• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 13 °C

İzzet Baysal Şükran Günleri Kültür-Sanat ve Turizm Festivali -7-

Mustafa Namdar

II. GÜN ETKİNLİKLERİ

Standlarda ikramlar ve kısa da olsa sohbetler hoşa gidiyor. Mutlu oluyordu insanlar. Kimileri ürünlerini tanıtıyor, kimileri de sorunlarını aktarıyordu. Bu bir fırsat olmalıydı ilin en tepedeki amiriyle konuşmak için. Güler yüzle sıcacık bir iletişimle yukarı çarşıya doğru yürünüyordu. Ne güzel manzara keşke hergün böylesi etkinlikler olsa.

Merdivenin başında karşılıyorlardı konukları dernek başkanı Hakan Özkan, Ertan Varlık ve Mehmet Karamanlı. Ağır ağır çıkılan merdivenlerden ağır ağır yürünüyordu Yıldırım Beyazıt Camii yanındaki yokuştan. Yukarı çarşı hareketliydi yukarı çarşıda vatandaş tek sıra olmuş ikram edilen döneri pilavı alıyordu nizam içinde. Vitrinlerde “İzzet Baysal Şükran Günleri anısına indirimli satışlar” yazıyordu. Yukarı çarşı esnafı kendine özgü sıcak bir karşılama yapıyor sempatik davranıyordu. Ara sokaklar dolaşıldı kısa sohbetler yapıldı ve tarihi taşhan içinde kurulan sofraya davet edildi konuklar. Döner, pilav, baklava, un helvası (Boluluların karatopak helvası),ayran ikramı yapıldı.

Saat 10.00’da bir başka güzellik de Bolu havacılık ve dağ sporları derneği tarafından Abant’taydı. Abant’ta Türk Hava Kurumu öğretmenleri tarafından yamaç paraşütü ve model uçak gösterileri yapılıyordu. Yemek sonrası valimiz ve Ahmet Baysal’la birlikte arabası olan insanların bir bölümü A-bant’a gittiler. Anlatıldığı kadarıyla oradaki etkinlikler de fevkaladeymiş.
Saat 13.00- 17.00 arasında Bolu’da ilk kez GoKart turnuvası düzenlenmiş hem saat 14.00’de Kültür Müdürlüğü salonunda yazar Turgut Özakman’ın söyleşisi vardı. Çılgın Türkler’in yazarını birebir dinleyebilmek için salondaydık. Mütevazi, sempatik, sıcak kanlı bir görünümü vardı. Biyografisini okurken özelliklerinin sayılmasından sıkıldığını ifade ediyordu. Büyük bir alkış sesi arasında sahnedeki yerini aldı. Sade ve akıcı bir üslupla anlat-tıklarını dinliyordu salon sessizlik içinde. Neler mi söyledi? Başlıklar halinde yazabildiklerimi sizlerle paylaşayım.

-İzzet Baysal’ı anma haftasında bana bu konuşmayı yapmak nasip olduğu için mutluyum. Milli mücadele öncesini anlatırken osmanlının son durumunu anlatıyor. Galiplerin her dediğini yerine getiren yöneticiler için İzmir Konağa çıkan Yunanlının alnının çatına sıktığı kurşunun bir uyarı olduğunu söylüyordu. Öldürülmüş bir teğmenin ağzına işemesine karşı gösterilen tepkiye “Yunanlılara karşı çıkmanın padişaha isyan olduğunu söylediklerini bunun galiplerin emri olduğunu ifade ediyordu.

-Sevri okuyun. Sevr bugünkü Avrupa birliğinin sözlerini deşifre eder.

-Milli Mücadele öncesi Atatürk’ün etrafında toplanan bir avuç türk, olmayacak bir şeye hayır diyen Çılgın Türkler’di.

-Bolu isyanında yarı ölü bir teğmeni ayaklarından sürüyerek öldüren isyancı gençleri askere alan Nazım Bey onlara doğruları anlatması sonucun-da 4. Tümenin oluşturulduğunu. Tamamı Bolu delikanlılarından oluşan bu tümenin çok yararlı işler yaptığını. İnsanlara doğrular anlatıldığında halkın yanında olduklarının görüldüğünü.

-Çanakkale’yi, Atatürk’ü iyi anlatamadık. Bizi yönetmeye kalkanlar bu devletin nasıl kurulduğunu bilmiyorlar. Milli mücadelenin sayfalarını soldurmaya çalıştık.

-Cumhuriyetin ve milli mücadelenin gerekçesi anlatılmadı. Sahte ve yalan tarih Yazılmaya başlandı. İkiye bölünmüş bir gençlik yaratıldı. Yutturmaca tarihle yutturmaca gençlik yetişir.

-Lozan dünyanın en muhteşem diplomasi zaferidir. İnönü’nün saçları İnönü’de beyazlamıştır.

-O dönemlerde kabuğu incecik bir zar olan yumurtaya benziyordu osmanlı. Donanması haliçte, askeri kışlada çürütülmüş. Çanakkale Atatürk’ü çıkardı. Genç komutanların orada kazandığı tecrübe emperyalizmi yenebilme gücünü vermiştir. Çanakkale kurtuluş savaşının ön zaferidir.

-Yoksulluk zenginliği, kağnı kamyonu yeniyor. Milli mücadele bitmiş olamaz.

-Ortadoğu denen bu bölgede israilden başka bir devlet kalmayacaktır düşüncesinin hakim olduğu bir ortamda aranızdaki fikir ihtilaflarını erteleyin. Türkiyenin ayakta kalması için bir araya gelin. Bu ruh kuvayi milliye milliye ruhudur. Dün boğazları birlikte yönetelim, Dicle-Fırat’ı birlikte kullanalım düşüncesi bugünde gündemde.

-Atatürk’ün sözüyle bitirmek istiyorum konuşmamı. “Konu vatansa geri kalan teferruattır.”

Hoşçakalın.

23.05.2007

Bu yazı toplam 444 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim