• BIST 97.717
  • Altın 144,131
  • Dolar 3,5713
  • Euro 3,9962
  • Bolu 14 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 15 °C

Kızılderililer arasında bir rahip*

Aykut Karagüzel

Millet olarak bir zafiyetimiz vardır. Nedir biliyor musunuz? “Tam olamama!”

Her zaman bunun sıkıntısını çekeriz. Biraz şundan biraz bundan derken, bir de bakmışız ki hiçbir şeyimiz tam değil! İşte o zaman anlarız yanlışlarımızı ve şunu da anlarız ki, iş işten geçmiştir.

Öğrencilerime bazen sorarım:

-- Hangi sporla uğraşıyorsun?

Cevap genellikle aynıdır:

-- Futbolu çok seviyorum; ama basketbol ile voleybol da oynuyorum.

-- İyi ama asıl alanın ne senin?

-- Bilmem hepsinden biraz var işte.

Bazen de arkadaşlar arasında konuşurken dikkatimi çeker bu maymun iştahlılığımız. Bir bakarsınız ki, fotoğraf makinesi elimizde fotoğraf düşkünü olmuşuzdur. Bir de bakarsınız ki, halk oyunları kursuna başlamışızdır.

Sonuçta ne doğru dürüst bir fotoğraf çekebilmişizdir, ne de adam akıllı bir yöremizin halk oyununu becerip oynayabiliyoruzdur.

İşte sevgili okurlar “dil” meselemiz de böyle bir şeydir. Hele hele son günlerde yabancı dil merakımız ayyuka ulaşmışken, bu yazıyı yazmak geldi aklıma.

Kitaplığımdaki eski kitaplarımı şöyle gözden geçirirken Cemil Meriç üstadımızın “Bu Ülke” adlı kitabı geliverdi elime. O da biraz zorladı bu konuda bir şeyler yazmalıyım diye.

Herkeste bir yabancı dil öğrenebilme merakıdır gidiyor.

Yaklaşık on yıl önce yüksek lisans yapma kararı almıştım. Aman Tanrım! Karşıma ne çıktı biliyor musunuz? Sıkı durun söylüyorum:

“Yabancı dil barajı.”

Evet, yanlış yazmıyorum. Yabancı dil barajını aşmazsam Türk Dili ve Edebiyatı ya da Türkçe alanında yüksek lisans yapma imkânım yokmuş. Bunun için yabancı dil kursuna gitmem bile tavsiye edildi.

İnanın bana beynimden vurulmuşa döndüm o anda. Bir düşünsenize, kendi dilinizle ilgili araştırma yapmak, üst bilgiye sahip olmak amacıyla yüksek lisans yapmak istiyorsunuz, size böyle bir zorunluluk getiriliyor.

O dönemin dekanına durumu ilettiğimde, yapılacak bir şey olmadığını, söylemişlerdi bana. Ne mi yaptım? Tabiî ki vazgeçtim bu sevdadan. Ama sadece yüksek lisans yapma sevdasından vazgeçtiğimi belirtmek isterim. Türk dili ve edebiyatı ile ilgili çalışma yapmaktan, yazılar yazmaktan, dilimi doğru ve dürüst bir biçimde kullanma sevdasından asla vazgeçmedim, vazgeçmem de.

Asıl iletmek istediğim ise bugün yabancı dil sevdalılarının yaptığı yanlışlar üzerine olacak.

Düşünsenize İngilizce öğrenmek istiyorsunuz, hocanız diyor ki, bugün eylemleri ve kipleri göreceğiz. Arkadan şöyle bir ses yükseliyor.

-- İyi de hocam eylem ne, kip ne?

Şimdi anlatabiliyor muyum ne demek istediğimi? Önce kendi dilimizi iyi derece bilmek ve dilimizi doğru kullanmak zorundayız. Ondan sonrası çok daha kolay olacaktır.

Yabancı dil öğrenmeye karşı bir düşüncem yok. Olamaz da. Benim karşı duruşum yabancı bir dile gösterdiğimiz hassasiyeti kendi dilimize karşı neden göstermiyoruz.

Bakın yıllarca üniversitelerde yabancı dil hocalığı yapmış olan büyük üstatlarımızdan Cemil MERİÇ “Bu Ülke” adlı eserinin 41. sayfasında benim yazdıklarımı nasıl da özetliyor.

“1947 Haziran. Yedi aydır hukuk fakültesinde Fransızca okutuyorum. Talebe perişan. Dilini unutan bir nesil, yabancı dili nasıl sevsin. İçimde misyonerlerin her aksiliğe meydan okuyan imanı, yarının insanlarına Batı düşüncesini, daha doğrusu düşünceyi tanıtmak ve tattırmak için çırpınıyorum. Kızılderililer arasında bir rahip. Yabancı dil, hocalar için de, talebeler için de arabanın beşinci tekerleği.

Aylardır boşuna direniyorum.”(Jurnal,27.10.1978)

* Yazımın başlığı altı çizili bölümden alıntıdır.

04.11.2009

Bu yazı toplam 971 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim