• BIST 117.741
  • Altın 400,003
  • Dolar 6,8538
  • Euro 7,8378
  • Bolu 19 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 27 °C

KARA TABLO

İlhami Candemir

                                  

             Sayın okuyucular bu virüs belası nedeniyle sokak kısıtlamasından önce, biri birlerine komşu-adeta bitişik-Sarıcalar ve  Salıbeyler  mahallelerine (köylerine)ait yaylaları gezmek istedim. Gitmez olaydım, görmez olaydım,  sanki  bir fırtına gelmiş ormanı yerle yeksan etmiş. Yol boyları , o canım çam ağaçlarının bir kısmını daha dalları ile yerlerde bir kısmını ise tomruklanmış halde yol boylarında görünce  ve yine  maden direği vasfındaki genç ağaççıkların kesilerek sanayi odunu haline dönüştürülmüş parçalarından oluşan ster halindeki yığınlarla karşılaşınca  ve hele hele  tarak dişleri gibi sık, bu nedenle ışık ağacı olduklarından(çam)  kendilerine ışık tedariki anlamında uzayıp metrelerce budaksız ve düzgün olarak boy vermiş ağaçların kesilerek tarağın dişlerinin kırılması gibi adeta SOSYAL MESAFE göz önünde bulundurulmuşçasına biri birinden birkaç metre aralıklarla bırakılmış-motorlu testereden kendisini kurtarabilmiş- boynu bükük ağaçları görünce  içim kan ağladı.Dik yamaçlarda kalan bu ağaçların bu halleri ile kuvvetli bir rüzgarda kendilerini nasıl koruyabileceklerini de düşündüm ve tabii ki çok kaygılandım.

            Çocukluğumuz o ormanlarda geçtiği için onları sanki “bizimmiş gibi” koruduğumuzdan olacak ki adeta şok oldum.(Not/Konuştuğum tüm göre halkının da ayrı düşüncelerde olduğunu gözlemledim).

             Sayın okuyucular,ormanlar devletindir,devlet tabii ki  ormanlardan nemalanacaktır,hem koruyacak ve hem de ürün  alacaktır. Yazışma usullerinde(desimal-dosya kodlama sistemi) ormanların korunması1.sırada (01), istihsal-üretim yani  nemalanma usulleri 7.(07)sıradadır. Buradan da anlaşılmaktadır ki devlet, ormanların korunmasını birinci sırada yani öncelikli sırada ele almıştır.Ormanlardan nemalanmaya herhangi bir itirazımız yoktur ve olamaz.Ancak bunun da yolu yordamı olmalı. Nasıl mı, şöyle;

                Hukukta olsun,ticarette olsun,  hayatın pek çok alanında mallar(nesneler) arasında  NEVEN muayyen mal,FERDEN muayyen mal diye bir ayırım vardır.Bu ayırıma “sıradan bir mal” ve “özellikleri olan bir mal” da  diyebiliriz.

                 Neven(nev’en) muayyen mal misli ile anılır, Parktaki  bir ağaç “ağaçtır” ama o “parktaki ağaçtır” yani özelliği ile anılır, ormandaki ağaç da bir ağaçtır ama o ormandaki herhangi bir ağaçtır.

                Şimdi bu girizgahtan sonra gelelim sadede;

                Ağaç için, ormandaki ağaç-parktaki ağaç diye  bu ayırımı yaptıktan sonra ormanlar için de  “neven, ferden” ayırımını yani “sıradan bir orman” ve “özelliği olan bir orman” ayırımını yapabiliriz.

Devlet, ormanlardan amenajman planlarına göre üretim yapar.Bu üretim çap sınıfları metoduna göre mi,yaş sınıfları metoduna göre mi yoksa tıraşlama metoduna göre mi veya sair metotlara göre mi yapılacak,tüm bu hususlar amenajman planlarında belirtilir.İşte bu planlar yapılırken ormanın  ÖZELLİĞİ de dikkate alınır ve alınması gerekir. Benim üzülerek gördüğüm   tabloya  baktığımızda sanıyorum  plan yapılırken Salıbeyler ve Sarıcalar mahallelerinin kuzeyindeki -ki  buna yakınlığı nedeniyle  bitişiğindeki de  diyebiliriz-  ormanın ÖZELLİĞİ  göz ardı edilmiştir. Bu ormanın özelliği şuradan gelir; Birincisi, her iki köy ahalisi yaylalarına , sair vatandaşlar da vadide bulunan mesire yerlerine  gidip-gelirlerken -podyumda boy gösteren mankenler misali- servi boylu o ağaçlarla adeta gözleri ile konuşurlardı.(Bunu nereden biliyorsun diyebilirsiniz, bilindiği gibi iki görme özürlü dolma yerlerken birisi diğerine “neden iki iki yiyorsun” dediğinde diğeri “nereden biliyorsun” deyince “kendimden biliyorum” demiş.İşte ben de kendimden biliyorum.) İkincisi ise- ki çok daha önemlidir-  o köyleri(mahalleleri)  sel felaketlerinden korumasıdır. Bilindiği gibi  Otoban,  köyler ile orman arasındadır.Ormandan gelen yağmur suları otobanın -aynı zamanda alt geçit olarak kullanılan-  köprünün altında  toplanarak köyün içine akmaktadır. Aşırı yağmurlar sonucu ormandan gelecek sel suları bu alt geçitte toplanınca adeta baraj kapağının açılması kadar tehlike arz edecektir. İşte bu ÖZELLİKLER göz ardı edilerek yapılan plan gereği “Allah ne verdiyse” girilip kesilmiş (plan uygulayıcılarının  ormanın bu özelliğini nazara alarak bu kesimleri yapmayabilirdi  ama ne yazık ki yapmış) o köyler halkının duyarlılığı ve maruz kalabilecekleri felaket kale alınmamıştır. Benim üzüldüğüm nokta burasıdır.Saygılarımla.27/05/2020

             Hoşça kalın.

                                                                           İLHAMİ CANDEMİR

                 

Bu yazı toplam 1051 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim