• BIST 107.041
  • Altın 143,194
  • Dolar 3,5623
  • Euro 4,1506
  • Bolu 32 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 32 °C

Kıbrıs’ta kim kazandı...

Mustafa Öz

Türkiye’nin dışında herkes kazandı deyip kessek belki en doğrusunu söylemiş olacağız. Ancak bu cümleyi okuyunca da YERLİ İŞBİRLİKÇİLER, ANNANCILAR YUNAN VE RUM AĞZIYLA KONUŞANLAR, DÜNÜN HIZLI MARKSİSTLERİ VE BUGÜNÜN LİBOŞLARI, DÜN AB karşıtı olan siyasal islamcılar, bizi hemen STATÜKOCU ilan edeceklerdir. Milli politikaları savunmanın adı sizce bu ise....

Türkiye, dış politikada kendi koyduğu milli politikalarından hangisini bugüne kadar kabul ettirebildi? Sorusuna cevap arandığında, KİM STATÜKOCU, kim değil daha iyi anlaşılır. ATATÜRK DÖNEMİNDEN sonra dış siyasette hep güdümlü POLİTİKALAR izlendi. Kimi zaman ABD, kimi zaman AB ilkelerine, kimi zaman Arap emperyalizmine, kimi zaman da RUS emperyalizmine kucak açanlar oldu.

EGE’de 12 adalar, LOZAN’a rağmen YUNAN’a hemen teslim edildi. Hem de silah deposu yapıldı. Yunan kurulduğundan buyana; Girit, SAKIZ ve KIBRIS’ı aldı İÇİMİZE PONTUSCU olarak girdi. İçindeki TÜRK AZINLIĞI bitirdi. Kalanları da izole etti. Fener Rum Patrikhanesi’nin ekümenlik talebinden vaz mı geçti? Hayır.

Türkiye, 12 mil tezinden, adaların silahlandırılmaması tezinden; Türk azınlığın haklarının korunması tezinden bir adım ileri gidebildi mi, maalesef hayır.

Ermeni soykırımı iddialarını anlatabildi mi, hayır. Bizim yerli işbirlikçiler, Ermeniler’in kardeşliğini araştırmak için harcadıkları zamanın üçte birini bu işe harcasalardı, elimizde bir sürü kaynak olurdu. Herkes kolay olanı seçmeyi ÇARE olarak gördü. Adını da uzlaşma ve anlaşma koydu. Ne güzel değil mi?..

KIBRIS’ta BUGÜNE NASIL gelindiğini; Türkiye’de ve Kıbrıs’ta yaşayan Türklerin büyük bölümü bilmiyorsa öğretilmemişse; o zaman neden bunca kan verdik can verdik milyonlarca dolar harcadık? Adamlar zaten HELENİZMİ gerçekleştireceklerse biz birşey yapamayacaksak neden bugüne kadar geldik? İşte bu sorulara cevap verildiğinde; TÜRKİYE ve KIBRIS kaybetmiştir.

KIBRIS’ta MİLLİ POLİTİKA OLUŞTURAMADIK!

1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na kadar neler yaşandı? Bizim garantör devlet olarak haklarımız nelerdir? Kıbrıs’la ilgili TARİHİ gerçekler nedir? Uygulayacağımız politikalar ne olmalıdır? Bunları tam tespit edemedik. Yeri geldi iki taraflı federasyondan bahsettik, olmadı. Daha sonra, iki ayrı TOPLUMUN, iki devletin yaşadığı bir çözümden bahsettik, olmadı. Bağımsız devlet kurduk bizden başka ciddiye alan olmadı. Bizden hep bir adım önde giden RUM ve YUNAN tarafı oldu.

SONUÇTA şahsiyetsiz POLİTİKACILARIMIZIN, döneklerimizin fikirleriyle hercümerç olmuş politikalar yüzünden geldik bugüne; Dün AB’ne karşı çıkanlar ülkemizi oyalayanlar, bu gün sorunların çözümü için AB ve ABD’ni mesken tuttular. Ancak köprünün altından çok su akmıştı. Yunan’ın eli daha da güçlenmişti. Yunan, AB’nin üyesiydi. Kıbrıs’ı da yanına taşımıştı. Peki nasıl?.. Kararlı ve tutarlı politikalarıyla.

Ya bizler ne yaptık; dün kırmızı çizgi dedik bu gün tış diyoruz.

KIBRIS’TA ANLAŞMA OLDU MU?

Bizim yerli işbirlikçilere göre ve ANNANCILARA göre evet oldu. Ne üzerine anlaştık? ANNAN Planı referans alınarak; görüşmelere başlanacak nerede?.. Kıbrıs’ta kimler Rumlar ve Türkler, anlaşamazlarsa YUNAN ve TÜRKİYE devreye girecek, o da olmazsa ABD ve AB baskı yapacak birleşmiş milletler genel sekreteri boşlukları anlaşılamayan hususlarda kendi dolduracak. Anlaşma 21 Nisan’da her iki tarafca referanduma sorulacak!..

Annan Planı zemin alınmışsa, üstelik Ada’ya ABD’leri ve AB’liği ülkeleri de davul ve zurnayla davet edilmişse burada ZAFER çığlıkları attıran nedir? Ben anlayamadım. Bu plan zaten RUM ağzıyla hazırlanmamışmıydı? Bu planı hazırlayan ANNAN ve DESOTO siyasi davranıyor denmemiş miydi? Ne oldu da aynı adamlar daha da güçlü görüşmeci olarak devam ediyor? Hani tezlerimiz kabul gördüydü? Hani tarihi fırsattı? Ayrıca daha masaya oturma kararı alınması nasıl çözüm oluyor?

Şuna hiç çekinmeden; BİZ ANNAN Planı’nı kabul etmek üzere masaya oturduk. Üstelik adaya ABD’ni AB’yi de yanımıza 5. ve 6.ortak olarak aldık diyelim. Kaybettiğimiz SON TOPRAK PARÇASI KIBRIS olur temennisiyle de sözümüzü bitirelim.

Hayırlı olsun işbirlikçilere, Helenistlere, Liboşlara, meşruiyet arayanlara... Sonunda istediğiniz oldu.

Bu yazı toplam 386 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim