• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C

Koca Sinan

Nadir Garipoğlu

Büyük usta Mimar Sinan bundan 424 sene evvel 103 yaşında İstanbul’da ölmüştü. 100 yaşında hacca gitmiş, dönmüş ve artık dönüşü olmayan yolun başında olduğunu hissetmişti.

   Caminin bitişinde yaptırdığı evinden Süleymaniye’sini seyrederdi. Ölümünde bile ondan ayrılmak istemiyordu.

    Evinin bahçesine bitişik, caminin kuzey köşesine sade, narin, hassas birde mezar yaptırdı kendisine. Yeryüzündeki asırlık, harikulade yaşantısının son durağına birde çeşme ekledi.

    Koca Sinan 1588 yılında kendine adadığı bu mütevazi, son eserinde ve su sesi içerisinde ebedi uykusuna daldı.

   Koca Sinan dört padişaha hizmet etmiş büyük iltifat ve ihsanlara kavuşmuş her türlü dünya nimetlerine erişmiş bir sanatkardı. 37 evi, 40 dükkanı, hanları, hamamları, medreseleri vardı. Ölmeden evvel bir “ Sinan vakfı” kurarak bunları halkına bıraktı.

    Vakfiyesinde; evinin okul yapılmasını ister, okulun hocalarına günde 6 akçe bağışlar, yetim ve dul çocuklarına elbiseler verilmesini, okullara odun ve kömür alınmasını vasiyet eder. İstanbul’un ihtiyacı olan semtlerine çeşme, yol ve kaldırım yapılması için para ayırır. Çok az bir kısım vakıf gelirini karısına ve kızlarına bırakır ve bir akçeyi de – yalnızca bir akçeyi – ruhu için günde bir cüz Kuranı Kerim okunmasına ayırır.

   Koca Sinan Türk toplumuna Sadrazam ve Serasker İbrahim paşanın azatlı kölesi olarak gözlerini açmış ve amelelikle işe başlamıştır. ( Televizyondaki Muhteşem Yüzyıl dizisi bakalım Mimar Sinan’a hangi bölümde yer verecek?)  dülger ve inşaat ustası olur. 1512 senesinde acemi oğlanlar mektebine Enderun’a girer. 1514 de Yavuz Sultan Selim ile Çaldıran’a, İran’a, 1517 de Mısır’a gider. İran, Mısır, Anadolu sanatını tanır. 1520 de Kanuni Sultan Süleyman’ın emrine girerken Enderun’u bitirir, Yeniçeri olur.

    Rodos’ta, Belgrat’ta, Mohaç’ta zemberekçi başı olarak orduya hizmet eder. Batı sanatını tanır. 1529 da Bağdat seferinde, 1536 da İran seferinde bulunur. Bu seferde Van kalesinin kuşatılması için gemilere ihtiyaç hasıl olur. Sinan üç kadırga inşa eder, kale zapt edilir Sinan Haseki rütbesini alır.

    1537 de İtalya seferini yapan donanmayı hazırlar ve 1539 da subaşı olur. Ve nihayet Sinan Türk Osmanlı imparatorluğu Bayındırlık Bakanı “ Hassa Ser Mimarı” tayin edilir; Vize sancağı kendisine arpalık olarak verilir. İmparatorluğun özellikle İstanbul’un imarı ile uğraşır.

    Yollar, köprüler inşa eder, donanmalar kurar, kaleler tamir eder, çeşmeler, su yolları, su kemerleri, bentler yapar. Hamamlar, kervansaraylar, saray ve parklar, konaklar inşa eder, çarşılar ve bedestenler yapar, mektepler, medreseler, matbaalar, darülhadis ve darültıplar, darüşşifalar ve aşevleri yapar.

    387 değil 3600 ün üstünde topluma yapı kazandırır. Bütün bunlara rağmen bugünkü kuşak genellikle Sinan’ı güzel camilerimizin mimarı gibi görür. Onun engin toplumcu gerçek yönünü unutmuş ve bu nedenle bu büyük deha yanlış ve eksik anlaşılmıştır.

   Atatürk’te Sinan’ı en iyi anlayan ve seven hayranlarından biriydi.

    Atatürk bir gün kendi adıyla anılan köprüden geçerken Süleymaniye’nin eteğinde henüz inşa edilmiş Hıfzısıhha enstitüsüne gözü takılınca; “Süleymaniye’nin önüne o sandığı kim koydu? Derhal yıkınız” diye hışımla gürlemiş ve bir gün bir gece yarısı yazı masasının başına geçip “Sinan’ın heykelini yapınız” diye Türk Tarih ve Araştırma kurumuna emir vermişti.

   O tarihten 21 sene sonra ancak Sinan’ın heykelini Ank. Üniv. D.T.C Fakültesinin ön bahçesine dikebildik. Bu önemli mimarı, Koca Sinan’ı her yıl Nisan ayında biz mimarlar çeşitli etkinliklerle anarız.

    Not: Muhteşem Yüzyıl dizisinin insanları ekranlara kilitlediği günümüzde; Kanuni Sultan Süleyman’ın Bayındırlık Bakanı Sinan’ın eserlerinden bahsetmemek olmaz. Haftaya…

     Kaynak: Mimar Vedat Dolakay – Toplumcu Sinan

     04.04.2012

Bu yazı toplam 1068 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim