eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 21 °C

KÖROĞLU DAĞLARINDA KIRSAL DÖNÜŞÜM

Suat Tosun

 

Kimi köşe yazarlarımız, yeni okudukları kitapların büyüsü kaybolmadan yazılanları okuyucuları ile paylaşırlar. Galiba benim tarzım, çoğunlukla okuduğum bazı eski ve yeni bilimsel bildiri ve makalelerden, kitaplardan gündeme özgü olanların cümlelerini sizlere aktarmak şeklinde farklı…

 

Bazı doğa olayları, simulasyon (modelleme, önceden tahmin, varsayım) teknikleriyle senaryolaştırılmaktadır.

-Marmara Depremi olma olasılığı (15-25yıl sonra)…

-Orman ağacı türlerinin sıcaklık artışı ile güney enlemlerden kuzey enlemlere yer değiştireceği, üst orman sınırlarının yükseleceği…

-2100 yılına dek kış sıcaklıklarında en az 2,5- 3°C’ye varan artışlar beklenmekte…

Bu senaryoları artık çoğunluk, şüpheye yer kalmadan kabullenmekte, yeni önlem paketleri ve projeleri stratejilerine katmakta.

Ya peki; ülkemizin aktif bir volkanı olan” Köroğlu Dağları “nı,  her an ve -milyonda bir-olasılıkla püskürebilir” dersem, sanırım; uçuk! saçma! diye suçlanacağımdan ise çok, çok eminim.

-Jeologlarca, Köroğlu Dağları (Galatya Masifi) erken ve geç Miosen jeolojik zamanlarında, en son 18,8 - 9,5 milyon yıl önce olmak üzere iki farklı zamanda püskürmüştür. Aralarında yaklaşık 10 milyon yıllık bir suskunluk dönemi olduğu ifade edilmiştir (Tankut, Güleç, Wilson ve ark.1998).

Yeni bir 10 milyon yıl bitmemiş midir?

Coğrafyacı Duayen Hoca Prof. Dr. Oğuz Erol (1954)  ; volkanın en sonra ki krater ağzının Köroğlu zirvesinin (Mahya Tepesi)eteğinde yer aldığını bildirmiştir.

 

Bu genel gündemden Bolu’nun güncel gündemine geçelim.

22 Ağustos 2015 günü Resmi Gazetede, Bakanlar Kurulu kararıyla” Köroğlu Dağı Kültür ve Turizm Koruma Ve Gelişim Bölgesi”ilanı yayınlandı. Daha öncesi bu dağlarda ayrı ayrı Turizm alanı ve Turizm Merkezi olarak ilan edilmiş alanlar vardı. Bu alan şimdi 51 bin hektar büyüklüğünde bütünsel olarak gelişme bölgesi ilan edildi. Muhtemelen bu kararla, öncelikle Seben-Taşlıyayla Göleti ve Köroğlu Dağları Kış Turizmi ön plana çıkarak yatırım bekleyecek.

Doğal olarak, bu gelişim bölgesine giren ormanlık alanların çoğunluk işletme amacı tomruk üretmek olduğundan amenajman planlarınca uygulama yapılan bölmeler yeniden planlanacaktır. Olası turistik işletmelerin konuşlandırılmasıyla ağaç kesilmese bile, komşu ormanlık alanların yönetimi ve işletilmesinde planlama;  çok amaçlı fonksiyonlar ile yenilenen orman işletme amaçları (rekreasyon-milli park, yaban hayatı,  hidrolojik fonksiyon-Kökez suyunun toplanma alanları, sportif oyun alanları, doğa koruma, ve odun üretim amaçlı )saptanarak değişime uğrayacaktır. Şüphesiz mera -otlak ıslahı planları da gözden geçirilecektir. Ormancılıktaki bu değişim, muhtemelen yaban hayatının artmasıyla farklı bir dönüşmeye yol açağını tahmin ediyorum.

DSİ.Genel Müdürlüğünce Türkiye makro havza bazında” Su yönetimi havza Master planları” TUBİTAK –MAM ‘a ihale edilmiş ,öncelik verilen havzalarda çalışmalar sürdürülmektedir.Havza bazında içme sularının önceliği ,turizmin olumsuz yönleri de irdelenerek dikkate alınmalıdır..Tüm bu çalışmaları “Kırsalda Dönüşüm” olarak nitelendirmek haksız bir yakıştırma değildir.

Son yıllarda doğası ile övünülen fakat turizmden yeterince nasibini alamamış Bolu’da, alternatif turizm türlerini geliştirme çabalarının farkında olmamak olanaksızdır. Seben de ise, fosil ormanında jeoturizm için alt yapı noksanlarının da bir an önce yerine getirilmesi, Tescilli” Köroğlu Jeoparkı “şemsiyesinin uzun vade de olsa UNESCO’ya benimsettirilmesi en büyük istek ve arzumuzdur.

 

KIŞ TURİZMİ - İKLİM DEĞİŞİMİ ETKİLERİ

 

Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Akademisyenlerinden Sayın Özgür ZEYDAN ile Sayın Burhan SEVİM’in “İklim Değişikliklerinin Kış Turizmine Etkileri” başlıklı bildirilerinde bu konular yeterince işlenmiştir. Ben de sizlerle bu makaleden ve diğer kaynaklardan elde ettiğim bazı önemli noktaları, kış turizmi yatırımcılarının dikkatine sunarak aktarmağı bir görev saymaktayım.

-2007 yılı ocak ayında Çevre Ve Orman Bakanlığınca yayınlanan “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ 1.Ulusal Bildiriminde”;ülkemizde özellikle batı bölgelerinde kış yağışlarında belirgin azalmalar yaşandığı belirtilmiştir. Bu bildiride ne yazık ki “Turizm “başlığı yer almadığı gibi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Türkiye Turizm Stratejisi 2023”içeriğindeki Eylem Raporlarında iklim değişikliği konusu yer almamıştır.

-İklim değişikliğinden alçak rakımlı bölgelerdeki kayak tesislerinin yüksek rakımlı bölgelerdekine oranla daha çok etkileneceği ve er veya geç sektörden çekilecekleri birçok literatürden aktarılmıştır.

-KAR GÜVENİRLİĞİ bu sektörde başvurulan önemli bir anahtardır.100 Gün Kuralına göre; bir kayak tesisinin kar ederek işletilebilmesi için, on kış sezonundan en az yedisinde,1 Aralık-15 Nisan tarihleri arasında 100 gün kar kalınlığının en az 30-50 cm.arasında olması gerekir. Bu kuralı sağlayan kayak tesisinin “kar güvenirliliği” vardır (Bürki,Elsasser,2005.).

-Kar güvenirliği için gerekli en düşük rakımın günümüzde 1200 m.den, iklim değişikliklerinin etkilerinin gözleneceği yakın gelecekte(+2°C sıcaklık artışında) 1500m. olacağını belirtmişlerdir (Koenig ve Abeeg,1997).

-Ülkemizde yüksekliği 1400-1800 m.olan Samsun -Lâdik Kayak Merkezinin yükseklik açısından bu riski taşıdığı ifade edilmiştir.

-Yapılan araştırmalarda, ortalama 1°C sıcaklık artışının Avusturya’da kar sezonunu 73 gün kısaltacağı, 2°C sıcaklık artışının İsviçre’deki 1500m.rakımlı tesislerdeki kar güvenirliliğini %63 azaltabileceğini belirtilmiştir(Harrison, Johnson 2005).

-Ülkemizde Doğu Anadolu Bölgesinde Palandöken (2200-3176 m.) ve Sarıkamış(1750- 2545 m.)  Kayseri-Erciyes (2200-3100 m.)kayak merkezlerinin rakiplerine oranla daha avantajlı olduklarını düşünülmektedir. Kar güvenirliğini sürdürebilmenin en çok iklim faktörüne bağlı olması ve Dünya, Avrupa Şampiyonaları, Olimpiyatlar gibi kış spor müsabakalarını organize etme şanslarının ileriki 30-40 yıl sonrasında şimdikinden çok daha azalacağı düşünülürse; Köroğlu Dağları ( 1850-2200 m.) ve Uludağ (1750-2500 m.) Kayak Merkezleri yatırımlarını havasal dengeleri soruşturarak, çok ince hesaplamalar yaparak başlamalıdırlar. Nitekim 2013-2014 kışında Kartalkaya’ya kamyonlarla tonlarca kar taşındığını gazete arşivlerinden bulabiliriz.

-Bolu Karacasu’ da -Termal Turizm + Kongre Turizmi + 30 km. taşımalı kayak turizmi -tesislerine yönelmek, Köroğlu zirvesinde yalnızca pist ve restaurantlarla yetinmek, rasyonel bir alternartif ve Bolu halkına, esnafına yararlı bir turizm işletmeciliği olabildiği gibi -transit bir turizm –suçlamalarından da kurtulma şansı yaratmaz mı?

 

Umarım, 2015 yılı aralık ayında, 190 ülkenin katılacağı Paris’te yapılacak “İklim Değişikliği Zirvesi”nde, küresel ısınmayı frenleyecek ciddi kararlara ve uygulamalara imza konur da, endişelerimiz çöpe atılır.

             

Bu yazı toplam 4079 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim