• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -5 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -3 °C

Kara kalemde değerlerimiz

Mustafa Namdar

Kara kalemle dile getirilir duygular, düşünceler. Beyaz sayfalarda dillendirilir düşüncelerdeki aşklar, sevgiler, yergiler, övgüler. Kara kalemle dizelenir 29 harf, anlam verilir satırlarda. Kara kalemle oluşturulur çizgiler, bazen sade, doğru, bazen kırık çizgilerdeki karmaşıklıkta şekillenir düşünceler.

Bolu Erkek Öğretmen Okulu’ndan sonra hayata merhaba diyen 1943 Bilecik Pazaryeri doğumlu sn. Taner Akcan “Bolunun Kaybolan Değerleri” adını verdiği resim sergisiyle Bolu'da yaşadığı dönemde var olan değerleri, kara kalemle sabitlemiş anılar zincirine halka halka.

“Eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı” sözü günümüzde sanki anlamını yitirmiş gibi. Eski yapıları, yapıtları, tarihi eser diye sahiplenmemizin anlamını sanki yeni yeni anlıyoruz gibi.

Eserlerimize belki pek sahip çıkamasak da tarih varlığımızın ne olduğunu çizgileriyle hatırlatanlara teşekkür borcumuz olmalı.

Sn. Taner Akcan'a bu katkısı nedeniyle şükranlarımı bildiriyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.

Öğretmen okulunu Bolu'da okudum. Bolulu bir kızla da evlendim. Bu konuda Bolu'ya karşı ahde vefa borcumu yerine getirmeye çalıştım diyordu Sn. Akcan.

Sergide yağlıboya eserleri de vardı, anlamlı ve sanat değeri olan.

Biz daha ziyade çocukluğumuzda ayakta duran evlerle ilgilendik daha çok.

Toplumların sanat alanındaki kanaat önderleri yine sanatçılar oluyor.

Onların ortaya koyduğu eserler, dönemlerine ait varlıkların kalıcı birer belgeleri gibi.

Sn. Akcan’ın çizdikleri de Bolu tarihi kimliğine damgasını vuran evlerimizin, konaklarımızın gelecek kuşaklara taşınmasında önemli belgesini oluşturacak nitelikte.

Bu çizimlerden esinlenerek yapılaşmada yapılacak restorasyon çalışmalarının Mimar Mühendislerimize, Belediyemize ışık tutacağına inanıyorum.

Her tablonun karşısında durup baktığımızda eski sokaklarımızı, Arnavut kaldırımlarımızı, kara sıvaları yer yer dökülmüş ahşap evlerimizi hatırladık.

Kara çamur sıvanın üzerine yapılmış kaymak gibi kireç sıvayı hatırladık.

Yer yer dökülen sıvaları, saman karışımı özlü topraktan oluşan çamurla sıvayan çıplak elli analarımızı, komşularımızı hatırladık.

Aaa şurası taş bina, şurası falancaların konağı diye hatırladık.

Pala topun peşinden koştuğumuz dar sokakları hatırladık.

Çocukluğumuzun belleklerde kalan nostaljisini yaşadık.

Bu sergiler nereden nereye geldiğimizin göstergesi gibi. Eskiyi bilip yeni ile kıyaslanın sonucunda kendi dönemimizin değerlendirmesini yapma şansımızın ne olduğunu, nasıl bir yol katedildiğini öğrenmiş oluyoruz.

Sn. öğretmenimize bir kez daha teşekkürler.

19.02.2009

Bu yazı toplam 300 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim