• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 1 °C

İzzet Baba’ya şükran

Mustafa Namdar

            13.05.2004

Bir el uzandı sıcak, sımsıcak sardı bedenimizi. Bir el uzandı öpülesi, baba diye öptük koyduk başımız üstüne. O gönül bağının sofrasını açtı, ekmeğimiz, aşımız oldu. Rızıklandık yediden yetmişe, kadınından erkeğine. Çetin geçmişti yaşamı. Çalıştı, didindi, dünya devleriyle yarıştı. Kazandı, kazandırdı. Kazandığından payını verdi devletine hep ilk sıralarda. Çıkarmadı sırtından iş tulumunu, alınteriyle yoğurdu işinin hamurunu.

Hak yemedi, hakkını yedirmedi. İsrafı da hiç mi hiç sevmedi. Doğruda inatlaştı. Çalışmada üretimi aştı. Sevgiyi, hep sevgiyi dağıtıp acıları paylaştı. Dar sokakların kaldırım taşlarında yürüyen insanları, arkadaşlarını unutmamıştı. Yamalı giysili, delik ayakkabılı, kuru ve yavan ekmekle büyüyen çocukluk arkadaşlarını unutamamıştı.

O, tanıyordu gözleri çakmak çakmak boynu bükük çocukları. O çok iyi biliyordu soğuk günlerin ayazında, elleri delik ceplerinde buz kesenleri. O, yaşlılar gördü, nasırlı ellerindeki çizgileri derin yaşlılar. O, garipler gördü, kaderine terkedilmiş kimsesiz, yapayalnız. O, hastalar gördü, çaresizlik içinde şifa arayan. O hastalar tanıdı kanayan yaralarına derman bulamayan. O, gençler gördü Cumhuriyet’i yüceltmeye çalışan. O, gençleri gördü, coşkulu heyecanlı Ata’sının izinde koşan. O, gençleri izledi dünya gençliği ile yarışan.

Bu böyle gitmezdi, biliyordu. Yaşamın bir gerçeğiydi bu. Dünya malı dünyada kalırdı. Düşündü verdi kararını. Vergisi ödenmiş helal kazançla kuruverdi Vakfını. Önce sağlık dedi, köyden kente kurdu sağlık evlerini. Sağlık evleri büyüdü sağlık ocakları, sağlık ocakları büyüdü hastane, onlar da büyüdü açıldı Tıp Fakülteleri. Sonra okul dedi, genç beyinleri bilgilendirdi. Okullar da dalga dalga büyüdü üniversite oldu. Sevgili İzzet Baba; yaşlılar, kimsesizler mutlu şimdi huzurevlerinde. Çocuklar şen ve coşkulu okullarında. Gençler geleceğe huzurla hazırlanıyor bilim yuvası üniversitede. Çorak toprakların suyu oldu çağladı hayırların efsane ismi gönüllerde. Kuruyan dudakların suyu Bolu’nun umudu oldu. Eserleri eserleri kovaladı, ödüller ödüllerin peşinden geldi. Devlet nişanı ile ödüllendiğinde Bolu gururlandı. O, tevazu gösterdi. En büyük ödülünü “Halkın ve gençlerin gözlerindeki pırıltıda görüldüğünü" söyledi. “Bolulular, bu vakıf sizin” derken, o hep içimizden nice Baysallar çıkacağına yürekten inandı.

İşte İzzet Baba. İşte eserlerinle yetişen gençlik. İşte eserlerinin gölgesinde huzur bulan halk senden aldığı güçle dimdik ayakta. Ülkünü ilke edinip, onurunu yıllardan yıllara taşıyacağız. Seninle övünüp, seninle gururlanacağız. Seni sevmenin eserlerine eser katmak olduğunu biliyoruz. Seni yürekten kucaklıyor, sana Köroğlu Dağlarının kekik kokan yaylalarından kır çiçekleri sunuyoruz. Bolu halkı olarak şükranlarımızı arzediyoruz. Manevi huzurunda bir kez daha saygıyla eğiliyoruz.

Bu yazı toplam 263 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim