• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Bolu 19 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 15 °C

Karne töreni

Mustafa Namdar

Birinci kanaat dönemine ait karne töreni, bu kez Paşaköy İlköğretim Okulu’ndaydı. Vali Yardımcımız Sn. Hüseyin Doğan Başkanlığında Milli Eğitim Müdürü Sn. Recep Sezer ve eğitim-öğretim ağırlıklı yönetici ve öğretmenlerden oluşan bir kalabalık.

Bir yarı yılın sonunda verilen bir emeğin bilançosunu gösteren karnelerini alma heyecanı var sınıflarda. Başarı ve başarısızlıkta hem öğretmenin, hem öğrencilerin değerlendirildiği bir dönem sonu. Sınıflarda yarış kulvarının tam ortası. Herşey bitmiş değil. Başarı ve başarısızlıkta ana-babaların da kendilerini sorgulama zamanları. Bu yarışta benim katkım ne sorusuna verecekleri cevapların aslında çocuklarının karnelerinde görebilmeleri zamanı.

Çocuklar sizin çocuklarınız. Onların sizin sevginize ihtiyaçları olduğunu unutmayalım. Onların davranışlarından, yeteneklerinden hareket ederek, bizim istediğimiz geleceğe değil, onların olmak istedikleri alanlara ait kapıların açılmasına yardımcı olun. Yaşamı geriye getirme şansımızın olmadığı bilinciyle, onların düşleriyle beraber olmaya çalışın.

Karne töreninde ilgi çeken işitme ve görme engellilere ait iki sınıfın oluşuydu. Elbette ki bu sınıfların sınıf öğretmenleri özel olmalıydı. Sorduk; iki sınıfın öğretmenleri de branş öğretmenleriydi. Gencecik pırıl pırıl öğretmenler işlerini özveriyle, severek yaptıkları belliydi. Sınıflarındaki öğrencilerin hareketliliği okuma yazmadaki ileri düzeye gelmiş olmaları bunun kanıtıydı.

İster engelli, ister normal öğrencilerde başarının üst düzeyde olduğu aldıkları karnelerdeki başarı notlarından belli oluyordu. Öğretmenler mutlu, öğrenciler mutlu. Hele de işitme engellileri öğretmeni Güneş Kızıl ile görme engellilerin öğretmeni Dilan Ceylin Atadeniz yaptıkları işin zorluğuna aldırış etmeden verdikleri hizmetin karşılığını alabilmenin mutluluğunu yaşıyorlardı.

Görme engelliler okuma-yazmayı öğrenmişler. Kimi hiç görmüyor, kimi %5’ler civarında görüyor.

Kendilerine ait karneyi okurken duydukları sevinci görmek gerekiyordu. Müzik dersinden 5 almıştı.

Vali Yardımcımız Sn. Hüseyin Doğan “Bak hele müzikten de 5 almış. Herhangi birşey çalıyor musun, yoksa söylüyor musun, nasıl aldın bu notu diye takıldığında, Şarkı ezberledik, isterseniz söyleyeyim” dedi ve okul şarkısını coşkuyla söylemeye başladı. O sırada M.E.Md. Şube Müdürümüz Cahit Yılmaz cep telefonuyla babasına dinlettirmişti okunan şarkıyı. Sonra baba-oğul konuştular. Ne kadar mutlu oldu yumurcak. Okuduğum şarkıyı babam da dinlemiş diye ne kadar sevindi görmek gerekti.

Pırıl pırıl bir gelecek. Bizim görevimiz bu hamuru iyi yoğurmak olmalı. Sosyal devlet olmanın bir gereği de bütün engelli çocukları bir çatı altında toplayan özel eğitim okullarını yaygınlaştırmak olmalı. Bu şekillerdeki okulların künyesinde bir iki sınıfın arasında bu tür eğitimlerin sürdürülmesi pedagojik olarak ne kadar doğru, tartışılır. Tüm öğretmen ve öğrencilerimize iyi tatiller.

29.01.2008

Bu yazı toplam 697 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim