• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Bolu 18 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C

KATİBİM UYKUDAN UYANMIŞ, GÖZLERİ MAHMUR!

N. Gürkan Yetkin

Van’da yaşanan deprem felaketi sonrasında ,1999 yılından bu güne uykuda olan katibim, bir dürtme ile  uykudan uyandı!

12 Kasım 1999 depremi sonrasında orta ve hafif hasar derecesi ile hasarlı binalardan hafif hasalı olanlar, boya badana ile orta hasarlı olanlarda, takviye perdeleri ile güçlendirildi. Aradan geçen süreçte  bu hasar görmüş yapılardaki mülkiyet sahipleri sahip oldukları gayrimenkulleri sattılar ya da özellikle öğrencilere kiraya verdiler.

Aynı süreçte hasarlı olan bu türlü binaları komple satın alanlar ya da binadaki tüm mülkiyetin sahibi olanlar bu binaları “öğrenci yurtlarına “çevirerek hizmete soktular!

O gün, bu gündür bu özel yurtlar, gül gibi çalıştılar ve sahiplerine gayet iyi miktarlarda gelir getirdiler! Kimse demedi ki “yahu bu binalar konut olarak projelendirilmişlerdi. Deprem sonrasında da hasarlı duruma geldiler ve güçlendirildiler!

Bu binaların yurt veyahut dershane olarak kullanılmaları deprem yönetmeliğine aykırı!”

Bakınız, Deprem Yönetmeliklerinin neredeyse hiç değişmeyen ilgili maddesi:

2.4.2. Bina Önem Katsayısı

Denk.(2.1)’de yer alan Bina Önem Katsayısı, I , Tablo 2.3’te tanımlanmıştır.

TABLO 2.3 – BİNA ÖNEM KATSAYISI (I)

Binanın Kullanım Amacı veya Türü Bina Önem Katsayısı (I)

1. Deprem sonrası kullanımı gereken binalar ve tehlikeli madde

içeren binalar

a) Deprem sonrasında hemen kullanılması gerekli binalar

(Hastaneler, dispanserler, sağlık ocakları, itfaiye bina ve tesisleri,

PTT ve diğer haberleşme tesisleri, ulaşım istasyonları ve terminalleri,

enerji üretim ve dağıtım tesisleri; vilayet, kaymakamlık ve belediye

yönetim binaları, ilk yardım ve afet planlama istasyonları)

b) Toksik, patlayıcı, parlayıcı, vb özellikleri olan maddelerin

bulunduğu veya depolandığı binalar

I=1.5

2. İnsanların uzun süreli ve yoğun olarak bulunduğu ve değerli

eşyanın saklandığı binalar

a) Okullar, diğer eğitim bina ve tesisleri, yurt ve yatakhaneler, askeri

kışlalar, cezaevleri, vb.

b) Müzeler

I=1.4

3. İnsanların kısa süreli ve yoğun olarak bulunduğu binalar

Spor tesisleri, sinema, tiyatro ve konser salonları, vb.

I=1.2

4. Diğer binalar

Yukarıdaki tanımlara girmeyen diğer binalar

(Konutlar, işyerleri, oteller, bina türü endüstri yapıları vb.)

I=1

Bu ne anlama geliyor?

Yapı önem katsayısı olarak, konutlarda I=1 iken, okullar, diğer eğitim bina ve tesisler, yurt ve yatakhanelerde I=1,4 hesaplarda alınacaktır. Bu değer deprem hesabında kullanılacak olan deprem yükünün belirlenmesinde bir çarpan olduğuna göre , okullar, diğer eğitim bina ve tesisler, yurt ve yatakhaneler normal konut ve işyerlerine göre 1.4 kat daha büyük kuvvetlere göre yani 1.4 kat daha emniyetli projelendirilmek zorunda!

Kısaca normal konut olarak projelendirilmiş ve inşa edilmiş yapılar ,yurt ve dershane olarak kullanılamaz!

   Geçtiğimiz günlerde, vilayet makamı başkanlığında İl Koordinasyon kurulu üyesi tüm kuruluşların müdürleri bir toplantı yaptılar! Bu toplantı sonrasında özellikle Milli Eğitim Müdürlüğü ‘ne bağlı  eğitim kurumlarının ve özel yurtların depreme karşı güvenliği sorgulandı. Toplantı sonrasında da milli eğitim ,önce kendine ait resmi kurumları değil özel kurumları mercek altına aldı!özel kuruluşlardan depreme karşı güvenlikli olup olmadığına dair bir rapor istenildi.

   Şimdi can alıcı olay şu! Türkiye’de herhangi bir binanın depreme karşı güvenli olup olmadığına dair bir raporu verebilecek bir kurum,bir üniversite var mıdır?

Düşünün kişi veya kuruluş herhangi bir bina ile alakalı böyle bir rapor düzenledi diyelim. Sonrasında da meydana gelen bir depremde rapor düzenlenen yapı hasar gördü veya yıkıldı. O raporu düzenleyenin ve imza edenin başına neler gelir?

  Depremin hemen sonrasında bir ilçe kaymakamı ,ilçesinde bulunan ve depremden hemen önce tamamlanmış ve hiç kullanılmamış bir otel binasının depreme dayanıklı olup olmadığına dair bir rapora sahip olmak ister. Maksat böyle bir rapor sayesinde sonra oluşabilecek olumsuz bir durumda kendini kurtarmaktan başka bir çaba değildir. Ancak başvurduğu üniversiteden gelen heyet ,ilgili yapıya böyle bir rapor yerine güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan bir rapor düzenler. Bunun üzerine kaymakam hemen ortalığı velveleye vererek ilgili otel binası hakkında, o tarihte var olan Bayındırlık İl Müdürlüğü’ne, ekinde üniversiteden aldığı raporu da ekleyerek yazı yazar. O gün bu gündür o otel yazışmalarla yıpranmaya devam etmektedir.

  Şimdilerde kendilerine İl Milli eğitim Müdürlüğü’nden gelen yazı sebebiyle muhatap eğitim kurumları, yandım yandım böyle bir sağlam  raporu arayışına girdiler! Depremden sonra yapılmış olan birkaç yeni yapı dışında hiç kimse böyle bir raporu bulamaz! Bulanlarda yumuşak ifadelerle dolu bir raporu isteyen kuruma sunarlar!

         Sonra?

         Raporu gelen eğitim kurumları açık kalır ve hizmet vermeye devam eder!

         Rapor getiremeyenler kapatılır!

         Peki bu yapılar yıkılır mı?

         Elbette hayır!

     Tekrar meskene veya ne amaçlı yapıldılar ise ilk hallerine çevrilir ve kullanılmaya devam ederler!

   Şimdi daha da enteresanı ya aynı rapor beklentisine depremden önce inşa edilmiş olan ve hala hizmet veren devlet okullarından da istenirse ne olacak?

   Rapor bulamayan okullar kapatılır mı?Yoksa yıkılır mı?

   Benzer rapor ,belediye tarafından depremden önce yapılmış ,depremde az hasar ,hasarsız veya orta hasar derecesinde rapor almış tüm yapılardan da istenirse ne olur?

   Rapor getiremeyen binaların yapı kullanım izin belgeleri iptal edilir mi? Yıkım kararı çıkar mı?

  Bir deli bir taş attı! Kırk akıllı çıkaramadı!

   İşte şu anki durumu özetleyen söz tam olarak bu!

   Sonuç olarak katibim uykudan uyandı!

   Fakat hala uyku mahmurluğu üzerinde!

   Üniversiteler bilim üretmezlerse!

   Her deprem sonrasında mevcut yönetmelik karalanıp yeni deprem yönetmelikleri çıkarılırsa!

   Deprem güvenliği için gerekli tüm hesaplamaları yaparak dünyanın en iyi projesini hazırlasanız da ,uygulama esnasında proje dışına çıkılırsa!

  Hala inşaat sektöründe çalışan işçi, usta veyahut kalfalar eğitimden geçirilmeden ,devletin kontrolünde olmadan imalat yapmaya devam ederlerse!

   Devlet ,kendi yapması gereken kontrolleri başkalarına devretme peşinde günah keçisi arayışında olmaya devam ederse!

   Her sorumluyu kurtaracak olan “rapor” hazırlama işi ,ancak yaşlı ,bir ayağı çukurda ,para için her türlü işi yapabilecek ,her türlü sorumluluk altına girebilecek bir “katibe” kalır!

   Yılbaşı yaklaşırken, şimdiden bu tür katiplere, piyangonun büyük ikramiyesi vurdu !

   Yakında sokaktan gelen garip bir sesle uyanabiliriz!

   “Raporcu geldi hanım! Raporlarım var! Depreme karşı dayanıklılık raporları ,askerlik yapmaya elverişsiz raporları! Raporcuuuuu! “

 

22.12.2011

Bu yazı toplam 1056 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim