eryaman escort , ankara escort, ankara escort, bursa escort
  • BIST 104.001
  • Altın 145,505
  • Dolar 3,5061
  • Euro 4,1839
  • Bolu 26 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 30 °C

KAYGAN ZEMİNDE POLİTİKA

Mustafa Namdar

Kaygan zeminde yürümek zor. Kaygan zeminde politika yapmak da zor. Politika; her ne kadar devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatı olarak bilinse de, bir hedefe ulaşmak için duyguların okşanması, zayıf yönlerinden ya da tarafların uyuşmazlıklarından yararlanma sanatı olarak da algılanıyor. Politikacı, kendi sempatizanlarını çoğaltabilmek için bir dizi taktik, yöntemler uygular. Bu yöntemler toplumu germeden, ayrıştırmadan, taraf oluşturup düşman kamplara ayırmadan, insanların mutluluğu için programını hazırlayıp meydanlarda anlatıyorsa, görevini yapıyor olmalı…

Son günlerdeki politikacı davranışları insanı ürkütüyor, toplumu geriyor. Yazılı basında kin ne nefret dolu söylemler manşetlerden düşmüyor. Görsel medyada her görüntüde kin ve nefret, söylem görüntüleri şiddet ve karmaşa inanın toplumu ürkütüyor. Yerelde ve ulusal boyutta durum aynı. “Biz Osmanlı Bankasıyız. Yok birbirimizden farkımız” diyen banka reklamı gibi. Tüm söylemler kin ne nefret içeriyor. Karalama içeriyor. Ne tür ortam olursa olsun, taraflar birbirine saldırıyor. Gündem her yerde saldırı üzerine formatlanmış. Bundan etkilenen kim? Sokaktaki insan. Bundan etkilenen her an macera yaşamaya hazır gençlik.

Çünkü onların model kalıbı onlar. Onlar da gördüğü yuvayı yapma özentisinde… Kaygan zemin üzerinde politika yapabilme-nin inceliğini anlatmak çok zor. Sanat içeren nükteli şiirsel, konuşmaların yerini alıyor sertlik, hırçınlık. Böylesi ortamlarda gelecek kuşaklara nasıl anlatacağız olması gereken doğruları?..

Gelecek kuşaklara dürüstlük kavramını anlatırken, inanın çok zorlanacağız. Çok zorlanacağız ahlaklı olmayı, sevecen olmayı, birlik içinde güçlü olmayı anlatırken. Çok zorlanacağız demokrasiyi, insan haklarını anlatmakta. Çok zorlanacağız derdimizi ve düşündüklerimizi anlatabilmenin en olumlu yolunun kavga olmadığını anlatmada. Çok zorlanacağız tartışmanın, eleştirinin sövgüsüz olduğundaki güzelliğini anlatmakta.

Gençliğe kızmaya, kırılmaya hakkımız var mı? Onların modelleri kılıçları çekmiş rakipleriyle savaşırken, gençlerin elinde gül, dilinde güzel söz söylemesini beklemek mümkün mü? Büyükler birbirleriyle kıyasıya acımasızca adeta savaş ederken, gençlerin birbirini güler yüzle gönülden kucaklamasını beklemek mümkün mü?

Kaygan zeminde politika yapmak zor olmasına zor da, önemli olan böylesi ortamlarda ayakta durmanın güzelliğini, kararlılığını gençlere gösterebilmektir…

Görebilecek miyiz bu güzellikleri. Görebilecek miyiz fırtınasız sakin bahar güzelliğini???

20.12.2010


Bu yazı toplam 875 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim