• BIST 82.796
  • Altın 147,560
  • Dolar 3,7818
  • Euro 4,0344
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 3 °C

Kaldırımlar

Nadir Garipoğlu

Kaldırımlar veya tretuarlar, araçların geçtiği yolun her iki tarafında, insanların rahatça ve güvenli bir şekilde yürümesi için yapılan bir yaya yoludur.

Kar ve yağmur sularından da binaları korur.

Kaldırımlar aynı zamanda medeniyetin ve kültürün de göstergesidir.

Nasıl mı?

Bir şehrin kaldırımları yüksekse, o şehirde medeniyet ve kültür arama.

Bir şehirde kaldırımlar zincirlerle çevriliyse, o şehirde medeniyet arama.

Bir şehirde kaldırıma araba çıkmasın diye mantar şeklinde engeller konuyorsa medeniyet arama.

Kaldırımlar dükkanlar tarafından işgal ediliyor toz ve toprağın içinde gıda maddeleri sergileniyorsa, o şehirde de medeniyet arama.

Medeni ve kültürlü ülkelerin şehirlerinde insanlar kaldırımları kesinlikle işgal etmez, oraları yayaların yürümesine ve gezinti yapmasına bırakır. Bu yayaya saygı demektir. Kaldırımların gerçek sahibi yayalardır.

Şunu da unutmayalım alışverişi yayalar yapar.

Ben ülkemizde öyle şehirler biliyorum ki, karşıdan karşıya geçmek için kaldırımlardan iki üç basamakla iniyorsunuz, yüksekliği 60-70 santim neden?

Çünkü, kaldırımları araçlar işgal eder de ondan.

Kaldırımları dükkan sahipleri de işgal eder, mallarını sergiler ve çok enteresan dükkanının önünü kendi malı zanneder.

Kaldırımlara trafik işaret levhaları, reklam panoları da konur, dikkat etmezseniz kafanızı vurursunuz.

Velhasıl yayaların yürümesini engellemek için akla gelen her türlü işgaliye yapılır.

Bizdeki yaya kaldırımlarında süreklilik de yoktur. Zavallı insanlar mutlaka bir engele takılır, araç yoluna iner ve tekrar kaldırma çıkar.

Dükkanların önündeki kaldırımlarda toz toprak içinde gıda maddelerinin sergilendiğini de görürsünüz.

Çevre Sağlık Müdürlüğü bu işlere hiç bakmaz.

Avrupa’da ise…

Kaldırımlar araçların geçtiği yol seviyesindedir, yayalar, sakatlar ve engelliler rahatlıkla kaldırımlardan gider, karşıdan karşıya geçebilir.

Hatta çoğu kaldırım araç trafiğinden bir çizgi ile ayrılmıştır.

Ayağınızı kaldırımdan yola attığınızda, geçen araba zınk diye durur. Bizde ise yaya küfrü yer.

Geçtiğimiz sene belediyemiz kaldırım işgaline son vermek için faaliyete geçmişti, biz de alkışlamıştık ama sonu gelmedi.

Şimdi görüyoruz ki belediye tekrar kaldırımları gerçek sahibi yayalara vermek için faaliyete geçmiş, ciddi olarak uğraşıyor.

Bakkallar Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlarının bu konudaki demeçlerini gazetelerden okuyoruz. Belediyeye karşı direnişe geçmişler, yani kaldırımların dükkanlar tarafından işgaline hoş görüyle bakıyorlar, nedense… işgali ve kötü görüntüyü görmezden geliyorlar.

Dükkan sahipleri kaldırımlara mallarını sergilediklerinde daha çok alışveriş olacağını mı zannediyorlar. Hiç alakası yok. Kim nerede ne satıyorsa müşteri biliyor, ayağına takılan tozlu mallardan da nefret ediyor.

Biz bu kafayla, bu kültürle Avrupa Birliği'ne gireceğiz ha… mümkün mü?

Biz ancak Afrika veya Arap birliğine gireriz.

15.07.2009

Bu yazı toplam 588 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim