• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 16 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 16 °C

KAZAKİSTAN’DA DÜNYA MİRASI: YABANIL ELMA ORMANI (CENNET BAHÇELERİ)

Suat Tosun

Bugün hepimizin şifa niyetiyle korkup kabuğuyla yiyemediğimiz, dünyadaki çeşitleri onbinlere yaklaşan” endüstriyel elma” ;  gelişiminde kullanılan kimyasal peptisidler, gübreler, hormonlar nedeniyle (36 ‘ya yakın sayıda kimyasal )sağlık açısından artık şüpheli bir gıda…

Ancak, bundan 5-6 yıl öncesinde,  elmanın tarihi konusunda, genetik bilimindeki kesinleşmiş araştırma sonuçlarına yenice ulaşıldı.

İngiltere ‘de Oxford Üniversitesi biyologları, son teknoloji yöntemleriyle elma DNA’sı üzerinde yaptıkları araştırmalara dayanarak,gezegenimizde yenilebilir ilk yabanıl elmanın Kazakistan’ın Çin sınırına yakın, 1200- 2000 m.ye kadar yükseltilerde yetiştiği görüşlerini ortaya attılar  (http//forum.Shiftdelete.net/sdn).

 

2009 yılında “Elmanın Tarihi”Kitabını yazan Dr.Barrie Juniper; günümüz elma türlerinin “atalarının” halen bu dağlarda doğal ortamında “yabanıl elma ormanı” halinde yetiştiğini, eski dönemler de bu yabanıl elmaların diğer farklı meyvalı ağaç türlerinden oluşan karışık ormanların içinde geliştiklerini kaydetmiştir. Bugün dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi Kazakistan’da da yabanıl elmaların %70 ‘inin yok olduğu söyleniyor.

                 Dr.Jupiner, elmanın gezegene önce tatlı ve sulu elmaları seven ayılar ve daha sonra atlar vasıtasıyla, onların dışkılarıyla yayıldığını bildirmektedir. Oxford Bilim adamları; “Granny Smith ve Cox’s Orange Pipin” gibi birçok meşhur İngiliz elma türünün de, Kazak elmalarının “torunları” olduğunu belirtmektedirler.

 

           ELMANIN KISA TARİHİ

 

Tür Adı: Malus sieversii

Doğum Tarihi: 65 milyon yıl öncesi

Doğum Yeri: Kazakistan-Almaata, Kırgızistan, Çin sınırında Tanrı Dağları.

Kâşifi:1796 yılında Sievers

Elma, günümüzden 10000 yıl öncesinde, Kazakistan‘dan, antik medeniyetlerin kesiştiği, Persler, Yunanlılar ve Romalılar tarafından Avrupa’ya getirildi. Daha sonrası göçler, İpek Yoluyla ticaretler yayılmayı hızlandırdı. Elmanın şifalı yönünü anlayan Avrupa ise çeşitlerini çoğalttı.

Birçok hekimi bünyesinde toplamış ünlü Salern Okulu, bir zamanlar şöyle diyordu;”Post pirum da potum, post pomum vade cacatum”(“Armuttan sonra çiş, elmadan sonra kaka).Zira elmanın suda pişmişinin bağırsak yumuşatıcı ve yatıştırıcı olduğunu öğrenmişlerdi (M.Messegue. 1983).

1989 Yılına dek,  “Yabanıl elma” olarak, kuzey yarımkürede geniş yayılışa sahip yapraklı ormanların içerisinde dağınık yayılışta, küçük ve acı tadlara sahip meyva ağaçları biliniyordu. Bunların meyvalarını ise, kuşlar ve küçük memeliler yiyordu. Son yıllarda Orman Genel Müdürlüğü’müzce tıbbi- aromatik odun dışı ürünler kapsamında da korunmaya alınmaktadır                      

Genetikçi Aldo Vinelle, 1989 yılında Kazakistan’a seyahatinde, yabanıl elma ağaçlarının büyük ormanlarıyla karşılaştı.Araştırıcı onlar da hem tatlılık ve şaşırtıcı biyoçeşitlilik saptadı (http://www.lavie fr./ blog/olivier-nouıllas).

Aslında, bu keşiften önceleri iki güzide araştırmacı, Nikolai Vavilov ve Aymak Djangaliev bu benzersiz fenomeni daha önce saptamışlardı. Bugün Avrupalı araştırıcılar, hastalıklara karşı korunmanın ve parazitlere karşı direnç geni taşıyan bu yabanıl ırktan yeterince yararlanmanın peşindedirler .” Jardin Eden (Botanik Bahçesi ) Fransa’da bunlara ait örneklere kavuşmuştur bile…

Bitki Bilimci Jean Marie Pelt  (Bitkilerin Güzel Tarihi yazarlarından,1999); meyvelerin göçünün insanı izlediğini belirtmekte ve bunu şu özlü sözlerle de noktalamaktadır:” Bitkilerin ve insanların varoluşu, tek ve aslında aynı şeyin değişik yüzleridir: Yaşamın”.

 Prof. Dr. J.M. Pelt; Kazakistan’da yabanıl elmanın korunması için çok uzun yıllar emek vermiş Kazak Ziraat Mühendisi AYMAK DJANGALİEV (1913-2009)’ in aslında önemli bir “Ekoloji Kahramanı “  olduğunu vurgulamaktadır.

Doğa, milyonlarca yıl doğal seleksiyonla,  şimdi modern elma bahçelerindeki külleme, küf,  meyva yanıklığı gibi hastalıklara karşı direnci ilaçsız,  salt doğallığıyla başarmıştır. Tamamiyle organik yabanıl Kazak elmasının, renk, boyut ve tadıyla inanılmaz bir çeşitlilik dağıtmakta oluşu ne güzel bir olgu!

 

Bu yazıdan uzun vade de beklentilerim; Kazakistan’la tarım ve genetik alanında da ikili teknik işbirliklerinin geliştirilerek - uluslararası ıslah projelerinin-  başta Seben ve Bolu İli’nin adaptasyona elverişli diğer ilçelerinde uygulanması ve “ organik elma tarımına” geçilmesi için bir umut kapısı açılmasıdır.

qqq-012.jpg

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 4185 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim