP, DSP, BBP gibi partilerin tabanları bu partide birlikte siyaset yapma heyecanını şimdiden yaşamaya başlamışlardır. Bunun dışında AKP, CHP ve MHP tabanlarında partilerinin takip ettikleri politikalardan yorulmuş birçok seçmenin bu partinin kurulmasından gizli bir mutluluk duydukları da anlaşılmaktadır. Seçimlerde beğenmedikleri halde oy kullanmak zorunda kalan seçmenlerin artık “ kime oy verelim” deme şansları da kalmamıştır.

Geçtiğimiz gün birkaç dostumla bu konuda sohbet ederken bana “Abi, İYİ PARTİ’nin seçimlerdeki şansı ne olur?” sorusuyla karşılaştım. Kendilerine Bu partinin yapılacak ilk seçimlerde %25 ile %35 arasında bir oy alabileceğini, ilk seçimlerde iktidar olamasa da ana muhalefet partisi olacağını söyledim. Hemen arkasından kimden ya da hangi partilerden ne oranda oy alabileceğini sordular. Kısaca %15 AKP, %10 CHP ve %8 de MHP’den oy alabilir dedim. 2019 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde Meral Akşener’in ikinci turda cumhurbaşkanı seçilmesinin ise kesin olacağını cevabıma ilave ettim.

 İYİ PARTİ ile ilgili bu iyimser ve olumlu değerlendirmelerim partinin çalışma ve teşkilatlanmalarında her şeyin söylenildiği gibi planlı bir şekilde gerçekleşmesine bağlıdır. Bu konuda İYİ PARTİ’nin teşkilatlandırmadan sorumlu genel başkan yardımcısı Sayın Koray Aydın’ın twitter hesabından söylediklerinin önemini dikkate almak icabetmektedir. Sayın Koray Aydın “Herkes müsterih olsun; Türkiye İYİ olacak.” Diye başladığı mesajına“Partimizin teşkilatlanma sürecinde izlediğimiz demokratik yöntem Türk siyasetine de örnek olacaktır” diye devam etmiş, sonra da “ Teşkilatlanma çalışmalarımızı yürüttüğümüz tüm il ve ilçelerde istişareye dayalı bir yöntem izliyoruz” “Biz yola çıkarken söz verdik. Ayrıştırmaya, kutuplaştırmaya, ötekileştirmeye değil birleştirmeye geliyoruz” diyerek teşkilatlanmada izleyecekleri yöntemi özetlemiştir.

İnşallah böyle olur. Ancak önümüzde bir örnek vardır. İYİ PARTİ’nin Bolu’daki teşkilatlanması için tercih edilen Sayın Mehmet Aydın’ın yetkilendirilmesi bu yönteme uygun düşmemiştir. Sayın Aydın’ın yetkilendirilmesi söylenildiği gibi ne demokratik yönteme ne de istişare yöntemine dayanmadığı görülmektedir.  Ayrıca Sayın Aydın bırakınız diğer partilerden gelecek vatandaşlarımızı, MHP’den ayrılan seçmenleri bile birleştirecek yapıdan yoksundur. Bolu’da Mehmet Aydın ismi İYİ PARTİ’nin yurt genelinde göstereceği başarıya başlamadan gölge düşürdüğü görünümünü vermektedir. Milletin siyasi ümit bağladığı bir hareketin teşkilatlanmasında özensiz davranılması seçmen kitlesinde kuşku ile karşılanmıştır.  

Bu yazı toplam 1625 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim