• BIST 107.749
  • Altın 143,535
  • Dolar 3,5290
  • Euro 4,1420
  • Bolu 19 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 26 °C

Karanlığa gizlenmek

Mustafa Namdar

Resmi görevimizin öğrettiği bir davranışım var. Vatandaşın şikayetini, vatandaş kendi düşüncesine göre haklı, ona yasaların ne dediğini bizim öğretmemiz gerek mantığı ile değerlendirip çözüm üretmeye oldukça özen gösterdim.Son dönemlerde moda olmaya başlayan bir davranıştan şikayetler gelmeye başladı. Vatandaş kolay iletişim yolu olan telefonu nasıl olsa gören yok mantığı ile küfürlü kullanmaya alıştı. Su asrın felaketi diye nitelendirilen deprem olayından sonra “Nerede bu devlet” sloganını öğrenmeye başladık. Nerede bu devlet sorusundan önce, biz devletin neresindeyiz diye düşünmek hiç mi hiç aklımıza gelmiyor.

Bölgemizin deprem kuşağında olduğunu büyük küçük hemen herkes biliyor.Devletin, vatandaşın selameti için koyduğu yasal kuralları bir tarafından delip, doğru düşündüğümüzü sandığımız yanlışları yapmaya devam ederiz. Yaptığımızın yanlış olduğunu bile bile yasa takipçilerini nasıl anlattığımızı ağzımızı yaya yaya anlatır, etrafa caka satarak açıkgözlülüğümüzü ispatlamaya çalışırız. Bir afet sonucu yanlışlarımızın tepemize göçtüğünde göçük altından avazımız çıktığı kadar bağırırız. Nerede bu devlet?

Alınterimiz olmayan ormanlarımızı acımasızca talan eder, toprakları erozyona teslim ederiz. Yağan yağmur sonucu kırda, bayırda tutunamayan su damlacıkları birleşip sel olarak güçbirliği oluşturup önüne çıkan tüm engelleri alır götürdüğünde gene, nerede bu devlet diye sesimizi yükseltiriz. Teknoloji gelişti. Hava raporları dünyanın her tarafındaki insanların kılavuzu olurken, bizlerin “Acı patlıcanın kırağı çalmaz” kahramanlığı ile karda, tipide yol çıkar, bir yerlerde kaza yapar ya da kayar, yolu kapatırız. Zincirin var mı? Yok! Çekme halatın var mı? Yok! Peki kardeşim neyine güvenip yola çıkıyorsun? Allah kerim. O yardım eder. Bilmez ki Allah’ın yardımı kafasının içine yerleştirdiği beyindir! Ama o gene bağırır nerede bu devlet? Saatlerdir buradayız. Soğuk ve açlıktan ölüp gideceğiz, Haliniz nedir diyenimiz yok serzenişleri...Bütün bu davranışların dışında yüz yüze gelmekten korkan kişiliksiz insanlar karanlığa sığınarak açıyor telefonu, karşısına kim çıkarsa yargılıyor, sonuçta telefonu küfürle adaba uysun uymasın o yalnızca konuşsun, kendi doğrusuna göre ahkam kessin, sövsün saysın... Arkadaşlarım anlatıyor... Telefondaki ses Alo orası nere? Kimsin? Ben stajyer öğrenci. Buyrun nasıl yardımcı olabilirim? “Müdürün, şefin nerede oğlum. Sen anlamazsın derdimden. Boyundan büyük işlere kalkma. Benim, burnunu silemeyen insanlarla işim yok!" “Efendim; ilgili dışarıda. Ben isminizi alayım. Geldiğinde aktarırım. Hatta mümkünse telefonunuzu da rica edeyim.” Cevap, "Sana ne adımdan! Ben vatandaşım. Vatandaşın sözcüsüyüm." Ve efendim demeye kalmadan yukarıdan aşağıya sıvanan küfür sonucunda telefon kapanıyor. Sessiz vatandaşın sözcülüğünü yapan küstah, kişiliksiz aydınlıktan korkan, karanlıkta göz kırpamaya alışmış vatandaşlar bilmez ki bu genç bundan örnek alacak, yönünü yolunu bulacak. Ne kadar yazık.

Bu yazı toplam 345 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim