eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 3 °C

Koca Kafalı Demirel(!)

Hüseyin KAYA

 

 

 Yer… Bursa…

Yıl… 1965…

Mevkii… Merinos Okulu arka tarafı.

 

***

İlkokul ikinci sınıfın uysal öğrencilerinden sayılırım…

Ders ziliyle birlikte bahçesine oynamak için çıktığımız okulumuzu çok seviyorum…

Adına cereyan dediğimiz bir koşturmaca oyunu oynarken birden korna sesleri gelmeye başladı…

Hemen bıraktık oyunu ve kulaklarımızı kabarttık sesler nereden geliyor diye!

Okulun kapısından çıkıp, dört beş arkadaş seslerin geldiği tarafa doğru koşmaya başladık…

Bir sürü insan çıkmış evlerden ve doldurmuşlar sokağın caddeye ulaşan tarafını…

Alkış tutmaya başlamışlar biz gelmeden önce.

 

***

Yüzlerce araba geçti önümüzden…

Bazılarını kadınlarında kullandığını gördüğümüz yüzlerce araba geçti gözümüzün önünden…

Çevremizdeki büyüklerimiz konuşmalarından anlamaya çalışıyorduk ne olduğunu!

Biri, “ilerdeki üstü açık kadillak var ya, içinde ortada duran adam, işte o Demirel” dedi.

Diğeri ayaklarının ucuna basarak görmeye çalışırken “elinde siyah şapkalı şu koca kafalı adam mı” diye sordu.

Evet cevabını alınca “vay be” dedi ve devam etti.

“Demek ki yeni Başbakanımız o olacak”

 

***

O gün…

Koca kafalı olmak, Başbakan olmak ne demek!

İlk kez yaşadığım böyle bir olay sonrasında öğrendiğim değerlerden oldu.

Mekanı cennet olsun, rahmetli annem Hikmet Kaya’da ilkokula giderken “koca kafalı yakışıklı oğlum benim, bu kafanın içinde akıl dolu, sen büyük adam olacaksın, vatana millete hizmet edeceksin” derdi.

Koca kafalı olmanın takdir dolu iyi bir benzetme olduğunu o zaman öğrendim.

 

***

Süleyman Demirel önümüzden geçti.

Gözleri parlak, yapılı ve ön dişleri hafiften açık, neşeli bir gülümseme içindeydi.

Biz de el salladık ve herkes gibi alkışladık çocuk yüreğimizle…

Okula döndüğümüzde öğretmenimiz Mürvet Çolak bizi çok merak ettiklerini ve bir daha böyle yapmamamız gerektiğini söyledi.

Söz verdik ve o gün söz vermenin de ne olduğunu öğrendik.

 

***

O günlerden sonra…

Tam elli yıl Süleyman Demirel’le birlikte aynı toplumda acıyı, tatlıyı birlikte yaşadık…

Alacakaranlık ortamlardan, bulanık sulardan ve de puslu havalardan birlikte geçtik toplum olarak…

Darbeler, hainler, gladıolar, faili meçhuller, Deniz gezmişler, Ağca’lar, Kastelliler, Çatlı’lar, Kahraman Maraşlar, Mafya’lar, PKK terör örgütü,Interkonnekte elektrik sistemi, barajlar, köprüler, fabrikalar, okullar, üniversiteler, MC hükümetleri, Kıbrıs çıkarması,KDV, Kardak kayalıkları, Zincirbozan, Depremler, zıt partilerin koalisyonları, kurtarılmış mahalleler, karikatürler, hoşgörüler, postmodern darbeler, vatanseverlik, Atatürkçülük, Cumhuriyete sahip çıkma…daha neler neler?

 

Hepsi yaşandı geçti…

***

Sabah erken saatlerde kalktım…

TV de ilk haber olarak Süleyman Demirel’in 91 yaşında vefat ettiğini öğrendim.

Tam elli sene geçmiş kendisini ilk gördüğüm günden bu yana…

O zamanlar 41 yaşındaymış Demirel ve elli yıldan bu yana hayatımızın içinde yer almış.

Elli yıl önce Başbakan olarak girdiği toplumsal dünyamızdan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel olarak göçüp gitmiş ebediyete…

Türk siyasetinde Türkeş, Erbakan ve Ecevit’le birlikte var olan MAHŞERİN DÖRT ATLISINDAN sonuncusuydu o

Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.

 

 

Bu yazı toplam 1506 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim