• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -3 °C

KAŞGARLI MAHMUT VE BÜYÜK ESERİ DÎVÂNÜ LUGÂTİ’T TÜRK

Hasan Dinç

 

Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Eski başkanlarından dostum ve hocam Prof. Dr. Reşat GENÇ özel sohbetlerinde “ Bir Türk aydının evinde şu iki kitap mutlaka bulunmalıdır. Bu kitaplardan biri Kur’an-ı Kerim, diğeri ise Dîvânü Lugâti’t Türk’tür” der ve bu sözünü sık, sık tekrarlardı. Hocamın bu ikazını biraz da abartılı kabul eder, önemini kavramakta zorlanırdım. Kur’an-ı Kerim’in okunmasını ve evde bulunmasının lüzumuna bende inanıyordum. Ancak Dîvânü Lugâti’t Türk konusundaki ısrarını kavramakta zorlanıyordum. Ancak hocamın bu tavsiyesi sanki beynime çakılmış, bir türlü onu içimden atamıyordum. Öyle ya, bir Türk aydını olma iddiasında bulunan benim gibi birinin evinde bu eksiklik olmamalı ve bir Türk aydını olarak ondan vereceği bütün feyzi alabilmeliydim.

Zaman içinde mukaddes kitabımızın Türkçe yazılmış bütün meal ve tefsirlerini bir, bir edindim ve zaman için hepsini okudum. Ayrıca Ahd-i Atik ve Ahd-i Cedit olarak da bilinen Tevrat ve İncilleri de okudum. Kişisel kütüphanemin en mutena bölümleri bu kıymetli kitaplarla zenginleşmiştir. Fakat hocamın bir Türk aydınının evinde bulunması gereken ikinci kitabı yani Dîvânü Lugâti’t Türk’ü bir türlü edinememiş ve kütüphanemi onunla zenginleştirememiştim. Gerçi Kaşgarlı Mahmut ve Büyük eseri Dîvânü Lugâti’t Türk hakkında çeşitli eserlerde yazılmış yazıları ve makaleleri okumuş, Yazarı Kaşgarlı Mahmut ve eseri hakkında bilgiler edinmiştim. Ancak kitabı bir türlü edinme imkânım olmamıştı.

Geçenlerde bir sebeple Ankara’ya gitmiştim. Bilenler bilir ya benim en büyük zevkim kitap satan dükkânların vitrinlerini seyretmek, piyasaya yeni çıkmış kitapları takip etmektir. Sıhhiye meydanında Sağlık Bakanlığının tam karşısında Diyanet Vakfının bir kitapevi var. Yolum her Ankara’ya düştüğünde buraya uğrar, içeri girmeden vitrinde sergilenen yeni kitapları uzaktan da olsa bir,  bir seyreder, sonra da içeri girerek tespit ettiğim kitapları satın alırım. Yine öyle yaptım. Geniş ve uzun vitrinde sergilenmiş bütün kitapları gözden geçirirken gözüm birden ciltlenmiş, kalın bir mavi kitaba takıldı. Kitabın adını okudum DÎVÂNÜ LÜGÂTİ’T TÜRK yazıyordu. Yazarı ise MAHMÛD EL-KAŞGARİ idi. Yüreğim hızla çarpmaya başladı. Öylece içeri girdim. Bir Türk aydını olarak evimdeki eksikliği tamamlayacak kitabı edinecek, böylece hocamın teklifini yerine getirmenin huzurunu bulacaktım. Kasaya vardım ve kitabı istedim. Ambalaj yapıp elime teslim ettiklerinde Türk kültür tarihinde eşsiz bir yeri olduğunu defalarca dinlediğim hocamın sözleri kulaklarımda çınlarken, ellerimde kitabın ağırlığını hemen hissetmeye başladım.

Kitabı geri dönüşte hemen otobüste karıştırmaya ve önsözlerini okumaya başladım. Önsözlerini diyorum çünkü ilkönce Prof. Dr. Aykut Kazancıgil’in  mükemmel bir sunuş yazısı, onu takiben yayıncın notu ve ardından da Mahmûd El Kaşgari’nin “Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla” diye başlayan ve “Yardım O’ndandır” diye devam eden önsözü bulunmaktadır.

Kitabının önsözüne Allah’a hamd ve O’nun peygamberi Hz. Muhammed’e salatü selamdan sonra “İmdi, kul Mahmûd ibn- el-Hüseyin ibn Muhammed (el- Kâşgarî) der ki” diye başladığı önsözünde aynen “Talih güneşinin Türklerin burcunda doğduğunu ve Cenab-ı Hakk’ın Türk Hakanlığını Göğün felekleri arasına yerleştirdiğini, onlara TÜRK dediğini ve egemenlik verdiğini, onları çağın hakanları yapıp dünyaya hükmetmenin dizginlerini ellerine verdiğini, onları tüm beşeriyete memur ettiğini, Doğruluğa yönelttiğini, onlara katılanları ve onlar adına çabalayanları güçlendirdiğini, böylece istedikleri her şeyi elde ettiklerini ve çapulcuların rezilliğinden kurtulduklarını idrak ettim” diyerek ifade ettiği kimliğini Türkçe ile taçlandırmakta ve Türkçe’nin öğrenilmesinin dini bir vecibe olduğunu ifade ederken de şöyle demektedir. “Buharalı imamlar arasındaki bir güvenilir kaynaktan ve Nişabur halkının bir imamından işittim. Her ikisi de aşağıdaki hadisi aktardı ve ikisinin de isnat zinciri Resûlullâh’a (Allah’ın salat ve selamı onun üzerine olsun) dayanıyor. Kıyamet alâmetlerinden, ahir zaman azaplarından ve Oğuz Türklerinin ortaya çıkışından söz ediyordu. Dedi ki: “Türklerin lisanını öğreniniz, çünkü onların saltanatı uzun sürecektir” Bu hadis sahih (doğru) ise Türkçe’yi öğrenmek dini bir vecibedir. Eğer sahih değil ise, marifet bunu gerektirir.

Kaşgarlı Mahmud kitabını nasıl hazırladığını anlatırken de “ Onların yaşadığı şehirleri, bozkırları dolaştım. Türk, Türkmen-Oğuz, Çigil, Yagma, Kırgız lehçelerini ve manzumelerini öğrendim. Ayrıca bu dili en iyi ve etkili şekilde konuşanlardan, en eğitimlilerden, soyu en köklü kişilerden ve kargı sallamakta en beceriklilerden birisiyim. Türk kavimlerinden her birinin lehçesini mükemmelen öğrendim ve güzelce sıralanmış bir tertib içinde kapsamlı bir kitapta topladım.” Demektedir. Sonrada 466 hicri 1074 miladi tarihinde kitabına KİTÂBU DÎVANÎ LUGÂTİ’T TÜRK adını vererek “Kudsî, Nebevî, İmamî, Hâşimî ve Abbasî silsilesinden. Alemlerin Rabbi’nin vekili, Emirü’l- müminün’e, şeyhimiz ve efendimiz Ebû’l Kasım Abdullah İbn Muhammed el-Maktudî bi- Emrillâh’a adadım” diyerek zamanın Abbasi Halifesine kitabını Arapların TÜRKÇE öğrenmesini sağlamak maksadıyla takdim ettiğini belirtmektedir.

Kaşgarlı Mahmud ayrıca kitabının sonuna Orta Asya Balasagun şehri merkez olacak şekilde bir de Dünya haritası ekleyerek zenginleştirmiştir. Birilerinin milli kimliğimizi ve Türklüğümüzü unutturmak için giriştiği tüm gayretleri görünce bu kitabın önemi bir kez daha anlaşılmakta, değerli hocam Prof. Dr. Reşat Genç’in Türk aydını için evinde bulundurması gerekli iki kitaptan biri olmalı teklif ve tavsiyesinin sırrı ortaya çıkmaktadır.

NOT: Bundan böyle birkaç hafta bu kanu üzerinde durmaya devam edeceğim.

 

Bu yazı toplam 1615 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim