• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Bolu -3 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -8 °C

KİM BÖCEK İSTER!

Mustafa Öz

Okuyucularım böcek deyince genellikle HAŞERE dediğimiz canlıları anlamış olabilir. Oysa bu böcekler insanların MAHREMİYETLERİNİ dinlemede kullanılan: Bir anlamda zararlı dinleme haşereleri.
Teknolojideki gelişmeler imkansız olan bir şey bırakmadı. Gece ile gündüz ayrımı, açık ortam ile kapalı ortam ayrımını kaldırdı. Dünyanın uzak bir noktasından BOLU'daki bir vatandaşı takip etmek izlemek mümkün haline geldi.
Teknolojiyi iyi amaçlarla kullanırsanız insanlık bundan istifade eder. Kötü amaçlarla kullanırsanız yaptığınız silahlar insana zarar verir. Öyleyse insanlık topyekün Bilimi ve Teknolojiyi iyi ve yasal amaçlarla kullanma yönünde ETİK bir karar vermek zorundadır.
Özellikle Demokrasi ile idare edilen ülkelerde: Demokrasi hukuka uygunluk, şeffaflık, denetlenebilirlik ve adalet demektir. Ülkemizde de ŞEKLİ olarak bile olsa demokrasiden bahis edilmektedir. O halde DEVLET KURUMLARI, SİYASETÇİLER, BİLİM ADAMLARI: Hukuk dışılığı, Kanunsuzluğu, Adaletsizliği normal bir uygulama gibi görmemeli, görülmesine müsaade etmemelidir.
Son 10 yıldır bu ülkede halkın büyük teveccühü ile iktidarda bulunan bir parti kuralsızlığı kural haline getirmek yerine: her türlü hukuksuzluğu hukuk temeline oturtmalı idi.
Sayın Başbakan çoğunluğun verdiği rahatlıkla YASAMA-YÜRÜTME-YARGI ve 4. Kuvvet denen MEDYA'ya da hükmetmenin avantajı ile TÜRKİYE gündemini istediği biçimde oluşturup OYALAMA yapabilmektedir.
Ülkede her türlü kanunsuz dinlemeler, kasetlemeler yapılıp bunlar KAMUOYUNA faiş edilirken: İnsanlar bu kanunsuz uygulamalarla suçlanıp kodese tıkılırken: Onuru, şerefi rencide olup intihar eden, hastalanan, yuvası dağılanlar olurken siz seyrediyor, hiçbir şey olmamış gibi davranıyor hatta oh ne iyi yapmışlar diyorsanız, adalet nerede objektiflik nerede?
Efendim Başbakanın odasından da böcek çıkmış. Şu işe bakın ki Bizim Belediye Başkanının da odasından böcek çıkmış? Eee ne olacak şimdi? Siz sade vatandaş değilsiniz 10 yıldır Adalet diye bağıranların ağzını kapattınız bu KÖTÜ alışkanlıkları normal karşıladınız insanlar kodeslerde çürüdü. Siz hala böcekten mi dem vuruyorsunuz. Polis-Asker-Yargı-4.Kuvvet, özel yasa çıkarma hasılı DEVLET sizsiniz size sizin resmen kabul ettiğiniz metodu kim uygulamaya cesaret edebilir? Bu işte bir terslik var. Ya sizinkiler sizden daha hırslı ve akıllı ya bizim bilmediğimiz bir çapanoğlu var. Ya da SİZ <<GÜNDEMİ BELİRLEMEK ve MAĞDURA OYNAMAK>> için bunu yapıyorsunuz.
Efendim <<Derviş Dervişin arkasına sırayla geçer>> diye bir söz var. Etme bulma dünyası. Hakkı, adaleti yansız, gölgesiz uygulamayan hem de inandığını söyleyenlere ALLAHIN ADALETİNDEN kurtuluş olmadığını bir kez daha hatırlatmak isteriz.
Ben böcek istemiyorum. Ya siz..?
ÜNİVERSİTELERİMİZ
ODTÜ (Orta Doğu Teknik Üniversitesi) bu üniversitenin kuruluş amacı Bölgesinde ve Türkiye'de Bilimi Teknoloji ile birleştirerek özerk bir yapıda yücelmek ve yükselmekti. Üniversitenin mükemmel alt yapısı dikkate alındığında yaptığı güzel şeyler olmakla birlikte yeterli değildir. Üniversitelerimiz 60'lı yıllarda başlayan ideolojik kamplaşmalardan en çok etkilenen kurumlarımız olmuştur. Öğrenciler kendi arasında, Akademisyenler kendi arasında kamplaşmış, bölünmüş, parçalanmış, parsellenmiş üniversiteler oluşmuştur.
Bazı üniversiteler adeta işgal edilmiş. Bazı ideolojilerce kurtarılmış alan haline gelmiştir. 1980 Askeri İhtilali ile YÖK düzenlenmiş öğrenci disiplin yönetmelikleri değiştirilmiş ama zihniyet değişmemiş İDEOLOJİK bağnazlık devam etmiştir. YÖK uygulamaları kimi yerde bu bağnazlığı TEŞVİK etmiş, ya da düzeltme yönünde bir etki koyamamıştır.
Üniversitelerimiz bilimsel araştırma, eğitim başarısı ile Dünya sıralamalarında en alt sıralarda yer almış bu kısır döngüden çıkış için çare aramak yerine: Hangi ideolojiyi hangi kürsüyü, fakülteyi, üniversiteyi kendine tabi edeceği ile uğraşmaya devam etmiştir.
Öğrencilerle ilgili düzenlemeler onları ülke, insanlık yararına özgür düşünen, bireyler olarak yetiştirmek amacıyla olması gerekirken yapılmamış. 1980 sonrası depolitizasyon sonucu neme lazımcı (SEV-GENÇ) bir topluluk ve Radikal ideolojilerin kucağına düşenlerin örgütlendiği alanlar oluşmuştur. Üniversitelerde: PKK ve uzantıları, Radikal İslamcı örgütler sol ideolojinin Radikalleri Cemaatler parselleme yarışındadır.
Özellikle Doğudaki üniversiteler PKK tarafından parsellenmiş. 60'lı yıllardaki kurtarılmış üniversiteler oluşmaya başlamıştır. İktidari YÖK bunları görmek istememektedir. ODTÜ demokratik tepki sınırlarının aşılıp, iş iktidarı protestoya varınca olaylara tepki gösterilmiştir. Yanlışlığa senden benden demeden dur demek yerine FAYDACI bir yaklaşımla bana yapılınca yanlış demesi işi daha da kötü hale getirir.
Siz yapabiliyorsanız bu kurumları topyekün bir düzenlemeye tabi tutup işi dakikada çığırından çıkartmayın.
Açıklama ile size destek olduğunu söyleyenler GERÇEK ÜNİVERSİTE'yi anlatsınlar. Yağdanlık yapmakla sorunlar çözülmüyor. Ellerini taşın altına koysunlar. Makam, mevki için yağdanlıkla uğraşmasınlar. Dil, Tarih, ATATÜRK, Bitlis, Dicle, Van üniversitelerimizdeki PKK işgali ve zulümünü de kınayan ve gereğinin yapılacağı kararlığı olan açıklamaları hem iktidar, hem üniversite ve YÖK'ten bekliyoruz. Umuyoruz.

Bu yazı toplam 788 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim