• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C

Kavgalı olmak erdemlik midir???

Mustafa Namdar

Bunalım mı kavgaya, kavga mı bunalıma neden oluyor? Son günlerde, araştırılması gereken en önemli konulardan biri olmalı. Akıl almaz cinayetlerin, intiharların bir nedeni olmalı! Çok küçük, anlamsız meselelerin kavgaya dönüşmesi ya düşünce yeteneğinin zayıflamasına, ya bireyin kendi göbeğini kendi kesme gücünün göstergesi olmalı. Kurt gibi kendi işimi kendim görürüm felsefesi...

Dünya elektronik teknolojisini gelişmişliğin doruk noktasına getiren insan aklı, çok küçük problemlerin çözümünde iflas etmiş görünüyor.

Düşüncelerde üretilenleri küçücük diskete sığdıranlar, nedense sorunları çözmekte ikna edici cümle kurup birbirleriyle diyalog içine giremiyorlar. Bırakın, karşılıklı geçip konuşmayı, bakışlarımızdan şimşek çakıp yıldırım düşüyor. Yakıcı sıcaklarda insan beyni sanki kaynıyor gibi, kiminle merhabalaşsanız içiniz yanıyor!..

Şu dünyanın haline bakın. Erkek kadınıyla, çocuklar ana-babayla barışık değil. Müftü hocayla, hoca müezzinle, cemaat hiçbiriyle barışık değil. Patron yöneticileriyle, yönetici çalışanlarıyla, çalışanlar aldıklarıyla barışık değil. Başkan partisiyle, parti seçmeniyle, seçmen seçtikleriyle barışık değil. Alim ilmiyle, ilim çağdaşlıkla, çağdaşlık yaşamla barışık değil. Bakan savcısıyla, savcı hakimiyle, hakim kararıyla barışık değil. Sanayici ustasıyla, usta ürettiğiyle, alıcı fiyatlarla barışık değil. Çiftçi toprakla, toprak su ile barışık değil!!!

Sevgi, hoşgörü ve güven sanki her geçen gün erozyona uğruyor. İnsanlar öfkeli. İnsanlar her an patlamaya hazır dinamit lokumu gibi. Yakın temastan kaçan kaçana. Böyle mi olmalı insanlık? Böyle mi olmalı insanlar arasındaki diyalog? Böyle mi olmalı sosyal dayanışma? Sır saklamanın, sırdaş olmanın koşulları basit anlayışların üzerinde kurulmalı da, basit bir esintide ortalık tarumar mı olmalı? Böyle olacaksa, olması düşünülüyorsa, batsın bu dünya.

Sanki en akıllımız değirmene yoğurt öğütmeye gidiyor. Ortalık vıcık vıcık. Arkalarından el bağlanıp gideceğimiz adamlar, birbiriyle kavgalı.

Seçtiklerimiz biz akıllıyız da seçildik, seçenler ise akıllı adamları seçtik diye kendilerini değerlendirirken, ne seçilenler, ne seçenler arasında örnek alınabilecek uygulamaları görmek olası değil. Aynı hedefe koşan siyasiler, aynı amaca yönelik bir değer için kavgalı. Aynı kentin havasını, suyunu, yolunu, parkını, bahçesini, yerleşimini, çöpünü olması gereken şekle getirmek için ortak aklı kullanması gerekenler birbiriyle kavgalı. Kavga insanları doğru adrese götürmüyor. Kavga bölünmelere, taraf oluşmasına neden oluyor...

Birbirimizi geçmişle suçlamayı gelenek hale getirdik. Dünya ilk günkü gibi değil. Birileri bizim dışımızda birşeyler bulup uygulamaya sokuyor. Her dönemin kendine özgü olanakları var. Var olanı kullanmamak eleştiri konusu olur da, yoksa ne olacak? Adamın görev yaptığı dönemde, günümüz bilişimine yönelik iletişim ağı yoksa, manyotolu telefonla haberleşme sağlanıyorsa, ben bilgisayar kullanıyorum sen ne yaptın sorusu ne kadar mantıklı oluyor, anlamak zor.

Eleştiriler olacaktır. Her dönemde eleştiri olmuştur. Yapılan eleştiriler belli odaklardan dönüyorsa, yanlışın önüne geçiliyor diye hiçbir engele takılmıyorsa, verilen karar doğru diye sevinilmesi yerine, biz kavgamızı sokağa taşımaya çalışıyoruz. Doğru mu? Doğruluğunu şartlanmışlıktan sıyrılıp düşünmek gerekiyor. Erdemlik dostlukta, sevgide, güvende. Kavga yaranın hiçbir dönemde merhemi olmamış, olacağına da inanmıyorum.

24.07.2009

Bu yazı toplam 339 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim