• BIST 82.293
  • Altın 147,597
  • Dolar 3,8212
  • Euro 4,0743
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

KAR KİR'İ ÖRTTÜ

Mustafa Namdar

Doğa'nın kuralı bu. Ne kadar hor kullanırsak kullanalım mevsimler kırılıp incinmeden işlevini sürdürüyor. Dalını budağını koparsak, kökünden kesip yok etmeye çalışsak da o öfkelenip meyva vermekten vazgeçmiyor. Her mevsimin kendine özgü bir mesajı var. Kimi, insan ihanetinde toprağı ayağımızın altından çekip alıyor. Kimi fırtınası boranıyla uyarıyor.”Benimle oynama. Ne yaparsan ben eski halime dönerim” DER GİBİ.

Baharın güzelliği, yazın bereketi bir başka. Sonbaharın ihtarı bir başka. Her oluşumun bir sonu var.”Sevginizi, şu ağacın dallarından yerlere savrulan yapraklar üzerine değil yüreğinize yazın. Bakın onlar toprakda yok olup gidecekler..” der gibi geleceğimizi hatırlatırcasına…

İşte kış mevsimi geldi. Kar tanecikleri dökülüyor. Maviden kurşiniye dönen gökyüzünden yıldız yıldız…
Yaşlılar, sorumlu aile bireyleri, ısınma sorunlarını düşünürken çocuklar analarının çamaşır leğenlerini börek tepsilerini çaktırmadan alıp, sokak aralarındaki bayırlarda kaymaya çalışıyorlar. Vali babaları da, onlar bu mevsimin güzelliklerini yaşasınlar diye tatil edivermiş okullarını. Çocuklar mutlu, şen cıvıl cıvıl…

Sokak başında durup onları seyrederken kendi çocukluğum düştü aklıma. Yerde 15-20 santim kar. Kimimiz çıplak el tahta okul çantası elde, kimimizin koltuk altında kitap defterleri, eller delik ceplerde okul yollarındayız. Nefesleri donduran soğuğun etkisiyle burnumuz kulaklarımız morarmış düştü düşecek. Küçükler ağlamaklı, büyükler elinde sıktığı kar topuna hedef aramakta. Derken okul kapısında nöbetçi öğretmenin gür sesi.”Herkes çantasını şuraya bırakıp bir kucak odunla sınıfa çıksın” komutu. Sanki idam emrini açıklar gibi…Şimdi yerde 3-4 santim kar. Yollar temizlenmiş. Okullar tatil. Bizim çocukluğumuzda eksi onbeşlere düşmeden sağlık kurulunun aklına düşmezdi okul tatili. Belki de cep delik cepken delik. Ayak çorapsız ayakkabı yırtık. Doğa koşullarına uygun etkilenmezler diye düşünülürdü. Çocuk aklımız mı ererdi yaşadıklarımıza…

Kar beyazı. Kirlettiğimiz çevrenin kirini örttü., her şey saf ve temiz. Eskiler fiskos koltuklarında kar'ın yağışını seyrediyor. Eskiden soba kenarına yada ocak başına serili postaki üzerinde yapılan sohbetleri anar gibi. Fukaralığın büktüğü beli doğrultmanın hesaplarıyla uğraşıldığı kadar belki de, dökülen kar taneciklerinden esinlenerek sevgiliye mırıldandıkları kelimeleri hatırlamaya çalışıyorlar ak saçların gizlediği düşüncelerde…

17.12.2013

Bu yazı toplam 462 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim