• BIST 1.409,560
  • Altın 525,90
  • Dolar 9,2050
  • Euro 10,6650
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 12 °C

KONUK EVİ

İlhami Candemir

                 Sayın okuyucular,irdelemek istediğim konunun kapısını aralamak anlamında  beni hem güldüren ve hem de düşündüren  bir alıntıyı-sizleri de hem düşündüreceğini ve hem de güldüreceğini umarak-  paylaşmak istiyorum;  SURİYELİ dilencinin parasını  gasp eden İRANLILARI tartaklayan IRAKLILARLA kavgaya tutuşan AFGANLILARI  PAKİSTANLILAR ayırdı. Belki bir ironi ama sanki Türkiye’nin  bu günkü durumunu anlatıyor. Son yirmi yıldır Türkiye, adeta bir ‘KONUK  EVİ” ve YABANCI YERLEŞKESİ oldu. Dindaşlarımızdan,  soydaşlarımızdan kapımızı çalanları “ KONUK” ettik, parayı bastırıp mülk (vatan toprağı) alan ,TC vatandaşlığı verilen YABANCILARI kendimize KOMŞU ettik.

                    Sayın okuyucular, devletlerin dış politikalarında  ÜÇ husus çok önemlidir; Birincisi  DUYGUSALLIĞA yer yoktur, ikincisi  ÖNGÖRÜLÜLÜKTÜR, üçüncüsü ise DENKLİKTİR. Oysa ki  biz gerek dindaşlarımızı ve gerekse soydaşlarımızı  DUYGUSALLIKLA hareket ederek buyur ettik. Buyur ettik ama bunları  ANAVATANIMIZDA  ne zamana kadar AĞIRLAYACAĞIMIZIN, gitmezlerse-ki gitmiyoruz diyorlar-nasıl göndereceğimizin hesabını-kitabını yapmadık.(Dış işleri bakanımız burada  politik bir ifade kullanmaktadır, kendi memleketlerine göndereceğiz demiyor, döndüreceğiz diyor, Neyse ha kel Hasan ha Hasan kel.)  Devlet olarak bu durumu ÖNGÖREMEDİK.(Öngörüsüzlük).  

                       Görüldüğü gibi duygusallık ve öngörüsüzlük devasa bir SORUN yarattı. KONUK EVİ  SORUN EVİ oldu. Teknolojinin gelişimi sonucu dünya küçüldü, dünyanın neresinde ne varsa anında haberdar olabiliyoruz. Bu cümleden olarak  Suudi Arabistan olsun,İran olsun, Pakistan olsun,diğer körfez ülkeleri olsun DUYGUSAL davranarak dindaşlarına ve soydaşlarına kapılarını açmadılar.Açmadıkları içindir ki  hem kendi vatandaşlarının rızıklarından keserek onlara milyarlar akıtmamış oldular ve hem de şimdi “onları nasıl göndereceğiz” diye bizim gibi  kara kara düşünmüyorlar.

                           Dış işleri HATAYI  kabul etmez. Dış işlerinde yapılan hata kalecinin yaptığı hata gibidir, ağır sonuçlar doğurur.Nitekim doğurdu.

                            Sayın okuyucular, gelelim üçüncü kurala,DENKLİĞE.Devletler arası ilişkilerde DENKLİK  çok önemlidir.Her zaman ve her yerde görüldüğü gibi devlet temsilcilerinin bulunduğu ortamlarda bir temsilci nasıl oturuyorsa diğeri de o pozisyonda oturur.Lafı eveleyip gevelemeden bu durumu bir örnekle açıklamak istiyorum;Geçenlerde AB  komisyon başkanı Ursula Leyen ile Konsey başkanı   Charles Michel geldiklerinde Kom.başkanı Leyen’in bir ara ayakta kalması  ile ilgili koparılan  yaygarayı hatırlıyoruz. Yani DENKLİK çok hassas bir durumdur. Devletlerin denkliği beraberinde VATANDAŞLARIN  denkliğini de beraberinde getirir.İkisi ayrılmaz bir bütündür. İşte vatandaşlar arasındaki denkliğin tezahürü MÜTEKABİLİYETTİR. Mütekabiliyet, yabancının, vatandaşı olduğu  ülkede Türk vatandaşı mülk edinebiliyorsa  yabancı gerçek kişinin de Türk topraklarında mülk edinebilmesidir. Bu denklik(mütekabiliyet) maalesef 2012 yılında 6302 sayılı Tapu ve Kadastro Kanununda yapılan  değişiklikle  ortadan kaldırıldı. Yahudilerin, Filistin topraklarını para ile alıp biraz palazlandıktan sonra orada İsrail devletini nasıl kurduklarını unutarak parayı basan her yabancıya MÜLK sattık ve halen de satıyoruz. Hatta VATANDAŞLIK veriyoruz.  Suudi Arabistan Türk vatandaşlarına mülk satmıyor ama bizler  onların vatandaşlarına SATIYORUZ. Bu gün “ülke menfaatleri gözetilerek! Yüzden fazla  ülke vatandaşlarına mülk satıyoruz.2012 yılından önce  hem mütekabiliyet vardı ve hem de yabancı gerçek kişilere  satılan taşınmaz 2,5  hektar ile  sınırlı idi. Değişiklikten sonra bu miktar -bakanlar kurulu kararı ile bir kat artırılabilir hükmü gereğince- 600 hektara kadar çıkabilmektedir.  Bu beni üzüyor, sizleri üzmüyor mu ,tabii ki üzüyordur.Bu nedenle “kendi adıma söylüyorum” bu durum  bana döviz (para) için    “itibarımdan tasarruf edilmiş” hissi veriyor.Keza bu tablo bana Kırgız Türk yazar Cengiz Aytmadov’un TOPRAK ANA romanını hatırlattı. Türkiye bizim ANA VATANIMIZDIR. Ana vatanımızdan  TOPRAK satıyoruz,satmaya da olanca hızıyla devam ediyoruz. Türk lirasının değer kaybı ve denkliğin kaldırılması sonucu son günlerde yabancılara mülk satışlarında %50 artış olduğunu  öğreniyoruz.Bu nereye kadar gidecek, kimsenin gıkı çıkmıyor. Ne oldu bize

                Hoşça kalın 15/09/2021

                                                                                              İLHAMİ CANDEMİR                                                                                                                        

          

 

 

      

Bu yazı toplam 408 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim