• BIST 107.700
  • Altın 144,091
  • Dolar 3,5280
  • Euro 4,1445
  • Bolu 20 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 23 °C

KORKMA TİTRE!

Makinist

İzzet Baysal Caddesinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile alakalı cumhuriyet korteji düzenlemek cumhuriyet coşkusunu yaşamak istiyoruz.

Uzun zamandır birlikte çalıştığımız arkadaşlarla bir bando ekibi oluşturduk.

Bando önde biz arkada 29 Ekim günü Bolu Belediye meydanında toplanacağız, Ata’nın huzuruna kadar yürüyeceğiz.

 Çalışmalarımızı tamamladık.

AİBÜ öğrenci kulüpleri, gençler, akademisyenler, halk hep birlikte yürüyeceğiz…

İnsanlar çok heyecanlı.

Sonra güzergâhı arkadaşlarla bir inceleyelim dedik.

Belediye meydanında siyah bir bayrak dalgalanıyordu,

Üzerinde korsan işaretleri olan, kurukafa olan, Arapça yazılar olan.

Korkmadık.

Burası bizim memleketimiz, göz yanılmasıdır dedik.

Olsun dedi bir arkadaş dönüşte hallederiz o bayrağı, biz yürüyüş yapacağımız caddeye bakalım.

İzzet Baysal Caddesinin araç trafiğine kapatılması için valiliğe dilekçe vereceğiz nasılsa,

Vali beye de söyleriz kaldırtır bu bayrağı dedik.

A aa cadde trafiğe kapalı zaten.

“Bizim için kapatmışlardır” dedi bir arkadaş.

Pek inanmadık ama yürümeye devam ettik.

Hava güzel,

Caddeye banklar yapmışlar.

Uzun, kısa.

Bazısı da yuvarlak.

“E korteji nasıl düzenleyeceğiz” dedi deminki arkadaşım.

“Banklar portatiftir” dedi iyimser arkadaşım.

“Kaldırırız”

Arkadaşlarımın yüzüne dikkatlice baktım.

Tanıyorum hepsini.

Bizimkiler bunlar.

Vecihi, Tarumar, Meraklı bir de ben varım Makinist.

Aramızda yaşlı bembeyaz göbeğine kadar sakalı olan biri var, Gözleri parlıyor üzerinde ayaklarına kadar inen beyaz bir şal, elbise.

Ayaklarında sandalet.

Sordum.

Bu kim?

Arşimet diye cevapladı arkadaşım Tarumar.

Ben bunu Bolu’da iken de görmüştüm bu kez tanıyamadım.

Tarumar Arşimet bu etkinlik için Siracusa’ dan doğduğu topraklardan geldi, kendi yerel giysileri ile.

İyi demek ki etkinliğimiz uluslar arası boyutlara bile ulaşacak.

Sevindim.

Caddede ki banklardan birini elimle yokladım.

Yo portatif değil, caddeye bağlamışlar bankları.

Allah Allah, etrafıma bakındım ortalıkta kadın yok.

Ama çok çocuk var.

Koşturuyor çocuklar,

Sevindim yarın bunlarda etkinliğe katılır, bandonun sesini duyan çocuk bayraklarla coşkuya iştirak eder.

 Banklarda oturan insanlar var, onlara merhaba diyeceğim.

Ama hiç biri bize benzemiyor.

Dikkat ettim, Türkçe konuşuyorlar ama Arapça ile karışık.

Siyah sakalları var, bıyık bölümü seyreltilmiş.

Üzerlerinde tamamen siyah kostümler.

Tiyatro kumpanyası mı bu diye etrafıma bakındım.

Ya her tarafta bunlardan var, pasajların önlerinde makineli tüfekli adamlar da var. Onların yüzleri tamamen kapalı sadece gözleri görünüyor, simsiyah sürmeli gözler.

“Ne oluyor lan” diye dürttüm Tarumar’ı “Neredeyiz?”

Tarumar’ da şaşkın gözlerle etrafı inceliyor.

Bir sigara yaktı, daha ilk dumanı savurmuştu ki etraftan “mekruh, mekruh” sözleri yükseldi, pasajların önünde dikilen o gözleri sürmeli, silahlı adamlar derhal karakucak Tarumar’ı alıp götürdüler.

Şaşkındık.

Nereye götürüyorsunuz demeye kalmadan Tarumar gözden yitti.

Bir gariplik var ama dedim içimden, sonra nasıl olsa buluruz Tarumar’ı diyerek yürüyüşe odaklandım.

Yürüyüş yapacak güzergâhta yok.

Yolun ortasında fıskiyeler var, ikide bir de kusar gibi su püskürtüyor.

Melih Gökçek sever fıskiyeyi nereden çıktı bunlar şimdi cumhuriyet korteji burada öküz sidiği gibi mi yürüyecek, bir sağa sola!.

Yürüyerek valiliğe kadar geldik.

Manzara aynı.

Yolun ortasında bağdaş kurmuş o garip giysili herifler pilav yiyorlar, elleriyle yağlı yağlı.

Ööğğ midem bulandı.

Ne oldu bu memlekete valiye çıkıp durumu tam anlayalım dedim ki.

Valiliğin önünde çift sıra kara adamlar dizili.

Eller de çapraz tutuş kaleşnikov.

Aman Allahım.

Aya mı geldik, Kabil’ e mi nereye?

Arşimet hemen arkamızda, “sus” diye işaret etti “sus”

Arşimet’e saygı gösteriyor kara adamlar.

Önünde diz çöküp yere eğiliyorlar.

“Ne oluyor hocam?”, sordum.

“Sus” dedi “Beni kendilerinden zannediyorlar, ilahi bir varlık gibi görüyorlar”

Kara adamlardan biri Arşimet’e saygı ile eğilerek kocaman sarı bir tespih verdi, 99’luk.

Aldı Arşimet yine bana sokuldu “sus size de benim yüzümden dokunmuyorlar, sus” dedi tekrar.

Anlatırım size biraz ilerde.

Valiliğe girmeye yüreğimiz yok

O belediye meydanında sallanan kara korsan bayrağının aynısından Valilikte de var.

Ata’ya sığınmaktan başka çare yok.

Meydan yapmışlar yeni.

Her taraf cafe, çalışıyor.

Kadınları gördük sonunda cafelerde, birbirine sokulmuş toplu halde oturuyorlar onları da sadece gözlerinden anlıyoruz kadın olduklarını.

Ata’ya yaklaştık.

Aman Allahım.

Önce şaşkınlık, sonra nefret sonra hüzün…

Ata’nın heykelini yıkmışlar.

Yerle bir, kalıntıları ortalıkta duruyor, temizlememişler.

Kara bayraklı adamlar her tarafta nöbet tutuyor.

Eski vali konağının oradan koro halinde çocuk sesleri geliyor, anlamadığımız bir dilde

Ortalıkta bir kalabalık tempo tutuyorlar.

Hemen sokuldu bu kez Arşimet önde biz arkada.

Tam ortada Tarumar var, falaka da.

Sigara içmenin cezası kırk sopa imiş.

Millet tempo tutuyor.

Yek dü واحد اثنان ثلاثة أربعة خمسة ستة سبعة

Bir tek Arşimet alırsa alır Tarumar’ı bunların elinden.

Kara adamlar falaka da on, on bire gelmeden Arşimet öne çıktı.

Hemen hepsi sustu.

Etrafında bir döndü, bir şeyler söyledi.

Tarumar’a elini öptürdü.

Aldı ellerinden Tarumar’ı evet kurtardı onu.

Kara adamlar meydanda toplananlar yerlere kadar eğildiler.

Tarumar’ın falakada şişmiş ayaklarını ovarken Arşimet’e ” Ne söyledin” dedim “Bu ilkellere ne söyleyeceğim. Latince, Buldum, Buldum” diye bağırdım dedi.

“Anlamadılar ve bıraktılar çocuğu”

“Sonra gelin böyle” dedi.

Arşimet “Size her şeyi anlatacağım”

“Bakın burası hakikaten Bolu, bütün Türkiye bu şekilde, cehaletin karanlığına gömülmüş durumda.

Bakın içinde bulunduğunuz 2023 yılı cumhuriyetin 100. Yılının kutlanışı değil, 100. Yılda cumhuriyetin yıkılış kutlamaları bunlar.

Siz uyuyorsunuz, sizin gibi kafaları 1980 den bu yana hurafelerle doldurulan milyonlarca vatandasınız da uyudular. Öyle bir uyku ki bu, her şey adım adım gerçekleşti.

Ortadoğu bataklığına adım attığınız an başladı her şey tekrar Osmanlı İmparatorluğunu kuracağız ve ilerleyen yıllarda tekrar halifeliği ihdas edeceğiz sözleri sizi buraya gömdü.

Artık geri dönmek çok zor…

İki üç kurtuluş savaşı birden vermeniz lazım.

Tekrar bir Ata bulun ardından yürüyün.

Gördünüz kadınların halini, cafeler açık yollarda fıskiyeler var ticaret devam ediyor her yerde cola, hamburger bulabilirsiniz elle yemek şartı ile pilav dürüm de var.

İstediğiniz kadar kadın alabilirsiniz, bak pazarda kadın köle pazarı var.

Ortadoğu ülkelerinden getirilmiş yüzlerce güzel sizi bekliyor.

Bak Vecihi, meraklı siz ikiniz bekârsınız pazara bir gidin.”

Güldü sonra tekrar somurttu,

“Avrupa Birliğinden atıldınız, NATO üyeliğine devam parlamentonuz var ama partiniz tek, muhalefet etmek yasak.

Dil değişti, yaşam biçimi tamamen.

Ben şimdi Siracusa’ya dönüyorum.

Gitmem lazım.

Bu bilim, akıl dışı ülkede kaldığım her dakika beni bilimden uzaklaştırıyor. Ama ben sizi seviyorum. Makinist çok sıkışırsanız beni ara gelirim” dedi.

 

Tespihi de Tarumar’a uzattı bu sana çok lazım olacak.

***

Neeeeeeeeeeeeeee?

Diye yataktan fırlamışım.

Bağırıyorum!

Uyandım.

Her yerim ter içinde, çoluk çocuk başımda,

Titriyorum, hanım havlu üstüne havlu getiriyor.

Kızım nane limon kaynatıyor.

112 acil kapıda, eve giriyorlar.

Doğruldum.

Havlu ile yüzümü tekrar sildim.

Nane, limon…

Kâfurunla ovuyor hanım bacaklarımı?

Titriyorum.

İnternet fenomeni Fuatavni’nin sözleri geliyor aklıma nedense!

“Korkma Titre”

Gözlerim uçuşuyor.

Rüyamı noktasına, virgülüne kadar hatırlıyorum.

İmkânsız bu olamaz!

Hanıma dedim, içerden Atatürk resimlerini getirin, Che, Fidel kimi bulursanız getirin.

Karşıma dizin, sizde uyumaya devam edin.

112 acil kardeşlerim çok kötü bir rüya gördüm.

Hem de çok kötü, belki gazetede yazarım.

Orada okursunuz.

Sizi de yordum.

Çocuklar.

Lütfen uyumaya devam edin, ama sizden rica ediyorum gündüzleri uyanık durun, çok uyanık…

 

 

 

Bu yazı toplam 991 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim