eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 17 °C

KARGA-ŞANIN GÖZLERİ

Serkan Erkan

Huzurun olmadığı bir yerde ne başarı gelir, nede güzel günler görülür.

Futbol ekip işidir. Bu ekip içersinde olan herkes bu sorumluluğun altına girmiştir.

Bu sorumluluğu taşıyamayanların, kendilerine çeki düzen vermeyenlerin bu topluluk içersinde bulunmamaları farz olmuştur.

Geçen haftalarda yazdığım yazılarda yönetim içerisindeki karga-şayı gözler önüne sermiştim.

Bu yazılarımın hayal olmadığını kanıtlamanın ve gerçekleri sizlerle paylaşmanın mutluğu içerisinde olmama rağmen, keşke yalanlarla dolu bir yazı olsaydı da bu günleri yaşamasaydık demek isterdim. Sayın Nedret Yıldız köşe yazarlığının ilk sınavında (Köşe yazarlığını ben fazla tasvip etmiyorum, ilerde yönetici adayı olduğunda önüne engel olarak çıkabilir.) kulüp içersinde yaşananları yazdıklarımı doğrularcasına ne güzelde ortaya dökmüş.

Sayın Nedret Yıldız'ın yazdıklarından bir kaçını sizlerle paylaşmak istedim.

“Bir başkan yönetim kurulundaki kavgalara çanak tutuyorsa, yöneticinin arkasından yöneticiye dedikodu yapıyorsa, genel kaptan kulübeye girmeyecek diye daha ilk maçta kriz yaratıyorsa, otobüse ben binip deplasmana/stadyuma gideceğim “işin uğuru” bu diyorsa, genel kaptanın haberi yokken oyuncuyla/hocayla toplantı yapıyorsa, oğlu oyuncuların odasına, yemekhanesine, dinlenme odasına rahatça girebiliyorsa, kulüp müdürünün masasına, antrenmanlarda yöneticilerin bile oturamadığı yerde oturabiliyorsa, bu kadar kriz olmasına rağmen bir tek sefer sorunları konuşmak için başa baş genel kaptanı ile görüşmeye tenezzül bile etmiyorsa, kulübede genel kaptanla hoca arasında çıkan krize el koyup tarafları buluşturarak sorunu çözme yerine; yöneticilerin görevi bırakmasına izin veriyorsa, Ordu maçında mağlup duruma düşünce kontrolünü kaybeden hocaya “hocam daha 20 dakika var sakin ol “ diyen genel kaptana pet şişe fırlatan, hakaret eden hocanın dikkatini çekmek yerine sahip çıkıyorsa”

Bunları paylaşmanın ve yazmanın Nedret Bey için ne kadar zor olduğunu bilmekteyim. Ama bazı tepkilere de yol açabileceği gibi bazı söylemlere yol verebilir. “Kol kırılır yen içinde kalır” diyenleri,”içimizdeki İrlandalı oydu “diyenleri de duymaktayım. Gerçekleri bu kadar açık yüreklilikle bizlerle paylaşmasını da takdire şayan bulmaktayım. Keşke herkes bu kadar açık yürekli olup, “evet biz bunlardan dolayı başarısız olduk” diyebilse.

Keşke taraftarı bütünlük içersine sokarken, yönetim içersinde de bu kenetlenmeyi sağlayabilselerdi.

Semercioğlu dün akşam üzeri yapmış olduğu açıklama ile Nedret Yıldız için, “ Hoca yüzüne su şişesi fırlatmıştı” ifadesini kullanıyor. Hâlbuki Orduspor karşılaşmasından hemen sonra yapılan açıklamada Levent Eriş'in genel kaptan Nedret Yıldız'a karşı bir tavrının olmadığı duyurulmuştu. Haftalık Yönetim Kurulu toplantısında da bizzat Başkan Semercioğlu'nun genel kaptana, “ Nedret, bu olayın seninle bir alakası yoktur” dediği bana güvenilir kaynaklardan iletildi. Burada görebildiğim kadarıyla “öküz öldü, ortaklık bozuldu” biçiminde bir olay var. Ancak bu gelişmeler bazı gerçekleri de ortaya çıkarmakta. Sonuç olarak Boluspor'un genel kaptanına teknik direktörün pet şişe fırlatması, kulübün 45 yıllık tarihine kara bir sayfa açmıştır.

Birde Semercioğlu yapmış olduğu açıklamalarına ek olarak, “Ben şansa uğura inanırım. İki defa otelden stadyuma kadar kafile ile gittiğimde takım kazanmıştı” diyor.

Bu yaşananlar nedir? Kulüp böylemi yönetilir?

Otobüse ben binip deplasmana/stadyuma gideceğim “işin uğuru” diyerek Toteme, moteme işimiz kaldıysa vay halimize..

Ben burada kimsenin avukatlığına soyunmadım, bunu da özellikle belirtmek istiyorum. Benim bütün çabam Boluspor'a faydalı olabilmektir. Bu da böyle biline.

Maç için bir şey söylemeye gerek yok. Alışkanlık haline gelen sonuçlarla, kaçan puanlarla yolumuza devam ediyoruz.

Hoca konusuna geldiğimizde, ben buradan Sayın Levent Eriş hocama naçizane birkaç şey söylemek istiyorum.

Takım kurarken istediğiniz futbolcuları bir araya topladınız ve bu doğrultuda ilk iki hedefi koyarak “bu sene o sene” sloganıyla yola çıktınız.

Sizin göreviniz takımı kondisyon, taktik ve teknik, psikolojik olarak hazırlamak.

Görevlerinizi sizin gibi değerli bir hocaya öğretmek niyetinde değilim elbette.

Ama kulübün basın sözcüsü gibi bir kimliğe girmeniz sizin işiniz değil.

Yeri geldiğinde maç sonunda ve hafta arasında takımın durumu hakkında açıklama yapacaksınız. Bu da hedefleri saptırmak için değil, takımın o anki durumunu bizlerle paylaşmak için olmalı.

Yapmayın etmeyin hocam, milletin ağzı torba değil büzesiniz. Bırakın herkese cevap yetiştirmeyi de işinize bakınız. Sorunları dışarıda değil içerde çözmeye çalışınız.

30.11.2010


Bu yazı toplam 999 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim