eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 106.991
  • Altın 151,480
  • Dolar 3,6710
  • Euro 4,3144
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 9 °C

Kaybolan Kafatası ve Mimar Sinan

Nadir Garipoğlu

Bayram öncesi televizyonda bir tartışmaya şahit oldum. Mimar Sinan Türk mü idi, yoksa Ermeni, Sırp, Ulah veya Macar mı idi?

Marmara Üniversitesi Profesörlerinden Selçuk Mülayim'in iddialarına göre tartışmalar o kadar ileri boyutlara taşınıyor ki, Mimar Sinan'ın Süleymaniye Camii'nin yanındaki türbesi açılıyor, Şevket Aziz Kansu, Afet İnan ve Hasan Fehmi Çambel tarafından kafatası incelenmek üzere alınıyor. Yıl 01 Ağustos 1935.

Yapılan incelemeler neticesinde kafatasının brakosefal olduğu, yani Mimar Sinan'ın Türk olduğu tespit ediliyor.

06 Ağustos 1935 tarihinde bu üç profesör hazırladıkları raporu Florya köşkünde dinlenmekte olan Mustafa Kemal Atatürk'e götürüyorlar.

Atatürk bundan hiç hoşlanmıyor (Üç profesörün Mimar Sinan'ın mezarını açmasına), cevap da vermiyor. Bir kağıda tarih düşerek “Mimar Sinan'ın heykelini yapınız” diye yazıp veriyor.
Heykel yirmi sene sonra Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nin bahçesine yapılıyor.

Bu şekilde Mimar Sinan kimdir? Milliyeti nedir? Tartışmaları da son buluyor.

O tarihlerde Ankara Üniversitesi'ne bir Antropoloji Müzesi yapılması düşünülüyor. Mimar Sinan'ın kafatası da bu müzeye konulmasına karar veriliyor. Ancak müze bir türlü yapılamıyor.

Bu arada Mimar Sinan'ın kafatası da kayboluyor.

Şu anda Mimar Sinan, türbesinde kafatası olmadan yattığını iddia eden Prof. Selçuk Mülayim bir ihtimalle kafatasının Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nin Antropoloji bölümünde olabileceğini, ama kesin olmadığını söylüyor.

Bu tartışmalardan gerçekten çok etkilendim. Dehaların, sanatın, sanatçıların, eserlerin kökeni, dini, dili, milliyeti olur mu? Ve bu yüzden kafatası mezardan çıkarılır mı?

Geçtiğimiz yıllarda bizim hükümet konağımızın restorasyonu yapılmak üzere iken neredeyse binayı yapan mimarların, ustaların milliyetleri tartışılmaya açılıyordu. Neyse ki bu tartışma fazla uzamadı.

Bayramda İstanbul'da idim, restorasyonu ve onarımı yapılan, Başbakanımız tarafından yeni ibadete açılan Süleymaniye Camii'ne Cuma günü gittim.

Sinan'ın kalfalık döneminde yaptığı bu muhteşem eseri gezdim.

Caminin bahçesinde Kanuni Sultan Süleyman'ın türbesinin olduğu, lüzumlu lüzumsuz bir sürü mezarın bulunduğunu gördüm.

Ve kendi eseri olan külliyenin bahçesinde Mimar Sinan'ın türbesini aradım, bulamadım.

Türbe, külliyenin etrafını çevreleyen üçgen şeklindeki yolun ucunda, ölmeden önce kendisi tarafından yaptırılmış.

Kafamdaki soru şu: Mimar Sinan, Kanuni Sultan Süleyman'ın türbesinin bulunduğu caminin avlusunda kendisine bu türbeyi neden yaptırmadı?

24.11.2010


Bu yazı toplam 1440 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim