• BIST 90.383
  • Altın 144,353
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 10 °C

Kaza

Mustafa Namdar

Yıl 1950. Sanat Okulu üçüncü sınıfında büyük bir kitaplık yapıyordum. Zevkle çalıştığım işimi toparlamış, tutkallama aşamasına gelmiştim. Çok yorulmuş vaziyetteydim ama mutluydum. Çünkü işlerin büyük bölümü bitmiş, işimi çatıp tutkallamıştım.

Ertesi günü atelye öğretmenim arıyordu. Övgüyü hakettiğim düşüncesiyle koşarak gittim. Atelyeye girdiğimde yerdeki cam kırıklarını gösteriyordu öğretmenim. Şaşırmıştım.

İşimin hemen yanında örnek temrinlerin konduğu temrin dolabı vardı. İşkencelerin fırlaması sonucunda cam kırılmıştı.

Öğretmenim öfkeyle;

-Bu ne dikkatsizlik, bu ne biçim çalışma tarzıdır. Bir tarafı yaparken diğerini yıkıyorsunuz diye bağırıyordu.

Gayet sakin;

-Kaza öğretmenim, görünmeyen kaza demiştim ki öfkeden gözleri çakmak çakmak olan öğretmenim sesini daha da yükselterek;

-Tertip ve düzensizliğin, dikkatsizliğin adı ne zamandır kaza oldu diye bağırdığında avucunun sıcaklığını hissetmiştim yüzümde. Çok yumuşak davranış özelliğine sahip olmasına karşın o hala;

-Kullandığın işkencelerin gevşeyebileceğini düşünüp planlamış olsaydın, burada bu işi yapmaz, uygun yer seçerdin diyordu.

Haklıydı.

-Yıl 1963. Öğretmen olarak Düzce’nin Muncurlu Köyü’nde çalışıyoruz. Demirci arkadaşım mesleğini çok iyi bilen titiz, başarılı bir öğretmen ancak, fazla asabi. Sinirlendiğinde elinde ne varsa rastgele atan, öfkeden deliye dönen biriydi.

Zaman zaman öğrencilerimde yaşadığım olayı anlatır, onu ikaz etmeye çalışırdım. Haklı olduğumu ifade eder ancak davranışından vazgeçemezdi.

Sıcak demircilikte çekiç ve balyozla örsün üzerinde çıkartılan uyumlu sesler hoş bir melodiyi andırır. Çalışmaların seyrine doyum olmaz. İşte böyle çalışmalardan birinde kendisini izliyordum. Şömine takımı yapıyorlardı. Balyozla vurulacak yeri çekiciyle belirleyen arkadaşımın gösterdiği yere özenle vuramayan öğrencisinin hareketlerine öfkelenmiş olmalı ki, bir anda çekici bir tarafa kısacı bir tarafa işi bir tarafa fırlatmasıyla yandım diye bağırması bir oldu.

Pantolon paçalarını içine soktuğu kısa konçlu geniş ağızlı lastik çizmeleri vardı ayağında. Elindekileri öfkeyle rastgele atarken şekil vermeye çalıştıkları kor halindeki demir parçası çizmesinin içine düşmüştü. Çok acı çektiği belliydi.

İşte diyordum, bir deha daha öfke ile kalkanın zararla oturduğu kanıtlanıyordu.

Bu yazı toplam 342 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim