• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 15 °C

KAŞGARLI MAHMUD VE BÜYÜK ESERİ DÎVÂNÜ LUGÂTİ’T TÜRK (3)

Hasan Dinç

 

Dîvânü Lugati’t Türk Arapça yazılmış Türkçe bir sözlüktür. Arapça yazılmasının iki önemli sebebi olabilir. Birinci sebep o günün ilim dili Arapçadır. Bu nedenle Arapça yazılmıştır. İkinci ve en önemli sebep ise Araplara Türkçeyi öğretmek amacıyla yazıldığı için Arapça yazılmış olabilir.  Kitapta o gün konuştuğumuz Türkçe kelimeler harf sırasına göre sıralanmıştır. Sözlükteki kelime sayısından o gün konuşulan Türkçenin zenginliği anlaşılmaktadır. Türkçe kelimeler o zaman kullandığımız Arap alfabesiyle yazılmış, karşılıkları Arapça verilmiştir. Türkler İslâm’ı kitleler halinde kabul etmeye başladıklarından o güne kadar kullandıkları mili alfabemiz olan ve en eski Türkçe kalıntıların yazıldığı 38 harfli Göktürk alfabesini terk etmişler ve Arap alfabesini kullanmaya başlamışlardı. 15. Y.Yıla kadar Osmanlı sarayında da kullanılan 14 harfli Uygur yazısı ise Uygurların henüz İslâm dinini kabul etmediklerinden kâfir kabul edilmeleri nedeniyle alfabelerinden de yararlanma cihetine gidilmemişti.

Kitapta bin yıl önce konuştuğumuz Türkçenin bütün kelimelerini bulmak, bu kelimelerin anlamlarıyla birlikte kök ve gövdelerini yani kelimelerin türeme ve yapılarını öğrenmek, kelimelerin şekil yapılarını günümüze ulaştırması dilimiz açısından bir hazine, kadim medeniyetimizi kelimelerle takip etme açısından büyük bir belge, dilimizin geçirdiği evreler açısından ise tarifi mümkün olmayan bir zenginliktir. Kelimelerin o günkü Türk kavimleri arasında farklı söyleniş biçimleri, anlamlarına uygun olarak kullanılan hikmetler, atasözleri ve o kelimelerin kullanıldığı manzumelerden verilen örnekler kitabın kültürel değerini bir kat daha artırmış, o dönem Türk Edebiyatı için bir antoloji niteliği kazanmasına da sebep olmuştur. Kitapta kaydı geçen kelimelerden Türkçenin gramer kurallarını da takip etmek mümkün olmaktadır. Örneğin Türkçenin en kadim kuralı olan BÜYÜK SES UYUMU kuralının o dönem kelimelerinde tam hâkimiyet kurduğu görülmektedir.  KÜÇÜK SES UYUMU kuralının ise o asırlardan sonra dilimize yavaş, yavaş yerleşmeye başladığı anlaşılmaktadır. Ayrıca yine sözlükteki kelimelerden anlaşıldığına göre Türkçenin ses olarak sert seslilerden oluşan bir dil olduğu görülmektedir. Daha sonraki asırlarda dilimiz hem Arapçanın hem de Farsçanın etkisiyle yumuşak seslerin egemenlik oluşturduğu bir dil haline gelmiş ve şimdiki güzelliğine doyum olmayan armonisine kavuşmuştur. Bunun yanında o günden bu güne dilimizdeki bu yumuşama kelimelerdeki ses değişimini de öne çıkarmış,  p,t,k, gibi sesler yerlerini b,d,g ve ğ’ye görülür bir süratle terk etmişlerdir. Yine bunun yanında kelime başlarında, kelime sonlarında görülen ses değişiklikleri ile kelime içindeki hece düşmeleri ve ses değişiklikleri önemli dil özellikleri olarak kendini hissettirmektedir. Ayrıca o gün canlı ve diri birçok kelime zaman içinde kullanımdan düşmüş ve ölü kelimeler listesindeki yerlerini almışlardır. Günümüzde bu ölü kelimeler yeni kavramlara karşılık oluşturma konusunda önemli bir kaynak olarak değerlendirilmekte ve dilimizin yapım kuralları doğrultusunda kendilerinden yararlanılmaktadır. Bu değişiklikler dilin canlı bir varlık olduğunun en güzel kanıtları olarak karşımıza çıkarken kelimelerin önemli bir kısmı ise hiçbir değişikliğe uğramadan günümüze kadar ulaşmışlardır. Bir başka önemli gelişme ise dilimizdeki ses farklılaşmasında görülmektedir.  Bin sene önce dilimizde fazlasıyla görülen bazı sesler günümüz Türkçesinde bulunmamaktadır. Bunun yanında bilhassa Ortadoğu dillerinden dilimize çok sayıda kelime ithal ederken maalesef kendi dilimizin milli ve yerli rengi önemli darbeler almıştır.

Şimdi verdiğimiz bu ön bilgiler ışığında kitaptan alınmış önemli sayıda kelime örnekleriyle dilimizin geçmişi ve şimdiki durumunu okuyucularımızın bilgisine sunarak dildeki gelişmeyi bizzat görmelerini hedeflemiş bulunuyoruz.

Aç. Aç, yemeğe ihtiyacı olan

Açıglıq. Acılık

Açuq. Herhangi bir şeyin açık olanı

Adaq. Ayak

Adgır. Aygır

Agıl. Koyun ağılı

Agız. İnsan ya da hayvan ağzı

Agnadı. Ağnandı. Eşek, at ve katırların toz içinde yuvarlanması,

Alp. Yiğit, kahraman, bahadır

Alma, Almıla. Elma

Altun. Altın

Aluç. Alıç

Amaç. Amaç, Hedef

Ana. Ana, Anne

And. Ant, yemin

Anda. Orada

Andan. Ondan

Ap ak. Çok saf bir beyaz

Angıt. Ördeğe benzer kızıl renkli bir kuş.

Angız. Anız. Tahılların biçilmesinden sonra geri kalan kısım

Aq. Ak, beyaz

Aqıncı. Geceleyin gidip düşmanı basan asker, Akıncı

Aqur. Ahır

Arı. Arı

Arıglıq. Arılık, temizlik

Armut. Armut

Arpa. Arpa

Arqa. Sırt, Arka

Arslan. Aslan

Artuç. Ardıç

Artuq. Artık

Aş. Yemek, Aş

At. Ad, İsim

Ata. Baba, Ata

Aw. Av

Avut. Avuç

Axsaq. Topal, Aksak

Axşam. Akşam

Ay. Ay, otuz günlük zaman dilimi

Aya. Avuç, içi

Ayaq. Ayak

Ayran. Ayran

Ayruq. Gayrı, Başka

Azuq. Azık, Erzak

Badram. Bayram

Bag. Bağ, Üzüm bağı

Balçıq. Çamur

Baldız. Bir adamın karısının küçük kız kardeşi

Balıq. Balık

Balıqçın. Balıkçıl, Balık avlayan kuş

Bamuq. Pamuk

Baqa. Kurbağa

Baqır. Bakır

Baqış. Bakış

Bar. Var

Barq. Ev kelimasiyle birlikte kullanılır. Ev bark

Bars. Pars, Yırtıcı bir hayvan

Bay. Zengin

Bedük. Büyük

Beg. Bey

Bekmes. Pekmez

Bermek. Vermek

Ben. Ben

Beş. Beş

 Beşik. Beşik

Bıçmaq. Biçmek, Kesmek

Bıçılgan. Elde, ayakta meydana gelen çatlak

Bıdıq. Bıyık

 Bıldur. Bir önceki yıl

Bışurmaq. Pişirmek

Biçek. Bıçak

Bilemek. Bıçağı keskin hale getirmek

Bilegü. Bileğitaşı

Bilek. Bilek

Bilge. Bilgili, Zeki

Bilig. Bilgi, Akıl

Biliglig. Bilgili, Bilge kişi

Bit. Bit

Bitig. Kitap, Yazı, Muska

Bod. Boy, İnsan boyu, Kavim

Bogım. Boğum, Parmakların eklem yerleri

Boguz. Boğaz

Boq. Bok, Dışkı

Boxsaq. Aksak, Topal ya da çolak kişi

Boyunduruq. Boyunduruk, İki öküzün koşum sırasında bonu üzerine konulan tahta

Börk. Başlık

Budgay. Buğday

Bugra. Damızlık erkek deve

Bulıt. Bulut

Buga. Boğa

Burçaq. Baklagillerin tohumluk tanesi, Ter damlası

Burış. Deride ya da kumaştaki kırışıklık

Burun. Burun

Busug. Pusu

Butaq. Budak, Dal

Buyurmaq. Emretmek

Buzagu. Buzağı

Bürçek. İnsanın perçemi

Bütti. Bitti

Çaçır. Çadır

Çagır. Şarap

Çanaq. Çanak, Ağaçtan yapılma kase

Çang. Zil

Çapgut. Çaput, şilte

Çaruq. Çarık

Çawuş. Çavuş, Savaşta birliklerin düzenini sağlayan kişi

Çeçek. Çiçek

Çekurge. Çekirge

Çelpek. Çapak, Göz çapağı

Çepiş. Altı aylık keçi yavrusu

Çıpıqan. Çıban

Çoluq. Çolak

Çommaq.  Çocuğun suya dalması. Çimmek

Çomaq. Çomak. Ağacın dalı

Çömçe. Su içmek için yapılmış ağaç kepçe

Çörek. Çörak

Dede. Baba

Ebe, Epe. Ana

Ederlemek. Eyerlemek, Atın eyerlenmesi

Egirmek. Eğirmek, Pamuk ve yünü ip haline getirmek

Egri. Eğri

Egsük.Eksik

 Eke, Eze. Teyze, Yaşca büyük kız kardeş

Ekindi. İkindi, ikindi vakti

Ekki. İki

Ekkiz. İkiz

 El, İl. Ülke

Eliglik. Ellik, Eldiven

Em. İlaç

En. En, herhangi bir şeyin genişliği

Enük. Enik, köpek ve aslan yavrusu

Er. Erkek

Epmek. Ekmek

Erinç. Mutluluk, Huzur

Erk. Yetki

Erkeç. Erkek keçi

Erlik. Erkeklik

Erümek. Erimek, Yağın erimesi

Esmek. Hafif ve tatlı rüzgâr

Esen, Esenlik. Kişinin sağlıklı ve salim olması

Esin. Esinti, hafif rüzğâr

Esrük. Sarhoş

Eş. Arkadaş, yoldaş

Eşgek,Eşyek . Eşek

Eşkin. Atın dörtnala koşması

Etlig. Şişman kişi

Etük, Çedük, çizme

Ewmek. Acele etmek, Evmek

Ew. Ev

Ewin. Evin, Tahıl tanesi

Ewürmek. Çevirmek

Ilenç, İlenç. İlenmek, Serzenişte bulunmak

Ilıg, yılıg. Ilık

Isırgan. Isıran köpek

İt. Köpek

İçdi. İçmek, adam su içti

İçkü. İçki, içilen herhangi bir şey

İk, yik. İğ, kirman (İp eğirmekte kullanılan araç)

İm. İşaret, parola

İn. Aslan, tilki vb.gibi hayvanların yatağı

İngek. İnek

İring. İrin, cerahat

İsiglik. Sıcaklık

İşlemek. Çalışmak

İwriq. İbrik

Keçe. Keçe, Gece

Keçmek. Geçmek. Adam suyu geçti

Kegirmek. Geğirmek

Keklük. Keklik

Keldi. Geldi

Kelin. Gelin

Kemi. Gemi

Kend. Kent, Şehir,(Beykent)

Kepek. Kepek, saçtaki kepek, küçük

Kerek. Gerek

Kerpiç. Kerpiç

Kiçig. Herhangi bir şeyin küçüğü, Küçük

Kiriş. Kiriş

 Kirit. Kilit, anahtar

Kirlendi. Kirlendi, Elbise kirlendi

Kirpik. Kirpik

Kişi. Kişi

Kişnemek. Atın bağırması

Kizlemek. Gizlemek, bir şeyi saklamak.

Köç. Göç

Kögürçgün. Güvercin

Kök. Gök, sema, Gökyüzü

Kögüz. Göğüs

Kök. Kök

Kökremek. Kükremek, Aslanın bağırması

Köl. Göl, su birikintisi, gölcük

Kömeç. Küllerin içine gömülerek pişirilen yassı ekmek

 Kön. Gön, deri

 Könglek. Gömlek, göynek

Köngül. Gönül, kalp, akıl

Köprüg. Köprü

 Köpük. Köpük

Körpe. Taze, yeni

Körük. Körük

 Körüş. Görüş

Köz. Göz

 Küç. Güç, kuvvet

Kültürmek. Güldürmek

Kümüş. Gümüş

Kün. Gün, Güneş

Kündüz. Gündüz

Künlük. Günlük

Küpe. Küpe

Küsmek. Küsmek, Darılmak

Küye. Güve

Küz. Güz, sonbahar

Mah. Meh, İşte al

Manılmak. Banılmak, ekmeğin sulu yemeğe daldırılarak yenilmesi

Meng. Yüzdeki ben

Menggü. Bengü, sonsuz

Bengiz. Beniz

Mıngar. Pınar, çeşme

Monçuq.Boncuk

Muyancılıq. Arabuluculuk

Mündi. Bindi, Adam ata bindi

Oçaq. Ocak, Evde ateş yakılan yer

Oqlaq. Oğlak, Keçi yavrusu

Ogrı. Uğru, Hırsız

Ogul. Oğul

Oluq, Olaq. Oluk, Yalak

Oq. Ok

Orgaq. Orak

Ortuq. Ortak

Ot. Ot, Bitki

Ot. Zehir

Öt. Ateş

Otluq. Çimenlik

Otag. Çadır

Ottuz. Otuz

Otung. Odun

Oxşamak. Okşamak

Oynaş. Evlilik dışı biriyle buluşan kadın. Fahişe

Öç. Hınç

Ögmek. Öğmek

Ögey. Övey.

Ögsüz. Öksüz, şaşkın

Ögülmek. Övülmek

Ögüt. Öğüt

Öküz. Öküz

Ölüg, Ölü, Cenaze

Öng. Ön

Öpke. Öfke

Öpüş. Öpücük

Ördek. Ördek

Örgen. Urgan

Örümçek. Örümcek

Öt. Safra

Ötedi. Ödedi, Borcunu verdi.

Ötünç. Ödünç, Geri verilmek kaydıyla alınan şey

Öyle. Öğle, Öğle vakti

Öz. Öz, kendi, benlik

Qabak. Kabak

Qaçmaq. Kaçmak

Qadaş. Akraba, hısım

Qadın. Kadın

Qadış. Kayış

Qaftan, Kaftan

 Qagun. Kavun

Qagut. Gavut

Qalın. Kalın

Qalıng. Kalın, Başlık parası

Qalqan. Kalkan

Qam. Kam, Şaman

Qamçı, Kamçı

Qamış. Kamış

Qanat. Kanat

Qançıq. Dişi köpek

Qandı. Kana, Kana su içti

Qapaq. Kapak

Qapug.Kapı

 Qaq. Kak, Kurutulmuş meyve

Qar. Kar

Qara. Kara, Siyah

Qarqa. Karga

Qargılaç. Kırlangıç

Qargış. Lanet okuma, ilenç

Qarın. Karın

Qarınça. Karınca

Qarış. Karış

Qarşı. Karşı, zıt

Qasırgu. Kasırga

Qaş. Kaş

Qaşımaq. Kaşımak

Qaşuq. Kaşık

Qatıg. Katı, sert

Qatır. Katır

Qatun. Hatun, Büyük Türk hükümdarı Afrasiyab’ın kız torunları

Qaya. Kaya

Qayguq. Kayık

Qazganç. Kazanç

Qıdıgladı. Gıdıkladı. Gıdıklamak

Qıl. Kıl, İnsan ya da hayvan tüyü

Qılıç. Kılıç

Qımız. Kımız, Kısrak sütünden yapılan keyif verici içki

Qın. Bıçak ya da kılıncın konulduğu kılıf

Qıragu. Kırağı.

Qır at. Kır at, kır renkli at.

Qırqmaq. Kırkmak, Saçları kesmek

Qısır. Kısır, doğurma yetisi olmayan dişi

Qısraq. Kısrak, genç dişi at

Qış. Kış, kış mevsimi

Qışlaq. Kışlak, kış mevsiminin geçirildiği yer

Qışlıq. Kış evi

Qız. Kız, Kız çocuğu

Qızıl. Herhangi bir şeyin kırmızı renkte olanı

Qızlamuq. Kızamık

Qoç. Koç, Koyunun erkeği

Qunuq. Konuk, misafir

Qorımaq. Korumak

Qorqıttı. Korkuttu

Qorqunç. Korkunç

Qoşdı. Koştu

Qoşnı. Komşu

Qoşuq. Koşuk, şiir

Qova. Kova

Qozı. Kuzu, Koyunun yavrusu

Qugu. Kuğu

Qulaç. Kulaç

Qulaq. Kulak

Qum. Kum

Qur. Kuru

Qurıdı. Kurudu

Qurugsaq. Kursak, Mide

Quş. Kuş, Bütün kuşlara verilen genel ad

Quşluq. Kuşluk, Sabah ile öğle arası vakit

Qut. Kut, uğur, baht mübarek

Qutuz. Kuduz, Kudurmuş köpek

Quzgün. Kuzgun, iri karga

Saban. Saban Tarla sürmede kullanılan araç

Saç. Saç, üzerinde ekmek pişirilen araç, tava

Sağdıç. Dost

Sagız. Sakız

Sagızgan. Saksağan

Saman. Saman

Samursaq. Sarımsak

Sarıg. Sarı, Her şeyin sarı renkte olanı

Sarıglıg. Sarılık. Sarılık hastalığı

Satıg. Satış

Sekiz. Sekiz

Semiz. Semiz, bakımlı

Serker. Serkeş, Haydut

Serü. Sergen, Evlerde üzerine eşya konan raf

Sewinç. Sevinç

Sezig. Sezgi

Sıçgan. Sıçan, Büyük fare

Sıgır. Sığır

Sıgırçıq. Sığırcık

Sındu. Sındı, makas

Sıruq. Sırık

 Sibek. Sübek, İçine bebeğin çişini yapması için beşiğe konulan küçük kamış ya da kap

Sidük. Sidik, idrar

Sigil. Siğil

Singek. Sinek, Özellikle sivrisinek

Sirke. Sirke, Bit yavrusu

Sogun. Soğan

Sögüt. Söğüt

Söz. Söz, kelam

Suw. Su

Sü. Ordu, Asker, bekçi (Subaşı)

Süngü. Mızrak, kargı, Süngü

Süpürgü. Süpürge

Sürçmek. Tökezlemek

Sürüng. Sürü

Süsmek. Öküz, koç ve mandaların tos vurması

Süt. Süt

Tag. Dağ

Talaq. Dalak

Tamga. Damga, hükümdar mührü

Tamur. Tamar. Damar, vucuttaki kan damarı

Tan. Sabahın erken vakti

Tanuk. Tanık, şahit

Tapmaq. Kulun Tanrının emirlerine uyması

Taguq. Tavuk

Tar. Dar

Targaq. Tarak

Tarıq. Darı, buğday tanesi

Tarus. Çatı, teras

Taş. Taş

Tawışgan. Tavşan

Taz.Dazlak,Kel

Tegül. Değil

Telik. Delik

Temin. Demin, kısa bir süre önce

Temür. Demir

Teng. Denk, benzer

Tengiz. Deniz

Tengri. Tanrı. Allah

Tepreşdi. Depreşdi, kımıldadı

Teri. Deri, çilt

Tering. Derin

Tewsi. Tepsi

Tezek. Sığır gübresi

Til. Dil

Tın. Ruh

Tındı. Dindi, Yağmurun dinmesi

Tırngaq. Tırnak

Tiş. Diş

Tiken. Diken

Tilek. Dilek, murat

Tilim.Dilim

 Tilkü.Tilki

Tiregü. Direk, bir şeyin desteği

Tirig. Diri

Tirsgeq. Dirsek

Tişek. Şişek İki yaşındaki koyun

Tişi. Dişi

Tiz. Diz

Tolı. Tolu, gökten yağan tolu

Tongra. Tonra, vücut kiri

Tonguz. Domuz

Top. Top

Topraq. Toprak

Toq. Tok, Açlığı giderilmiş

Toqimaq. Tokmak

Toqlı. Altı aylık koyun

Toqu. Toka

Tögti. Döktü

Törpig.Törpü

Törü. Töre, gelenek

Töşek. Döşek, Yatak

Tüg. Tuğ

Togdı. Doğdu. Güneş doğdu

Tuman. Duman

Turna. Turna

Turqun. Durgun

Tuz. Tuz

Tuzaq.Tuzak

Tuzluq.Tuzluk

Tüge.Düğe,İki yaşındaki dişi sığır

Tügme. Düğme

Tügün. Düğün

Tüpi.Tipi,Şiddetli kar yada rüzgâr

Tüş. Düş, Rüya

Tütün. Duman

Tüz. Düz

Uçtı. Uçtu

Uçuz. Ucuz

Uçuzluq. Ucuzluk

Uduz. Uyuz

Ulidı. Uludu

Ulug. Büyük

Un. Un

 Unıtgan. Unutkan

Uttı. Üttü

Utunç .Utanç

Uwmaq. Ovmak

Uyaz. Üvez, Küçük sivrisinek

Üçgil. Üçgen

Üçünç. Üçüncü

Üleşmek. Bölüşmek

Ülüş.Pay, hisse

Ündedi. Ünlemek, bağırmak

Üpgük. İbibik kuşu

Ürdi. Ürdü, köpek havladı

Üşidi. Üşüdü

Ütüg. Ütü

Üzmek. Üzmek

Üzüm. Üzüm

Xan. Han, En büyük hakan

Xiz. Giz, sır

Yadaq. Yaya olan kişi

Yadıqlıq. Yatak, yayılmış döşek

Yag, Yağ

Yagı. Yağı, Düşman

Yagız. Yağız, Koyu kahverengi

Yagmur. Yağmur

Yaguq. Yakın yer

Yalgadı. Yaladı

Yalgan. Yalan

Yalwarmaq. Yalvarmak

Yamag. Yama

Yamaglıq. Yamalık

Yanut. Yanıt, cevap

Yangaq. Yanak

Yangu. Yankı

Yaqa. Yaka

Yaqın. Yakın

Yar. Suların kenarındaki uçurum

Yarım. Yarım ,Bir şeyin yarısı

Yaratgan. Yaratan, Yaratıcı

Yaruq. Yarık

Yasgaç. Yaslahaç, Yaslaç, Hamur açma tahtası

Yası. Yassı

Yastug. Yastık

Yaş. Yaş, taze

Yaşarmaq. Yeşermek

Yaşıl. Yeşil

Yaşlıg. Yaşlı, Yaşlı göz

Yat kişi. Yabancı

Yatıg. Uyky

Yawgan. Yavan, etsiz yemek

Yawuz. Yavuz, herhangi bir şeyin kötü olanı

Yaylag. Yayla

Yaz. Yaz

Yazı. Açık alan. Ova

Yazuq. Yazık, Günah

Yel. Esinti

Yem. Yiyecek

Yemiş. Yemiş, meyvelerin genel adı

Yeng. Yen, elbise kolu

Yengge. Yenge, Abisin eşi

Yerdeş. Hemşehri. Aynı yerde oturanlar.

Yetti. Yedi

Yıl. Sene

Yılan. Yılan

Yılıglıq. Ilıklık

Yır. Türkü

 Yıraqlık. Iraklık, uzaklık

Yig. Çiğ

Yigirme,Yigirmi. Yirmi

Yigne. İğne

Yigit. Herhangi bir şeyin genç olanı

Yinçge. İnce

Yitmek. Kaybetmek

Yogurqan. Yorgan

Yol.Yol

Yolsuz. Yolunu kaybeden kişi

Yorınça Yorınçga. Yonca

Yöre. Bir şeyin yakın çevresi

Yumaq. Yıkamak

Yudruq. Yumruk

Yulduz. Yıldız

Yumşamaq. Yumuşumak

Yumurtga. Yumurta

Yung. Yün

Yuvga. Yufka,Katmerli yufka

Yuxqa. Yufka, bir şeyin ince olanı

 Yügrük. İyi koşan at

 Yügürgen. Ulak, kurye

Yük. Yük

Yüksük. Dikiş dikenlerin parmağına taktığı araç

Bu yazı toplam 2194 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim