• BIST 106.711
  • Altın 143,557
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Bolu 22 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 22 °C

Konuşma sorumluluğu

Mustafa Namdar

            07.06.2005

Toplumu bilgilendirmeye yönelik konularda konuşurken, çok dikkatli olmalıyız. İnsanları bilgilendirelim derken, ağzımızdan çıkan olumsuz bir sözcükle, bireylerin kafalarını karıştırabiliriz. Yalnız kafaların karışmasıyla kalmaz, kin ve nefret tohumları saçarak, tarafların oluşmasına neden olabiliriz.

Hemen herkesin yaşamı boyunca, olumlu olumsuz yankılar yapabilen konuşmalara tanık olmuştur. Konuşmacı zaman zaman hamasi söylemlerin etkisinde kalarak, farkında olmadan toplumun bütününü rencide edebilecek bir cümleyi sarfedebilir. İşte o zaman konuşmacıyı can kulağı ile dinlemeye çalışanlar, cümlenin yanlışlığını bilerek, veya bilmeden söylendiğini hiç dikkate almazlar, konuşmacı hakkındaki düşünceye göre farklı yorumlar getirip, çeşitli ilaveler iletişim ağını kurmaya çalışarak, olumsuzluğun yaygınlaşmasını sağlarlar ki, bu çok kötü, çok tehlikeli sonuçlar meydana getirir.

Sizlerden "ne köy olur, ne kasaba" dediğimiz bir toplumdan büyük kent olma becerisini göstermelerini bekleyemeyiz.

Örneğin, biri çıkıp da, gördüğü bazı olumsuz davranışları nedeniyle, gençliği hedef alarak, "Bugünkü Gençlikten Hİçbirşey Olmaz" deyiverse, hoş olur mu?

Gençliğe karşı şartlanmışlık iç güdüsüyle günümüz gençliğini işe yaramaz değerlendirmesi yapıp, sonra da, onları kendi düşünceleri doğrultusunda beraber olmaya davet etse, ne kadar inandırıcı olur düşünmek gerek.

Günümüzde en kolay ve de en çok eleştiriye uğrayan gençliktir. Gençliğin üzerindeki kuşak nedense, dünya koşullarının, teknolojilerin ve iletişim ağının gelişmişliğini düşünmeden, kendi yaşadığı gençlik yıllarıyla ini terazinin kefesine koyarak, tartmaya çalışır. Sonuçta, hep kendi gençliği ağır basar. Günümüz gençliği uçarıdır. Hafifdir. Sorumsuz, vurdumduymazdır. İşin kötüsü tembeldir, sevgiden uzaktır.

Düşünmezler ki, günümüz gençliği bizim aynadaki yansımamızdır. Onların modeli bizleriz. Düşünmezler ki; onlar için ne yaptık ne yapıyoruz! Kuş gördüğü yuvayı yaparsa, onların gördüğü, örnek aldığı yuva bizim yuvalarımızdır!..

Günümüzde bilim alanındaki başarılarıyla dünyayı yerinden oynatacak buluşların sahibi olan gençlerimizi hiç mi hiç görmeyiz. Biz hep geçmişte yetişmiş dahilerle, kahramanlarla gençliğimizi kıyaslarız, düşünmeyiz ki, olağanüstü niteliklere sahip olan insanlar, bahçeye ekilen soğan gibi patır patır birkaç günde yetişmezler.

"Bu gençlikten birşey olmaz" cümlesi çok kolay söylenebilen bir sözcük. Zor olanı eleştirdiğimiz bu insanlar için bizlerin ne yaptığı, neleri miras bıraktığımızdır.

Nasıl eğitim veriyor, neleri nasıl öğretiyoruz? Geleceğimiz dediğimiz gençliğe hangi davranışlarımızla örnek oluyoruz? Nasıl bir sermaye bırakıyoruz? Onları tüketici bireyler olmaya mı özendiriyoruz? Yoksa üretici olacak ortamlar mı yaratıyoruz? Verdiğimiz olanaklar sonucunda herkese eşit koşullarda iş aş verebiliyor muyuz? Sevgiden, dürüstlükten, haktan, hukuktan onların örnek olabileceği neleri doğru dürüst sunabiliyoruz?

Bu gençlikten birşey olmaz diye diye bu çocukları suçluyorsak, elbette birşey olamazlar. Önce bu çok tehlikeli şartlanmışlıktan kurtulmalıyız. Bazen kısacık bir cümleciğin olumsuzluğu düşünce ve davranışlarımızı derinden etkileyebilir. Ne olur, topluma hitap ederken, daha dikkatli olalım.

Bu gençler bu ülkenin geleceği, onlara bu bilinci vermek çok önemli, bu güveni ve sorumluluğu verebilmek çok çok önemli.

Bu yazı toplam 289 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim