• BIST 97.533
  • Altın 145,687
  • Dolar 3,5750
  • Euro 3,9909
  • Bolu 14 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 12 °C

KEŞKE’LER SIRTIMIZIN KAMBURU GİBİ

Mustafa Namdar

Görevimiz ne olursa olsun yaptığımız işte bir noksan, bir yanlış ile karşılaşmamak için bir dizi çalışmalar yapılır. Bunlar; ortak akıl toplantılarıdır. Eskiz ve komisyon çalışmalarıdır. Plan proje üzerine teknik çizimlerdir. Amaç; iş kazasını yaşamamak için alınacak önlemlerin garantisi, teknolojik inceliği ve süresi vardır. Planlamadan önce kesin konuşmaların sonucunda “keşkeler” gündeme gelirse, boğazımıza yumruk gibi oturur nefes almakta zorlanır boğuluruz.

Bir ülkenin geleceği gençlik der, avazımız çıktığı kadar bağırarak türkü söyleriz de, makamına hiç dikkat etmeyiz. Gençlik deriz en önemli konu olan eğitim öğretimlerini pek de önemsemeyiz. Eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağacağını, renkleneceğini söyler, yenilikçi düşüncelerle sürekli sistemler üzerinde oynar beğenmez, eskiye döneriz. Eskiden uygulanan sınıf geçmeleri beğenmez ders geçme deriz vazgeçeriz. Devam devamsızlıkla ilgili kurallar getirir sene sonunda koyduğumuz kuralları kendimiz bozarız. Kılık kıyafet deriz, zengin fakir ayrımcılığını körükler, eskiye döneriz. Bütün bunlar ve benzer gelişmeleri eğitimde reform adıyla eski uygulamalarla yeni elbise giydirerek, görücüye çıkarız. Okullarımızın açılacağı şu günlerde yazılı ve görsel medyanın gündeminde bu ve benzeri olaylar…

Şu sıralar ilimizde konuşulan konuların başında Deprem Riski taşıyan okul binalarımız geliyor. Yapılan teknik komisyon çalışmalarında, yıkılması ve onarımı (güçlendirilmesi) gereken okullarımız ortaya çıkmış. Bu konuda kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesi ya da, en tehlikelisi çeşitli ağızlardan çıkan fısıltılarla yıkılmasından ve güçlendirilmesinden bahsedilen okullarımızla ilgili somut bir gelişmelerin olmaması, Milli Eğitimle ilgisi olan kuruluşları, velileri, öğrencileri tedirgin etmiş. Herkes ayakta huzursuz. Bu konuda yetkili ağızlar “keşkeleri sırtına kambur yapacak” açıklamaları vaktinden önce yapmasalardı. Keşke; velilerimiz, sendikalarımız bu konudaki duyarlı kişilerimiz okulların açılışına yakın zamandan önce bu durumları gündeme getiriğ, ilgilileri uyarmış olsalardı. “Dere geçerken at değiştirmek gibi. Göçe giderken kolan dokumak” gibi, telaşa kapılmamızın önüne geçilebilinmiş olsaydı!

Son günlerin tartışmaları karşısında okulumuz atölye duvarına yazmış olduğumuz “iki ölç, bir kes” marangozluk kuralı ile “Evvela düşün sonra inan” deyişini hatırladım. Bir fısıltı bir orduyu bozar derler. Keşke fısıltılara rağbet edilecek ortamları yaratmasaydık!

Güven duygusunu kaybetmek inandırıcılığı ortadan kaldırıyor. Gerçekleri yerinde kullandığımızda sonuç, acı da olsa vesveseyi ortadan kaldırıyor. Sorunlar, karşılıklı iletişim kurulduğunda çözüldüğü gibi keşkeleri de ortadan kaldırıyor…

Bu yazı toplam 528 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim