• BIST 96.400
  • Altın 144,414
  • Dolar 3,5647
  • Euro 4,0036
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 14 °C

Karın isyanı mı?

Mustafa Namdar

Genelde kar dendiğinde, içimiz titrer, üşürüz. Karın bereketini bir tarafa koyar, kara kış sıfatı ile yolumuzu kesip karartmasından şikayetçi oluruz.

Çoğu zaman yıldız yıldız, lapa lapa yağan kar, karın tadını çıkaran zenginlerin kış sporları için iştahını kabartsa da, fakir fukaranın korkulu kabusu olur. Bereketini unutarak şikayetçi oluruz kar yağışından.

Kış gecelerinin uzunluğunda anlatılır hikayeler, masallar. Kış gecelerinde oynanır çeşitli oyunlar. Fukara yamalığı gibi toprağın yüzünü ağartırken dile gelir anılar.

Kimileri soğuğun acımasızlığında koyun koyuna sokulup dertleşirken, kimileri yırtık battaniyelerine sarılmış fukaralığın, çaresizliğin içinde oduna, kömüre hasret, buz kesmiş sesleri çıkmıyor. Sesleri çıkmıyor mu ya da çıkarıyorlar da doyuramıyorlar mı? Kimilerinin yüzü gülerken, Kartalkaya, Uludağ, Ilgaz, Erzurum’dan hangisi olmalı diye düşünüyorlarken...

Öyle bir dünya ki, güleni de, ağlayanı da içinde barındırıyor. Bir dünya ki, birileri ağlarken gülebiliyor bir diğeri. Bir dünya ki, birileri aç yatıp sabahı ne olacağını düşünürken, birileri yemek listeleri hazırlıyor sayfa sayfa. Bir dünya ki, mutlusunu da mutsuzunu da birbiriyle kaynaştırıyor. Bir dünya ki, dört mevsimini de kendine özgü görünümüyle doya doya yaşatıyor hayatı. Bir dünya ki sevecen, sıcak kanlı, müşvik, biz karaladıkça kol kanat geriyor Adem nesline.

Bereket saçıyor dünya insanına.

Ağlamayı, şikayeti bırakabilsek de, bir görebilsek kar’ın bereketini. Bir anlayabilsek de bereketini, karalığından, soğukluğundan, yolları kesmesinden şikayetimizi yapmayabilsek...

Kış mevsimi sanki isyanları oynuyor. Kış mevsimi sanki yavuklusu kardan ayrılmış, küsmüş doğaya. Kar, üşüyen toprağın örtmüyor üstünü. Doğa kirli mikrop saçıyor etrafa. Doğa küskün su tutmuyor bünyesinde. Çeşme başlarında irili ufaklı insanlar kuyrukta, bir yudum su için. Kara kış diye diye küstürdük mü dört mevsimin bereketini. İşte yağmıyor yıldız yıldız. Toprak suya, su kara hasret sanki. Küresel ısınma diyorlar adına. Sıcaklık bunaltıyor insanları. Su küskün toprağa. Toprak kuru, umutlar kuru, çoraklaşacak mı, çölleşecek mi ortalık? Su hayat derken sönecek mi hayatlar? İçimizin yangınını söndürebilecek mi? Karın beyazlığında oluşan bir yudum su!..

Karın isyanını izliyor gibiyiz çeşme başlarında bir yudum suyu alabilmek için. Alışkın mı bu insanlar Bolu’da susuzluğa. Alışkın mı doğa yeşilliğini borçlu olduğu yağmura hasret, kara hasret. Derelerde boğulmuş kurbağalar, balıklar oynamıyor susuzluktan.

Çok mu horladık doğayı. Çok mu hor kullandık bizim için bahşedilen varlıkları. Kıymetini bilemedik mi karın? Bu yaşananlar karın isyanı olmalı. İnşallah acı olmaz bu isyanın intikamı.

Bu yazı toplam 351 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim