• BIST 98.314
  • Altın 143,977
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C

KARMAŞA YAZGIMIZ OLMAMALI

Mustafa Namdar

 İnancımız gereği birbirimizle üç günden fazla dargın durulamayacağı söylenir. Bütün Müslümanlar kardeştir. En büyük erdemliğin de; insanların birbirini sevmesi, hak ve hukuka uyması, iyi ve güzel ahlaklı, çalışkan, yardımsever, dürüst olmasıdır.
Demokrasilerde de kurallar farklı değildir. İnsanların uyması gereken kuralları kendileri koyarlar, farklı davranışları zorla uygulamaların önüne geçerler.
Toplu yaşamlarda iç içe. Bir arada, birlikte yaşamak zorunda olanların anlaşabilmeleri için, karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörü içinde diyoloğun sabırla sürdürüleceğinin bilinmesi lazım. İnsanlar eşit şanslara sahip olduklarının bilincinde birbirlerine üstünlük kurarak, sınıf farkı yaratma yarışına giremezler. Sorunlar varsa hukuk zemininde tartışılarak çözülmesi gerekir.
Anlaşmanın temel prensibi diyolog olmalıdır. Yumruk, sopa, taş, bıçak, tabanca gibi araçlarla yaratılan şiddetle amaca ulaşmaya asla yer verilmemelidir. Meramını anlatamayanlar; duygu ve düşüncülerini tatlı sözle karşı tarafa aktarmak yeteneğinden noksan olanlar, ancak istemleri için işi yumruğa dökerler…
Yeri geldiğinde nüfusun %99 müslüman olduğunu, yeri geldiğinde demokratik hukuk devleti olduğu dillendirilen ülkemizde son günlerde yaşanan karmaşaları söyler misiniz nasıl iza edeceğiz?
Gazete sayfalarına yazılanlarla, televizyon ekranlarına yansıyan taşlı,sopalı, Molotoflu, bıçaklı, tabancalı karmaşa sanki yaşamın vazgeçilmezi oldu! Karşılıklı güven kaybı ve sevgisizlik içinde birbirimize merhaba, nasılsınız? Demekten çekinir olduk. “Sana ne kardeşim” der diye konuşma köprülerini yıktık. Adeta düşündüğümüzü anlatma becerimizi yitirdik konuşmayı unuttuk…
Temiz ve huzurlu toplum kavramlarını unuttuk. Geçmişin güzel gelenekleri fukarası olduk adeta. Oysa esasında toplumun kirlenmiş elle tutulamayacak bir yanı da yok. Kirlenen toplum değil. Kirlenen: tüm kurumlara, kurallara yolsuzluk anahtarını uydurup menfaat sağlayan belli azınlıkta dönmüş kişiler. Vatan, millet, Sakarya edebiyatıyla toplumun inançlarını, ideolojilerini iyi niyet ve temiz duygularını, uyanıklık kalıpları içinde şekillendirerek sömürmeye çalışan bir avuç karıştırıcılar…
Adam konuşuyor. Biz barış istiyoruz. Kavga istemiyoruz. Karşısındaki adam da başka şey istemediğini söylüyor. Tamam işte diyorsunuz anlaştılar… Orta noktada buluşuldu diyorsunuz. Rahatlıyorsunuz. Kahvenizden bir yudum çekmeye zaman yetmiyor. Bakıyorsunuz, adam tekrar konuşmaya başlıyor. “Biz ülkede şu kadarız. Biz istersek karşımızdakileri boğarız.” Hoppala!..
Aldığınız bir yudum acı kahve daha da acılaşıyor. Sadece boğazınız değil duygularınız da acılaşıyor…
İşte o zaman düşünüyorsunuz. Düzenin sağlanmasında devleti yöneten icra organının çıkardığı kara kaplı kitabın içinde yazılanlar mıdır? Etkin olan??? Yoksa, sayısal üstünlüğe sahip görüşlerin “ben ne dersem o olur” görüşümüdür etkin olması gereken.
Hani, demokratik hukuk devlet anlayışı? Hani yasalara saygı? Söyler misiniz? Herkes doğru bildiğini yapmaya kalktığında bu karmaşadan kurtulmak nasıl olacak?..
Yeni yılda yeni umutları aydınlatacak yeşil ışık sinyalleri yanıp sönmeye başladı. Umarım akan kanı durduracak ortak akıldan sonuç alınır.

Bu yazı toplam 478 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim