• BIST 98.314
  • Altın 144,038
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Bolu 16 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 18 °C

KARA KUTU-2!

N. Gürkan Yetkin

Kara Kutu -1 başlıklı yazımıza ,konunun birinci derece muhataplarından Sayın Muzaffer Deligöz'ün yazımızın büyük bir bölümüne onay vermesi bizleri hayli onurlanmıştır. Maksadımızın kimseyi karalamamak olduğunu belirterek düğüm çözme çabamıza devam ediyoruz.

Bolu Gündem 01.07.2013 Tokad-ı Hayreddin'de neler oluyor? Başlıklı haberini tekrar hatırlayalım .
“Asırlık Çınar ağaçları kesiliyor!”
* Yetkileri ve görevleri bilinmeyen şahıslar alenen ilanlarla para topluyor, başkasının para toplamasını yasaklıyor.(Yukarıdaki fotoğrafta yer aldığı gibi)
Bu yetmezmiş gibi başka hayır toplamaya tevessül edenlerin engellendiği iddia ediliyor. Bu şahıslar bu yetkiyi ve hakkı kimden alıyor?
* Yaklaşık 650 yıldır bir manevi huzur ikliminin tam ortasına çirkin bir elektronik tabela dikiliyor, tarihi dokuyu bozan, manevi iklimi zedeleyen bu görüntüye kimsenin sesi çıkmıyor. Bu tabela hangi izinle, kimler tarafından dikiliyor?
* Acı olan tüm bunlar Belediye Başkanı'nın, Emniyet Müdürü'nün, Orman Bölge Müdürü'nün, İl Özel İdare Genel Sekreteri'nin, gelen giden Valilerimizin,
dahası orayı sık ziyaret eden Milletvekillerinin, en önemlisi Bakan'ların gözünün önünde cereyan ediyor. Kimsenin gıkı çıkmıyor.

*Bu mübarek, aziz belde ile ilgili sanal aleme girdiğimizde karşımıza mübarek yeri tanıtmadan daha çok son günlerde adı Bolu kamuoyunda sıkça duyulan Muhittin PALAZOĞLU 'nun muhtelif ilişkilerini gösteren bir yığın resim çıkıyor.
Muhittin Palazoğlu'nun yine Bolu'da bir takım siyasilerle ortak yatırımları olduğu konuşuluyor.

* Tokad-ı Hayreddin Hazretlerinin mübarek türbesinin bulunduğu alan biz Boluluların 650 yıldır titiz koruma ve çabalarıyla bu günlere gelmiştir. Burası hem Bolu için, hem de Türkiye için önemli bir manevi mirastır. Bu güne kadar bırakın buradan bir ağaç kesmeyi maneviyatına bir zarar gelir endişesiyle kuru dalları bile koparmamışızdır.

Tıpkı Akşemseddin Hazretlerinin, Eyüp Sultan Hazretlerinin mezarını yıllar sonra tespit etmesi gibi, Sürmeli Hoca namıyla maruf Cennetmekan Muhittin PALAZOĞLU hoca efendi de Tokad-ı Hayreddin Hazretlerinin mezarını manevi alemde tespit etmiş ve buraya ilk küçük orjinal türbesini yaptırmıştır.
Son 10 yıla kadar burası bu mübarek zatların manevi miraslarına uygun şekilde bir Edep ölçüsünde korunmuştur. Fakat ne hikmetse son 10 yıldır burası adeta vatandaşın sade bir şekilde ziyaret tasarrufundan kaldırılacak dereceye gelmiş, bazı şahıslar tabiri caizse buraya mesken tutmuş görünümündedir. Bundan ne Tokad-ı Hayreddin Hazretlerinin maneviyatı, ne de Sürmeli Muhittin PALAZOĞLU Hoca efendinin maneviyatı rahat olmaz. Bu emanet tüm Bolulularındır. Bu emanet bizimdir.

Anlaşılmıştır ki, devlet ricali sebebi ne hikmetse bu emanete sahip çıkmaktan ve Tokad-ı Hayreddin' i korumaktan acizdir.”
…
Aslında bu haber, kaynağında çok daha derin mevzuları barındırsa da bu konulara girmeden birilerini uyarma niteliğinde çıkmış bir ikaz metnidir! Asıl mevzu o kadar derinleşmiştir ki artık üzeri örtülemez ve gizlenemez bir hal almıştır. Yaşanan olumsuzluklardan ve nefsi hatalardan Tokad-ı Hayreddin Türbesinin bulunduğu alanın ve o alanda yaşanan ruhaniyetin kirlenmemesi gibi iyi bir niyetle yapılmıştır tüm bunlar.Yaşananların deşifre edilmesi, bölgede bulunan manevi dinamiklerin kemiklerini sızlatırdı.Bu kaygıyla sustu bilinenlere şahit olanlar!

Konunun bu yönü beni aşar !Bu bölümü izah etmek Sayın Yüksel Gültekin Beye düşer!
…
Manevi bir mirasın paylaşılamaması ve mirasçıların bir türlü bastıramadıkları nefisleri geçmişin güzelliklerini yok edecek ortada bölüşülecek ve paylaşılacak bir değer bırakmayacaktı.
Öz vakıf ve Hakiki Vakıf gibi ikiyi bölünmüşlük beraberinde nifak ,iftira ve gıybeti getirecek safları daha bir net ayıracaktı.
Cepheleşme öyle bir boyut almıştı ki işin maneviyatından çok maddiyatıyla ilgilenen bireylerine sıçrayacak ,bilmeyerek ve işin özünde istemeyerek maneviyatı kirletecekti.
Öyle de oldu!
Tokad-ı Hayreddin Türbesinin bulunduğu alanı büyütme adına bir miktar arazinin satın alınması ve bu alana katılması ile ilgili gelişmeler üzerine yapılan bir toplantıyı adeta baskın tarzında sabote etmeye kalkışılacak “Bizim Sözümüz neden dinlemiyor?Bizimle neden istişare edilmiyor ?”hadsizliğine kadar varacaktı.
Burada kopan ipler ,tamamen nefsi hareket içersinde olan küçük mirasçıyı daha da çileden çıkaracak hatalar zinciri birbirini kovalayacaktı.
Sadece hayır işleri ve maneviyat içersinde yer alan bir miras soy isim bu saatten sonra rant, ticaret, spor kulübü vb. haberle anılır olmaya başlayacaktı.
Küçük mirasçı ile Şehrin Belediye Başkanını karşı karşıya getirenler ve çatışmayı körükleyenler kenardan kıs kıs gülerlerken, yaşananlar başbakana kadar uzanan “şikayet” ve “gıybet” girdabını daha da körükleyecek, işin içinden çıkılmaz bir hal almasına sebebiyet verecekti.
Şimdi parçaları birleştirelim!
Bir tarafta yeğeni Ak Parti eski Gençlik Kolları Başkanı Ömer Faruk Deligöz'e yapılanları kabullenemeyen Muzaffer Deligöz diğer tarafta çok önemli manevi mirasın ağırlığını taşıyamayan genç iş adamı.
Bu ikili nasıl bir araya gelerek aynı hedeflere kitlendi!
Bu iki kişi de aynı kişi ile uğraşırlarken aynı noktaya şikayet etmekten de geri kalmadı!
Bu müthiş organizasyonu kim veya kimler sağladı?
Bu kısmın çözülmesi ancak ve ancak Muzaffer Deligöz'ün bu konuda bir açıklama yapması ile mümkün.
Yeğeninin istifası sonrası alelacele, arşivinin yer aldığı meşhur büyük laptopunu da yanına alarak Bolu'ya gelmesi beş kişilik bir istişare toplantısı yapması ve bu istifanın sorumlusunu araması ile başlıyor.
Bu toplantının kimler arasında geçtiğine, Sayın Muzaffer Deligöz'ün kimlere bir slayt gösterisi şeklinde bilgisayarında yüklü dosyayı sergilediğine açıklık getirirse ana düğüm çözülmüş olacak!
Bu çirkin kurguya açıklık getirebilme, asıl maksatların ve maksatlıların gün yüzüne çıkarılabilmesi adına ilk ağızdan bu sorunun cevap bulması gerekiyor.
Bu toplantının kimler arasında yapıldığını, bu meşhur toplantıya iştirak etmiş olan bir kişinin söylediklerini dikkate alarak ben biliyorum. İsimleri yazsam inkar geldiğinde ispat etmem mümkün değil!
Bu sebepten ötürü bu sorunun cevabını vermesi gereken kişi Sayın Muzaffer Deligöz'den başka birisi değil!
Toplantı da kişilere Sayın Muzaffer Deligöz bir soru sordu!
Yeğeninin istifası ile sonuçlanan süreçten sorumlu olan kimdi?
a) Sayın Alaadin Yılmaz
b) Sayın Ömer Sayın
c) Sayın Ali Ercoşkun

Yaşanan sürece bakıldığında sizlerde heyetin verdiği cevabı anlamışsınızdır!
Soru 2:
Bu heyette Sayın Yekta Palazoğlu bulunmuş muydu?
İşte başbakana yakın iki ismi bir araya getiren ve ortak hedefe kilitleyen kritik ikinci soru budur!
Sayın Muzaffer Deligöz bu konuya açıklık getirdiği takdirde ben de kendisine yeğeninin istifa sürecindeki kilit simi vereceğim!
Kısaca al gülüm ver gülüm hadisesi.
Siz değerli okurlarımın bu süreçte bilmesi gereken en önemli kural şu:
“Hiçbir şey göründüğü gibi değil!”
Hatırlatmamda yarar var sorulan her soruya verilen her yanlış, bir çok doğruları beraberinde götürecek benden söylemesi!
Mesela üzerinde “satılamaz” ibaresi bulunan derbi maçlara ait biletlerin satışı ve Yusuf Korkut Özal ile dostlukların bakanlığı döneminde ne şekilde kullanıldığı hadisesi gibi!

Bu yazı toplam 1234 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim