• BIST 107.229
  • Altın 142,587
  • Dolar 3,5512
  • Euro 4,1287
  • Bolu 34 °C
  • İstanbul 34 °C
  • Ankara 34 °C

K Ö Y, K E N T ve Y U R T

Kemal Alemdar

  Önceki hafta yazdığım ‘ KENT KONSEYİ ‘ yazıma, okurlardan gelen tepkiler hem çok sevindirici hem de düşündürücü idi. Yorum yazan okurlarımın, ARAŞTIRICI-SORGULAYICI-TEŞVİK EDİCİ-YENİ SORULARLA, YENİ CEVAPLAR ARAYAN yaklaşımlarına sonsuz teşekkürlerimi sunarım. O yazım da kullandığım ‘ YAŞASIN ÖĞRENMEK ‘  deyişimi, ortak bir parola gibi kullanmayı sürdürmemi teşvik eden değerlendirmelerinden BAHTİYARLIK DUYDUM.

   Kentte yaşıyor ve kente dair yorumlarda bulunuyoruz. Bu nedenle ’ Kent konseyi ‘ ( Meclisi ) kavramının hemen peşinden KENT ve YURT kavramlarını irdelemenin yararlı olacağını düşündüm. Öyle ya;  köylülüğümüz henüz bitmedi, kentlilik kültürünün 150 yılda kazanılacağını iddia eden Sosyolojik ve Felsefi savlar var. Bunları ciddiye alıp dersimize öyle çalışmamız doğru olur sanırım.

    Tarihin ilk kentleri Mezopotamya’da kurulmuş, Mısır, Hindistan ve Çin kentleri de en eskilerden. Rönesans ve aydınlanma sonrası AVRUPA’ da, VİYANA ve PARİS Osmanlı elçilerinin hatıratlarında gündeme gelmiş,  17-18. yüzyıl kentlerinin önde gelenleri. Bu kent’lerin BİÇİMLİ PLANLARI,  AĞAÇLIKLI VE GENİŞ CADDELERİ ve YÜKSEK BİNALARINA duyulan hayranlık bu hatıratlar da yer almaktadır.  Kent ve Belediyeciliğe dair ilk yasa (MECELLE-İ UMUR-I BELEDİYE )-Belediye İşleri Kanunu - Tanzimat döneminde 17 Mayıs 1839’ da yayımlanmış. Ardından 1848 de sokakları genişletme ve parselleme ile ilgili Nizamname, 1856 da ise İstimlak Nizamnamesi yayınlanarak İSTANBUL’ un Çağdaş kent olma serüveni başlamış. Eh bizde 150 yılı geçirmişiz, artık kent’liyiz diyebilir miyiz. Onu bilmem ama KENT’ li olmak için çok çalışmak ve öğrenmek zorunda olduğumuzu iyi biliyorum.

   Dönem 19.yüzyıl sonları; Balkanlarda ve başka cephelerde toprak kayıplarımız sürüyor, ordumuz-Zskerimiz zorda. Yusuf AKÇURA’ nın ” ÜÇ TARZ-I SİYASET”  kitabındaki (Yayım tarihi 1904- 33 sayfalık bir çalışma)   OSMANLICILIK, PANİSLAMCILIK ve TÜRKÇÜLÜK tezleri ya da ideolojik yaklaşımları tartışılıyor. Tanzimat döneminin ünlü bakanı ve bilim adamı AHMET CEVDET PAŞA’ ya(1822-1895) soruyorlar;   Paşam Ordumuzu daha çok, Şehitlik Mertebesi ve İSLAMİ inancımızın kutsal değerleri ile savaştırıyoruz,  Avrupa da Milliyetçilik ve yurt sevgisi öne çıkıyor, bizde YURT- VATAN ve MİLLİYETÇİLİK duygularını öne çıkararak daha başarılı olabiliriz. Siz ne dersiniz?

   A.CEVDET Paşa derki;  Aman paşalar, bizim Askerimize Vatan derseniz onlar KÖYLERİNİN ÇAYIRINI ANLARLAR, topu tüfeği bırakıp köylerine giderler. Aman, sakın ha !! bu faslı kapatınız  !! Kelimeler, kavramlar ve bunları algılama süreci; tarihin insanlara dair hikayesinin en zor anlaşılır yanı olmuştur hep. Coğrafyanın önemli bir bilim olduğunu bilmeden, okuyup yazmadan ne YURDUMUZU, ne KENTİMİZİ, ne de kent yaşamını kavrayamayız.

   Bize köyümüzü,  kentimizi ve Yurdumuzu kazandıran ve de bu kavramların anlamını yücelterek içlerini dolduran Mustafa Kemal Paşamıza, 73.ölüm yıldönümün de”ALLAH’ tan RAHMET DİLİYOR “  ve Onun Askerlerine” SELAM OLSUN ” diyorum.  İyi haftalar ve İYİ OKUMALAR efendim.

12.11.2011


Bu yazı toplam 1073 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim