• BIST 82.293
  • Altın 147,597
  • Dolar 3,8212
  • Euro 4,0743
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

KİTAPLAR ve YENER ABİ'NİN ATI

Kemal Alemdar

Bu  yazımı öncelikle Av. Yener BANDAKÇIOĞLU ağabeyime hediye ediyorum.  Daha önce yazdığım bir  yazıda Yener ABİMİZİ artık Bolu Gündem’de yazması için davet etmiştim.   “ YENER ABİ YAZISI” başlıklı yazımdan kısa bir bölümü aşağıda sevgili ağabeyimize tekraren hatırlatmak istiyorum.

“Bu bir ‘ YENER ABİ’YE  AÇIK DAVET YAZISIDIR’ … Bu davet ne BOLU’DA YENİ HAYAT gazetesine ne de orada ki güzel dostlara saygıda kusur olarak alınmamalı. Hani köye, uzaklardan gelen çok yakın bir akrabayı  ya da  SEVİMLİ-HOŞSOHBET-OLGUN ve BİLGE bir insanı MİSAFİR ETME-AĞIRLAMA yarışı gibi görülsün isterim bu davet.”

Yazımın sonunda ise, ünlü bir halk türküsünden esinlenerek şöyle demiştim; 

“ İşte şimdi bir türkü geldi aklıma; YENER ABİMİİİN ATIII  OLSAAAA, BİNSEEDE GELSEEE.!!!”

Umarım ve  çok isterim, bu yazımda ki  kitaplardan notlarım ve  bu tekraren davet , Yener Abi’min ATI olur. O da bu ata binip bizlere BAYRAM HEDİYESİ GETİRİR.!!

 Kitaplar Arasında:

 Bu  yazım da, son günlerde okumakta olduğum kitaplardan bir seçki yaptım ve onları sizlerle paylaşmak istedim. Böylelikle aklımca, bir taşla iki kuş vurmayı planladım. Yani hem kitaplarda altını çizdiğim notları paylaşmış olacağız hem de kitapları tanıyacağız. İşte o iki kitap ve notlar:

İlk kitap İlber ORTAYLI hocanın; “ YAKIN TARİHİN GERÇEKLERİ” ( Timaş Yayınları-Nisan 2012

  *  Monarşilerden cumhuriyete geçen bütün ülkelerde bu geçiş sancılı olmuştur. Üstelik tarih yazıcılığı ve toplumsal düşünce yaşamında da bitmeyen bir tartışma getirmiştir….Geçiş hayatın kendinde de, düşüncede de aynı sarsıntı ile devam ediyor….Geçmişle bir hesaplaşma başladı.Tarihi kimlik aramanın ötesinde abartılı yaklaşımlarında olduğu açık, bunlar kaçınılmaz sonuçlardır ve ŞART OLAN Türkiye’nin çağdaşı olan ülkelerin yeniden biçimlenişini öğrenmesi ve karşılaştırma yapmasıdır.   

*..Son padişahın kızı ve halifenin gelini Sabiha sultan, Saltanat ve Cumhuriyetin alakası için; “ O Türklerin imparatorluğuydu, bu da Türklerin Cumhuriyetidir.” demişti.  

  *  Demokrasi mahalli tefekkürün ( düşüncenin) kaynaması, mahalli müesseselerin gelişmesidir….Oturup sadece atıp tutmakla olmuyor…İspat hakkının olmadığı bir demokrasi olur mu? Bir kere matbuatta yalan söylenen bir demokrasi olamaz. Kendi kendini kontrol etmeyen kurumların olduğu bir yerde demokrasinin mevcudiyetinden söz edilebilir mi? Üniversite kendi kendini kontrol edecek, intihali cezalandıracak; basın kendi içinde yalan haberi cezalandıracak.

İkinci Kitap  Theodore ZELDİN’ in “ İNSANLIĞIN MAHREM TARİHİ “(Ayrıntı yayınları-4.basım,2010) Fransız yazar ve tarihçi ZELDİN, Avrupa Akademisi üyesi ve günümüzün en önemli yüz düşünüründen biri olarak gösterilmekte. İşte kitaptan altını çizdiğim birkaç not:

* Politikacı gözünü başarıya dikmemeli, çünkü her zafer geçici bir adım ve hiçbir zaman sonuncusu değil. Politika, başka insanların sizden farklı olduğu gerçeğiyle uzlaşmanızı gerektiren,hiç bitmeyen bir çıraklık gibi.Ödülünüz ise bu gerçeğin ayırdına varmak, insanların çeşitliliğini keşfetmek oluyor.Yaşamın ne çok farklı yüzü olduğunu görmek istiyorsanız politika harika bir seçim. 

  * Sultan Selahaddin ile on yedi oğluna hizmet eden Kurtuba/İspanya  doğumlu bir düşünür olan  Musa Bin MEYMUN  ‘ tereddüt’ten kurtulmanın yolunu şöyle gösteriyordu:   

         Şahsiyet sahibi olmak, akılsızları mağlup etmekten değil, onların yoluna hiç çıkmamaktan geçer. 

Hiç hata yapmadığımı ileri sürmüyorum. Aksine, hatalarımı fark ettiğimde veya başkaları beni hatalı olduğuma ikna ettiklerinde, yazdıklarımda, davranışlarımda, hatta tabiatımda bile değişiklik yapmaktan kaçınmam.

 * Konfüçyüs ( MÖ 551-479 ), bireyin etrafına, uzaklaştıkça şiddeti azalan bir dizi sevecenlik çemberi çizmişti. Bunun anlamı, en sıcak hislerle babanızı, sonra ailenizi, sonra merkezden uzaklıklarına göre şiddeti azalacak biçimde hayatınızdaki diğer insanları sevmeniz gerektiğiydi.  Konfüçyüs ve daha nice insanın Merhamet ve İyilik üzerine öğretileri, günümüzün refah devleti kavramına ‘ SOSYAL DEVLET’ kavramını eklemeyi zorunlu kılmıştır.

* Bal, vaktiyle nadir ve ilahi bir ilaçken- Göklerin teri ve yıldızların tükürüğü- olarak anılırdı. Ve son yüz yıl içinde üretimi 40 katına çıkmıştır: Şeker Demokrasinin midevi ifadesidir. 1825  yılında LEZZETİN FİZYOLOJİSİNİN yazarı Brillat SAVARİN, şekerin “Evrensel Tatlandırıcı” sıfatına kavuşmaya yazgılı olduğunu öngörmüştü. Bugün kehanet doğrulanmış durumda; paketlenmiş hemen her gıda şeker içeriyor.

Bu ŞEKER Bayramında hem neşeniz hem de kitabınız bol olsun efendim. NİCE BAYRAMLARA.

Bu yazı toplam 988 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim